
Tebük Seferi
Tebük Seferi Tebük Seferi hicretin 9. yılında yaşanıyor. Efendimiz’e(s.a.v.): “Rum hükümdarı Heraklius 40 bin kişilik ordu toplamış sizinle savaşacak.” diye haber geliyor. Allah Resulü(s.a.v.) hemen
Hz. Muhammed (sav)’e iman konusunu daha iyi anlamak ve Peygamberlere neden iman etmeliyim sorularınız varsa makalelerimizi okuyun.

Tebük Seferi Tebük Seferi hicretin 9. yılında yaşanıyor. Efendimiz’e(s.a.v.): “Rum hükümdarı Heraklius 40 bin kişilik ordu toplamış sizinle savaşacak.” diye haber geliyor. Allah Resulü(s.a.v.) hemen

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret Ahlakı Nasıl Olmalı? İyi Tüccar Nasıl Olmalıdır? Efendimiz(s.a.v.) Medine’ye Hicret

Resulullah’ın (s.a.v.) Vefatı Bir gün Resulullah’a(s.a.v.) bir vahiy geldi: “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.”

Nadr bin Haris Kimdir? Mekke’nin Şeytanı ve Resulullah’ın(s.a.v.) Azılı Düşmanı Şeytan, ortaya konulan kötü eylemin fikir babası demektir. Kur’an bu tarz insanları: “Onlar aynen şeytana

Uhud Savaşı’nın Çıkma Sebebi Nedir? Mekkeliler Bedir Gazvesi’nde yenilmenin olumsuzluklarını bir türlü üstünden atamadı. Mekke’deki insanlar müşrik de olsalar, taptıkları putlara karşı inançlarını: “Acaba Muhammeddoğru

Allah Resulü(s.a.v.) Hicretten Sonra Medine’de Ne Gibi Değişiklikler Yaptı? Medine Dönemi Medine Münafığı Abdullah bin Übey İbni Selül Allah Resulü(s.a.v.) takribi beş yüz sahabe ile

Cemaat Olmanın Önemi Efendimiz(s.a.v.) meclislerle ilgili bir hadisinde şöyle buyuruyor: “Allah’ın(c.c.) yeryüzüne gönderdiği seyyah melekleri vardır. Bir meclis bulunca birbirlerine haber verirler: “Gelin falanca yerde

Abdullah bin Übey ibni Selül Münafıkların Başı , Resulullah’a(s.a.v.) Neden Düşmandı? Allah Resulü(s.a.v.) takribi beş yüz sahabe ile Medine’ye hicret ettiğinde Medine’de Evs ve Hazreç

Uhud Savaşı Bizlere Ne Öğretmiştir? Resulullah(s.a.v.)için kâinatta manasız hiçbir şey yok. O(s.a.v.) bütün mahlukata meleklerin nezaret ettiğini bildiğinden dolayı onlarla konuştuğu çok hadise var. Bir

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret

Allah’ın(c.c.) Bu Güzellikleri Göstermeye İhtiyacı mı Vardı? Göstermese Olmaz mıydı? “Allah’ın(c.c.) güzelliğini göstermesi ihtiyaç değil,

Allah(c.c.) Kâinatı Yarattı, Güzelliklerini Gösterdi, Sonra Bırakıp Gitti mi? Bizlerin televizyon izleyebilmesi için televizyonun çalışıyor

Ben Ruhlar Aleminde Verdiğim Sözü Hatırlamıyorum, Gerçekten Böyle Bir Söz Verdik mi? Bizlere deniliyor ki

Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın, nübüvveti 23, toplam hayatı 63 yıllık kısa bir zaman dilimine sığar. Ancak, bütün kâinatın varlık sebebi düşünüldüğünde, dönen yıldızların bile O’nun (s.a.v.) sebebiyle döndüğü bu hayatın hakikati, anlatımlara sığmayacak kadar geniştir.

Cahiliye toplumunun en karanlık yönlerinden biri, kadına verilen değerin yokluğu idi. Kadın, miras hakkına sahip değildi, bir mal gibi alınıp satılırdı. Kadın bir şahsiyet değil, erkeğin malı olarak görülürdü. Evlenme ve boşanma hakkı yalnızca erkeklere aitti; kadının rızası çoğu kez dikkate alınmazdı. Bir erkek, eşi öldüğünde onu miras gibi oğluna bırakabilir veya başkasına devredebilirdi. Kız çocuklarını diri diri gömmek, özellikle yoksul veya utanç korkusuyla yaşayan kabileler arasında yaygındı. Bu uygulama, toplumun merhametsizliğini ve kadına bakışındaki çarpıklığı en açık biçimde gösteriyordu.

Birçok Müslüman, imanî bir heyecanla, “Keşke Asr-ı Saadet’te yaşasaydım” der. O günlerin sahihliğini ve berraklığını, iman edenlerin Resûlullah (s.a.v.)’ı gözleriyle gördükleri o kutlu günleri hayal ederler. Ancak bu hayalin bir ucunda da şu muhasebe sorusu durur: “O gün orada olsaydım, gerçekten imanımın hakkını verebilir miydim?” Sorunun cevabı, zamanda değil, hâlde saklıdır. Çünkü şu soru daha gerçekçidir: “Bugün ne yapıyorsam, o gün de onu yapardım.”

Cahiliye kelimesi, günlük dilde genellikle “bilgisizlik” veya “okuma-yazma bilmemek” anlamında kullanılır. Ancak bu kelimenin kökü olan cehl, sadece bilgi eksikliğini değil, aynı zamanda kalbin hakikate kapanmasını, insanın ilahi rehberden kopuşunu da ifade eder.

İçindekiler Zübeyr b. Avvam (r.a.) Kimdir? Zübeyr b. Avvam (r.a.) Nasıl İman Etmiştir? İslam İçin

İçindekiler Talha b. Ubeydullah (r.a.) Kimdir? Talha b. Ubeydullah (r.a.) Nasıl İman Etti? Talha b.

İçindekiler Said b. Zeyd (r.a.) Kimdir? Saîd bin Zeyd (r.a.) Nasıl İman Etti? Bedir Savaşı

İçindekiler Sa’d bin Ebi Vakkâs (r.a.) Kimdir? Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.) Nasıl İman Etmiştir?

Yatsı Namazı Tesbihatı Yatsı namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte

Yatsı Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ

Yatsı Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Yatsı namazının farzının selamını verdikten sonra: 1- Allah’ım! Sen Selâm’sın;

Akşam Namazı Tesbihatı Akşam namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte