
Cemel Vak’ası (Adalet Savaşı)
Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Aişe (r.a.) Neden Savaştı? Cemel Vak’ası Neden Oldu? Cemel Vak’ası Kimin Döneminde Olmuştur? Hz. Ali(r.a.) halife olduğu anda Beyt’ül Mâl’dan (devlet
Hz. Ali Makaleleri – sadakat ve cesaretle dolu hayatını okuyun; İslam tarihinin bu eşsiz şahsiyetinden ilham alın.

Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Aişe (r.a.) Neden Savaştı? Cemel Vak’ası Neden Oldu? Cemel Vak’ası Kimin Döneminde Olmuştur? Hz. Ali(r.a.) halife olduğu anda Beyt’ül Mâl’dan (devlet

İçindekiler Hz. Ali’nin (r.a.) Halifeliği Hz. Ali’nin (r.a.) İlmi Hz. Ali’nin (r.a.) Adaleti Uhud’da Bir İstikamet Yiğidi – Hz. Ali (r.a.) Hz. Ali’nin (r.a.)

Sıffîn Savaşından Sonra Meydana Gelen Olaylar Sıffîn Savaşı’nın Önemi Sıffîn Savaşı’nın Sebebi Nedir? Sıffîn Savaşı Kimin Zamanında Yapıldı? Hariciler Kimdir? Hz. Ali’nin Vefatı Hz. Ali’yi

Hz. Ali, Hz. Ebû Bekir Halife Olduğunda Başta Neden Biat Etmedi De Sonradan Etti? Hz. Ali, Hz. Ebû Bekir’e Ne Zaman Biat Etti? Hz. Ebû

HZ. ALİ NASIL HALİFE OLDU? HZ. ALİ’YE HALİFE OLUNCA KİMLER BİAT ETMEDİ? HZ. ALİ’YE BİAT ETMEME SEBEPLERİ NELERDİ? Yıllardan Hicrî 35, Zilhicce ayının 25’i, günlerden

CEMEL VAK’ASI NEDEN OLDU? CEMEL VAK’ASI KİMİN DÖNEMİNDE OLMUŞTUR? Hz. Ali(r.a.) halife olduğu anda Beyt’ül Mâl’dan (devlet hazinesinden) verilen bazı ödemeleri diğerlerine nazaran fazla verildiği için

Cemel Vak’asında Vefat Edenlerin Hepsi Cennetlik Mi? Bunun cevabını tam alabilmek, aklımızdaki sorulara eksiksiz cevap verebilmek için Risale-i Nur’dan bir kesit ile başlayalım. Hazret-i Ali(r.a.)

Sıffîn Savaşı Ve Hakem Olayı Nedir? Sıffîn Savaşının Sebebi Nedir? Sıffîn Savaşı Kimin Zamanında Yapıldı? Cemel Vak’asından sonra Kûfe’ye giden Hz. Ali(r.a.), Şam yönetiminde olan

Hariciler Hangi Savaştan Sonra Ortaya Çıkmıştır? Haricilik Ne Demektir? Hz. Ali’nin (R.A.) Hâricîlerle Mücadele Yöntemi Hz. Ali, Hz. Muaviye’nin Halifeliğini Neden Kabul Etmemiştir? Efendimiz(s.a.v.) bir

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret

Allah’ın(c.c.) Bu Güzellikleri Göstermeye İhtiyacı mı Vardı? Göstermese Olmaz mıydı? “Allah’ın(c.c.) güzelliğini göstermesi ihtiyaç değil,

Allah(c.c.) Kâinatı Yarattı, Güzelliklerini Gösterdi, Sonra Bırakıp Gitti mi? Bizlerin televizyon izleyebilmesi için televizyonun çalışıyor

Ben Ruhlar Aleminde Verdiğim Sözü Hatırlamıyorum, Gerçekten Böyle Bir Söz Verdik mi? Bizlere deniliyor ki

İslami ilimler geleneğinde ulema, her şeyin hatta necasetin bile bir kıymeti olduğunu söyler; zira bazı böcekler ondan beslenir veya yuva yapar. Ancak, ulemanın necasetten dahi kıymetsiz saydığı bir şey vardır ki, o da cehalettir. Çünkü cehalet, sadece bilgisizlik değil; Allah’ın (c.c.) gönderdiği hakikatlere karşı kalbin körleşmesi, insanın fıtratından uzaklaşmasıdır.

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın (s.a.v.) hayatında gençlik dönemi, O’nun (s.a.v.) sadece bireysel ahlakını değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve hizmet anlayışını da pekiştirdiği kritik bir devirdir. Bu dönem, O’nun Muhammed’ül Emin lakabını pekiştirecek, adil, dürüst ve dinamik karakterini en zorlu şartlarda dahi sergilemesini sağlayacak olaylarla doludur.

Kur’an-ı Kerim, Efendimiz’in (s.a.v.) eşlerini müminlerin anneleri olarak tanımlar:
“Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır; onun eşleri de onların anneleridir.” (Ahzâb Suresi, 6).
Efendimiz’e (s.a.v.) inanmak ve hayatına dair en küçük bir şüpheyi dahi kalpte barındırmak, insanı iman dairesinden uzaklaştırabilir. Bu nedenle müminlerin anneleriyle ilgili asılsız söylemlere karşı doğru bilgileri öğrenmek çok önemlidir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), dünyaya geldiğinde babasını hiç görememiş, küçük yaşta da annesini kaybetmiştir. Ancak bu yetimlik, bir eksiklik değil; Allah’ın (c.c) özel terbiyesi ve rahmetinin bir tecellisiydi. Rabbimiz (c.c), O’nu (s.a.v.) insanların değil, bizzat kendi himayesi altında büyütmüştür. Hayatımıza dokunan her anne şefkati, aslında Allah’ın bize verdiği ilahi bir lütfun yansımasıdır. Bu açıdan bakıldığında, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı da ilahi hikmetin merkezinde şekillenmiş bir mucizedir.

İçindekiler Zübeyr b. Avvam (r.a.) Kimdir? Zübeyr b. Avvam (r.a.) Nasıl İman Etmiştir? İslam İçin

İçindekiler Talha b. Ubeydullah (r.a.) Kimdir? Talha b. Ubeydullah (r.a.) Nasıl İman Etti? Talha b.

İçindekiler Said b. Zeyd (r.a.) Kimdir? Saîd bin Zeyd (r.a.) Nasıl İman Etti? Bedir Savaşı

İçindekiler Sa’d bin Ebi Vakkâs (r.a.) Kimdir? Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.) Nasıl İman Etmiştir?

Yatsı Namazı Tesbihatı Yatsı namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte

Yatsı Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ

Yatsı Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Yatsı namazının farzının selamını verdikten sonra: 1- Allah’ım! Sen Selâm’sın;

Akşam Namazı Tesbihatı Akşam namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte