
Ebû Ubeyde bin Cerrâh
İçindekiler Ebû Ubeyde b. Cerrah (r.a.) Ne Zaman İman Etmiştir? Bedir Savaşı’nda Babasını Öldüren Sahabe Ebû Ubeyde b. Cerrah’ın(r.a.) Resululllah’a(s.a.v) Olan Sevgisi Teslimiyet ve emniyet
Ebû Ubeyde Bin Cerrâh Makaleleri – İslam yolundaki fedakârlıkları, cesareti ve liderlik vasıfları hakkında bilgi alın.

İçindekiler Ebû Ubeyde b. Cerrah (r.a.) Ne Zaman İman Etmiştir? Bedir Savaşı’nda Babasını Öldüren Sahabe Ebû Ubeyde b. Cerrah’ın(r.a.) Resululllah’a(s.a.v) Olan Sevgisi Teslimiyet ve emniyet

Bedir Harbi babalarla oğulların, kuzenlerin, akrabaların karşı karşıya geldiği bir harptir. Bu gazvede Hz. Ebû Bekir(r.a.), oğlu Abdurrahman ile karşı karşıya gelir. Hatta bir rivayete

EBÛ UBEYDE B. CERRAH’IN (r.a.) RESULULLAH’A(s.a.v) OLAN SEVGİSİ Bedir Harbi’nin üzerinden bir yıl geçmiştir. Hicretin üçüncü yılı ve aylardan Şevvaldir. Uhud’un eteklerine müşriklerden 3000 kişilik

Teslimiyet ve emniyet denince akla gelen isim yine Ebû Ubeyde Bin Cerrâh(r.a.)’tır. Kendisi Mekke’nin fethi sırasında on bin askerle, dört farklı kapıdan girecek olan komutanlardan

HABAT SERİYYESİ Efendimiz(s.a.v.) bir gün başlarında Ebû Ubeyde’nin(r.a.) bulunduğu iki yüz- üç yüz sahâbiyi, “Habat” denilen bir seriyyeye gönderir. Ama Efendimiz(s.a.v.) bu iki yüz- üç

Yemenliler bir gün Efendimiz’den(s.a.v.) bir Kur’an muallimi isterler ve Efendimiz(s.a.v.): “Her ümmetin bir emini vardır. Ey ümmet! Bizim eminimiz ise Ebû Ubeyde b. Cerrâh’tır.” (Buhari,

HZ. ÖMER (r.a.), HALİD B. VELİD’İ (r.a.) KOMUTANLIKTAN NEDEN AZLETMİŞTİR? YERMÜK SAVAŞI’NDA KOMUTAN KİMDİR? Yermük Savaşı’nda Müslümanlar 40.000, karşı taraf ise 240.000 kişidir. Bu savaş

KUDÜS’Ü FETHEDEN KOMUTAN HRİSTİYANLAR KUDÜS’ÜN ANAHTARINI NEDEN HZ. ÖMER’E (r.a.) TESLİM ETMEK İSTEMİŞLERDİR? HZ. ÖMER (r.a.) KIYAMET KİLİSESİNDE NAMAZ KILMIŞ MIDIR? Hicretin on yedinci yılı,

Rumların Ecnadeyn Savaşı’nda aldıkları büyük yenilgi ve Müslümanlar karşısında Dımaşk ve daha birçok şehirlerini kaybetmeleri, Bizanslıları ciddi şekilde kaygılandırmaya başlamıştı. Müslümanlar bölgenin en önemli şehirlerinden

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret

Allah’ın(c.c.) Bu Güzellikleri Göstermeye İhtiyacı mı Vardı? Göstermese Olmaz mıydı? “Allah’ın(c.c.) güzelliğini göstermesi ihtiyaç değil,

Allah(c.c.) Kâinatı Yarattı, Güzelliklerini Gösterdi, Sonra Bırakıp Gitti mi? Bizlerin televizyon izleyebilmesi için televizyonun çalışıyor

Ben Ruhlar Aleminde Verdiğim Sözü Hatırlamıyorum, Gerçekten Böyle Bir Söz Verdik mi? Bizlere deniliyor ki

Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın, nübüvveti 23, toplam hayatı 63 yıllık kısa bir zaman dilimine sığar. Ancak, bütün kâinatın varlık sebebi düşünüldüğünde, dönen yıldızların bile O’nun (s.a.v.) sebebiyle döndüğü bu hayatın hakikati, anlatımlara sığmayacak kadar geniştir.

Cahiliye toplumunun en karanlık yönlerinden biri, kadına verilen değerin yokluğu idi. Kadın, miras hakkına sahip değildi, bir mal gibi alınıp satılırdı. Kadın bir şahsiyet değil, erkeğin malı olarak görülürdü. Evlenme ve boşanma hakkı yalnızca erkeklere aitti; kadının rızası çoğu kez dikkate alınmazdı. Bir erkek, eşi öldüğünde onu miras gibi oğluna bırakabilir veya başkasına devredebilirdi. Kız çocuklarını diri diri gömmek, özellikle yoksul veya utanç korkusuyla yaşayan kabileler arasında yaygındı. Bu uygulama, toplumun merhametsizliğini ve kadına bakışındaki çarpıklığı en açık biçimde gösteriyordu.

Birçok Müslüman, imanî bir heyecanla, “Keşke Asr-ı Saadet’te yaşasaydım” der. O günlerin sahihliğini ve berraklığını, iman edenlerin Resûlullah (s.a.v.)’ı gözleriyle gördükleri o kutlu günleri hayal ederler. Ancak bu hayalin bir ucunda da şu muhasebe sorusu durur: “O gün orada olsaydım, gerçekten imanımın hakkını verebilir miydim?” Sorunun cevabı, zamanda değil, hâlde saklıdır. Çünkü şu soru daha gerçekçidir: “Bugün ne yapıyorsam, o gün de onu yapardım.”

Cahiliye kelimesi, günlük dilde genellikle “bilgisizlik” veya “okuma-yazma bilmemek” anlamında kullanılır. Ancak bu kelimenin kökü olan cehl, sadece bilgi eksikliğini değil, aynı zamanda kalbin hakikate kapanmasını, insanın ilahi rehberden kopuşunu da ifade eder.

İçindekiler Zübeyr b. Avvam (r.a.) Kimdir? Zübeyr b. Avvam (r.a.) Nasıl İman Etmiştir? İslam İçin

İçindekiler Talha b. Ubeydullah (r.a.) Kimdir? Talha b. Ubeydullah (r.a.) Nasıl İman Etti? Talha b.

İçindekiler Said b. Zeyd (r.a.) Kimdir? Saîd bin Zeyd (r.a.) Nasıl İman Etti? Bedir Savaşı

İçindekiler Sa’d bin Ebi Vakkâs (r.a.) Kimdir? Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.) Nasıl İman Etmiştir?

Yatsı Namazı Tesbihatı Yatsı namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte

Yatsı Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ

Yatsı Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Yatsı namazının farzının selamını verdikten sonra: 1- Allah’ım! Sen Selâm’sın;

Akşam Namazı Tesbihatı Akşam namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte