
Kötü Şeyleri De Allah Yaratıyorsa Neden Yaptıklarımdan Tamamen Ben Sorumluyum
Kötü Şeyleri De Allah Yaratıyorsa Neden Yaptıklarımdan Tamamen Ben Sorumluyum Şer Kötü Bir Şey, Bunu Kabul Ediyoruz Ama Şerri De Yaratan Allah Değil Mi? Neden
Kadere iman, her şeyin Allah’ın ilmi, iradesi ve kudretiyle bir ölçü ve hikmet dahilinde gerçekleştiğine inanmak demektir. Hayır da şer de Allah’ın takdiriyle olur; kul ise niyeti ve seçimiyle sorumludur. Mümin, başına gelenleri kadere bağlayarak isyan etmez, sabır ve teslimiyetle karşılar. Kadere iman, insanı geçmişin pişmanlığından ve geleceğin kaygısından kurtarır; kalbe huzur, ruhuna denge verir. Her şeyin bir sebebe bağlı ama neticenin Allah’ın takdiriyle olduğuna inanmak, güçlü bir tevekkül duygusu kazandırır.

Kötü Şeyleri De Allah Yaratıyorsa Neden Yaptıklarımdan Tamamen Ben Sorumluyum Şer Kötü Bir Şey, Bunu Kabul Ediyoruz Ama Şerri De Yaratan Allah Değil Mi? Neden

Kadere İman Eden Kederden Emin Olur Her şeyi kaderin ayarlıyor olması benim hürriyetimi kısıtlıyor, kalbime bir ağırlık veriyor. Acaba tüm bunlar kaderin değil de benim

Şeytan Kötü Olmayı Kendisi mi Seçti? Küllî İradeyi de Yaratan Allah, Cüz’i İradeyi de Yaratan Allah ise, Ben Nasıl Tercih Yapıyorum? Yaptığım Tercihlerden Nasıl Sorumlu

Başımıza Gelen Bunca İmtihanla Başa Çıkmanın Yolu Nedir? Kaderde İnsanın Başına Gelen Her Şey Güzel ve Hayırsa Bizim Başımıza Neden Trafik Kazaları, Maddi Sıkıntılar, Sağlık

Kader deyince aklımıza Allah’ın üç tane sıfatının gelmesi gerekir: İlim, irade, kudret. Bu sıfatlardan ilim, Allah’ın bilmesi iken, hâşâ-bilâ-teşbih (benzetme olmaksızın) canı istemesi, öyle murâd

Madem Allah Bizim Ne Yapacağımızı Bilip Kader Defterine Yazıyor. Öyleyse Biz Allah Öyle Yazdı Diye Mecburen mi Günah İşliyoruz? İşlediğimiz Günahlarda Bizim Bir Suçumuz Yok

Allah Bizim Gelecekte Neler Yapacağımızı Nasıl Bilir? Bir örnekle izah edelim. Şu an kitap okuduğunuzu düşünürsek, geçmişte telefonla konuştuğunuzu ve gelecekte de yemek yiyeceğinizi varsayalım.

İsteklerinizin Gerçekleşmesi İçin Yapmanız Gerekenler İsteklerinin Gerçekleşmesini İstiyorsan İrade Kullanmak Zorundasın Kaderimde Günah İşlemek Varsa, Ben Neden İşlediğim Günahlardan Mesul (Sorumlu) Olayım ki! İyi veya

İstediğiniz Şeylerin Var Olması İçin Gereken Şartlar Yerine Gelmemişse Allah Onu Yaratmaz Sanatlı Bir Eser, Sanatkârı İcab Eder! Kâinatta gördüğünüz her bir şeyin, gözünüz içerisindeki

Müslümanın Borcu Olur mu? – Efendimiz(s.a.v.) Borcu Olan Müslümanın Cenaze Namazını Kıldırmamış mıdır? Müslümanın Ticaret

Allah’ın(c.c.) Bu Güzellikleri Göstermeye İhtiyacı mı Vardı? Göstermese Olmaz mıydı? “Allah’ın(c.c.) güzelliğini göstermesi ihtiyaç değil,

Allah(c.c.) Kâinatı Yarattı, Güzelliklerini Gösterdi, Sonra Bırakıp Gitti mi? Bizlerin televizyon izleyebilmesi için televizyonun çalışıyor

Ben Ruhlar Aleminde Verdiğim Sözü Hatırlamıyorum, Gerçekten Böyle Bir Söz Verdik mi? Bizlere deniliyor ki

Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın, nübüvveti 23, toplam hayatı 63 yıllık kısa bir zaman dilimine sığar. Ancak, bütün kâinatın varlık sebebi düşünüldüğünde, dönen yıldızların bile O’nun (s.a.v.) sebebiyle döndüğü bu hayatın hakikati, anlatımlara sığmayacak kadar geniştir.

Cahiliye toplumunun en karanlık yönlerinden biri, kadına verilen değerin yokluğu idi. Kadın, miras hakkına sahip değildi, bir mal gibi alınıp satılırdı. Kadın bir şahsiyet değil, erkeğin malı olarak görülürdü. Evlenme ve boşanma hakkı yalnızca erkeklere aitti; kadının rızası çoğu kez dikkate alınmazdı. Bir erkek, eşi öldüğünde onu miras gibi oğluna bırakabilir veya başkasına devredebilirdi. Kız çocuklarını diri diri gömmek, özellikle yoksul veya utanç korkusuyla yaşayan kabileler arasında yaygındı. Bu uygulama, toplumun merhametsizliğini ve kadına bakışındaki çarpıklığı en açık biçimde gösteriyordu.

Birçok Müslüman, imanî bir heyecanla, “Keşke Asr-ı Saadet’te yaşasaydım” der. O günlerin sahihliğini ve berraklığını, iman edenlerin Resûlullah (s.a.v.)’ı gözleriyle gördükleri o kutlu günleri hayal ederler. Ancak bu hayalin bir ucunda da şu muhasebe sorusu durur: “O gün orada olsaydım, gerçekten imanımın hakkını verebilir miydim?” Sorunun cevabı, zamanda değil, hâlde saklıdır. Çünkü şu soru daha gerçekçidir: “Bugün ne yapıyorsam, o gün de onu yapardım.”

Cahiliye kelimesi, günlük dilde genellikle “bilgisizlik” veya “okuma-yazma bilmemek” anlamında kullanılır. Ancak bu kelimenin kökü olan cehl, sadece bilgi eksikliğini değil, aynı zamanda kalbin hakikate kapanmasını, insanın ilahi rehberden kopuşunu da ifade eder.

İçindekiler Zübeyr b. Avvam (r.a.) Kimdir? Zübeyr b. Avvam (r.a.) Nasıl İman Etmiştir? İslam İçin

İçindekiler Talha b. Ubeydullah (r.a.) Kimdir? Talha b. Ubeydullah (r.a.) Nasıl İman Etti? Talha b.

İçindekiler Said b. Zeyd (r.a.) Kimdir? Saîd bin Zeyd (r.a.) Nasıl İman Etti? Bedir Savaşı

İçindekiler Sa’d bin Ebi Vakkâs (r.a.) Kimdir? Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.) Nasıl İman Etmiştir?

Yatsı Namazı Tesbihatı Yatsı namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte

Yatsı Namazı Tesbihatı Arapça Okunuşu اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ

Yatsı Namazı Tesbihatı Türkçe Anlamı Yatsı namazının farzının selamını verdikten sonra: 1- Allah’ım! Sen Selâm’sın;

Akşam Namazı Tesbihatı Akşam namazının farzı kılınıp selâm verildikten sonra, “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte