
Hz. Ömer
İçindekiler Hz. Ömer (r.a.) kimdir? Efendimiz’in (s.a.v.) Duasında Neden İki Ömer’den Birini İstemiştir? Hz. Ömer (r.a.) Nasıl Müslüman Olmuştur? Hz. Ömer (r.a.) Nasıl Halife Olmuştur?
Hz. Ömer Makaleleri- adalet ve cesaretle dolu hayatını okuyun; İslam’a hizmet eden bu büyük sahabenin örnek duruşunu keşfedin.

İçindekiler Hz. Ömer (r.a.) kimdir? Efendimiz’in (s.a.v.) Duasında Neden İki Ömer’den Birini İstemiştir? Hz. Ömer (r.a.) Nasıl Müslüman Olmuştur? Hz. Ömer (r.a.) Nasıl Halife Olmuştur?

Hz. Ömer(r.a.) ganimet dağıtırken Zeyd bin Harise’nin(r.a.) oğlu Üsame’ye(r.a.) kendi oğlu Abdullah’a(r.a.) verdiğinden daha fazla vermiştir. Çünkü Üsame b. Zeyd(r.a.) hem ordu komutanı hem de

Hz. Ömer(r.a.) bir dönem bazı komutanlarında iklim değişikliğinden kaynaklanan hastalık belirtileri görmüş ve “Yerleşik hayata geçme vakti geldi.” diyerek gidilen yerlere yerleşim yeri yapılması için

Basra fethi sırasında bir ara komutan Sariye düşmanlar tarafından bir dağın etrafında sıkıştırılmıştır. Tam o esnada Hz. Ömer(r.a.) Medine’de cuma hutbesi vermektedir. Her yerden sıkışan

Basra’nın kuzeyinde Kays b. Seleme’nin itaat altına aldığı bir bölge vardır. Orada dünya tarihinde emsali görülmemiş ender bir mücevher bulunmaktadır. Kays o mücevheri hemen bir

İfk hâdisesi, Hz. Âişe(r.a.) Validemize münâfıkların başı Abdullah bin Übey İbni Selûl tarafından yapılan iftira hâdisesidir ve bu hadiseden sonra bir sahabinin duâ etmesi sonucunda

AYYAŞ BİN REBİA (r.a.) HİCRET YOLCULUĞUNDAN NEDEN GERİ DÖNMÜŞTÜR? AYYAŞ BİN REBİA (r.a.) KİMDİR? DOSTLUK NE DEMEKTİR? Hz. Ayyaş(r.a.) İslâm davetine ilk uyan bahtiyarlardandı. Efendimiz’in(s.a.v.)

Süheyl bin Amr (r.a.) Kimdir? Hudeybiye Barış Antlaşması Ne Zaman İmzalandı? Hudeybiye Barış Antlaşmasının Maddeleri Nelerdir? Hudeybiye’de Kureyşliler Sulh İçin Efendimiz’e Kimi Göndermişlerdir? Hudeybiye Barış

Îlâ Hadisesi İstemez Misin Ey Ömer Dünya Onların Ahiret Bizim Olsun Îlâ’nın lügat manası “mutlak yemin”dir. Fıkıh dilinde ise, erkeğin cinsî muamelede bulunmamak üzere hanımına

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret

Allah’ın(c.c.) Bu Güzellikleri Göstermeye İhtiyacı mı Vardı? Göstermese Olmaz mıydı? “Allah’ın(c.c.) güzelliğini göstermesi ihtiyaç değil,

Allah(c.c.) Kâinatı Yarattı, Güzelliklerini Gösterdi, Sonra Bırakıp Gitti mi? Bizlerin televizyon izleyebilmesi için televizyonun çalışıyor

Ben Ruhlar Aleminde Verdiğim Sözü Hatırlamıyorum, Gerçekten Böyle Bir Söz Verdik mi? Bizlere deniliyor ki

İslami ilimler geleneğinde ulema, her şeyin hatta necasetin bile bir kıymeti olduğunu söyler; zira bazı böcekler ondan beslenir veya yuva yapar. Ancak, ulemanın necasetten dahi kıymetsiz saydığı bir şey vardır ki, o da cehalettir. Çünkü cehalet, sadece bilgisizlik değil; Allah’ın (c.c.) gönderdiği hakikatlere karşı kalbin körleşmesi, insanın fıtratından uzaklaşmasıdır.

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın (s.a.v.) hayatında gençlik dönemi, O’nun (s.a.v.) sadece bireysel ahlakını değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve hizmet anlayışını da pekiştirdiği kritik bir devirdir. Bu dönem, O’nun Muhammed’ül Emin lakabını pekiştirecek, adil, dürüst ve dinamik karakterini en zorlu şartlarda dahi sergilemesini sağlayacak olaylarla doludur.

Kur’an-ı Kerim, Efendimiz’in (s.a.v.) eşlerini müminlerin anneleri olarak tanımlar:
“Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır; onun eşleri de onların anneleridir.” (Ahzâb Suresi, 6).
Efendimiz’e (s.a.v.) inanmak ve hayatına dair en küçük bir şüpheyi dahi kalpte barındırmak, insanı iman dairesinden uzaklaştırabilir. Bu nedenle müminlerin anneleriyle ilgili asılsız söylemlere karşı doğru bilgileri öğrenmek çok önemlidir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), dünyaya geldiğinde babasını hiç görememiş, küçük yaşta da annesini kaybetmiştir. Ancak bu yetimlik, bir eksiklik değil; Allah’ın (c.c) özel terbiyesi ve rahmetinin bir tecellisiydi. Rabbimiz (c.c), O’nu (s.a.v.) insanların değil, bizzat kendi himayesi altında büyütmüştür. Hayatımıza dokunan her anne şefkati, aslında Allah’ın bize verdiği ilahi bir lütfun yansımasıdır. Bu açıdan bakıldığında, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı da ilahi hikmetin merkezinde şekillenmiş bir mucizedir.

İçindekiler Zübeyr b. Avvam (r.a.) Kimdir? Zübeyr b. Avvam (r.a.) Nasıl İman Etmiştir? İslam İçin

İçindekiler Talha b. Ubeydullah (r.a.) Kimdir? Talha b. Ubeydullah (r.a.) Nasıl İman Etti? Talha b.

İçindekiler Said b. Zeyd (r.a.) Kimdir? Saîd bin Zeyd (r.a.) Nasıl İman Etti? Bedir Savaşı

İçindekiler Sa’d bin Ebi Vakkâs (r.a.) Kimdir? Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.) Nasıl İman Etmiştir?

Yatsı Namazı Tesbihatı Yatsı namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte

Yatsı Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ

Yatsı Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Yatsı namazının farzının selamını verdikten sonra: 1- Allah’ım! Sen Selâm’sın;

Akşam Namazı Tesbihatı Akşam namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte