
Sabah Namazı Tesbihatı
Sabah Namazı Tesbihatı Sabah namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ẕe’l-celâli ve’likrâm” denir ve aşağıdaki Salât-ı Münciye Duası, (yani
Sabah namazı, günün en mübarek vakti, müminin Rabbine en samimi teslimiyet anıdır. Namazdan sonra edilen tesbihatlar ise, kalbin nuru ve ruhun ferahıdır. Sabahın o serin ve sakin saatlerinde yapılan tesbihat, Allah’ın esmâsını anmak, O’na hamdetmek, tesbih etmek ve salât-ü selâm getirmek suretiyle, müminin gün boyu kendini Allah’ın huzurunda hissetmesini sağlar. Bu tesbihatlar, kalpte imanın tazelenmesi, nefsin terbiye edilmesi ve ruhta bir ferahlık yaratılması için bir vesiledir.

Sabah Namazı Tesbihatı Sabah namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ẕe’l-celâli ve’likrâm” denir ve aşağıdaki Salât-ı Münciye Duası, (yani

Sabah Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu Sabah namazının farzını kılıb, selamı müteakib: اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلاَمُ وَ مِنْكَ السَّلاَمُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ Dedikten sonra

Sabah Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Sabah namazı farzı kılındıktan sonra, Allah’ım! Sen Selâm’sın; selâm ve selâmet Senden gelir. Her şeyden üstün ve yücesin ey Celâl

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret

Allah’ın(c.c.) Bu Güzellikleri Göstermeye İhtiyacı mı Vardı? Göstermese Olmaz mıydı? “Allah’ın(c.c.) güzelliğini göstermesi ihtiyaç değil,

Allah(c.c.) Kâinatı Yarattı, Güzelliklerini Gösterdi, Sonra Bırakıp Gitti mi? Bizlerin televizyon izleyebilmesi için televizyonun çalışıyor

Ben Ruhlar Aleminde Verdiğim Sözü Hatırlamıyorum, Gerçekten Böyle Bir Söz Verdik mi? Bizlere deniliyor ki

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), dünyaya geldiğinde babasını hiç görememiş, küçük yaşta da annesiPeygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyaya teşrifleri, insanlık tarihinde yepyeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. O’nun doğumu, karanlık bir çağın aydınlığa kavuştuğu, zulmün yerini adaletin aldığı bir döneme işaret eder. Âlemlere rahmet olarak gönderilen bu yüce elçinin gelişi, sadece Arabistan yarımadası için değil, tüm insanlık için bir umut ışığı olmuştur.ni kaybetmiştir. Ancak bu yetimlik, bir eksiklik değil; Allah’ın (c.c) özel terbiyesi ve rahmetinin bir tecellisiydi. Rabbimiz (c.c), O’nu (s.a.v.) insanların değil, bizzat kendi himayesi altında büyütmüştür. Hayatımıza dokunan her anne şefkati, aslında Allah’ın bize verdiği ilahi bir lütfun yansımasıdır. Bu açıdan bakıldığında, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı da ilahi hikmetin merkezinde şekillenmiş bir mucizedir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), dünyaya geldiğinde babasını hiç görememiş, küçük yaşta da annesini kaybetmiştir. Ancak bu yetimlik, bir eksiklik değil; Allah’ın (c.c) özel terbiyesi ve rahmetinin bir tecellisiydi. Rabbimiz (c.c), O’nu (s.a.v.) insanların değil, bizzat kendi himayesi altında büyütmüştür. Hayatımıza dokunan her anne şefkati, aslında Allah’ın bize verdiği ilahi bir lütfun yansımasıdır. Bu açıdan bakıldığında, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı da ilahi hikmetin merkezinde şekillenmiş bir mucizedir.

Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın, nübüvveti 23, toplam hayatı 63 yıllık kısa bir zaman dilimine sığar. Ancak, bütün kâinatın varlık sebebi düşünüldüğünde, dönen yıldızların bile O’nun (s.a.v.) sebebiyle döndüğü bu hayatın hakikati, anlatımlara sığmayacak kadar geniştir.

Cahiliye toplumunun en karanlık yönlerinden biri, kadına verilen değerin yokluğu idi. Kadın, miras hakkına sahip değildi, bir mal gibi alınıp satılırdı. Kadın bir şahsiyet değil, erkeğin malı olarak görülürdü. Evlenme ve boşanma hakkı yalnızca erkeklere aitti; kadının rızası çoğu kez dikkate alınmazdı. Bir erkek, eşi öldüğünde onu miras gibi oğluna bırakabilir veya başkasına devredebilirdi. Kız çocuklarını diri diri gömmek, özellikle yoksul veya utanç korkusuyla yaşayan kabileler arasında yaygındı. Bu uygulama, toplumun merhametsizliğini ve kadına bakışındaki çarpıklığı en açık biçimde gösteriyordu.

İçindekiler Zübeyr b. Avvam (r.a.) Kimdir? Zübeyr b. Avvam (r.a.) Nasıl İman Etmiştir? İslam İçin

İçindekiler Talha b. Ubeydullah (r.a.) Kimdir? Talha b. Ubeydullah (r.a.) Nasıl İman Etti? Talha b.

İçindekiler Said b. Zeyd (r.a.) Kimdir? Saîd bin Zeyd (r.a.) Nasıl İman Etti? Bedir Savaşı

İçindekiler Sa’d bin Ebi Vakkâs (r.a.) Kimdir? Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.) Nasıl İman Etmiştir?

Yatsı Namazı Tesbihatı Yatsı namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte

Yatsı Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ

Yatsı Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Yatsı namazının farzının selamını verdikten sonra: 1- Allah’ım! Sen Selâm’sın;

Akşam Namazı Tesbihatı Akşam namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte