Allah’a İman Yetmez: Şeytanın İsyanından Alınacak Dersler

Allah’a İman Yetmez: Şeytanın İsyanından Alınacak Dersler

Allah’a İman Yetmez: Şeytanın İsyanından Alınacak Dersler

Biz insanız ve hepimiz zaman zaman kendimizi sorgular, inancımızı ve ibadetlerimizi gözden geçiririz. “Ben Allah’a (c.c) inanıyorum” derken aslında kendimizi yeterli görür, bazen eksiklerimizi görmezden geliriz. Oysa Kur’an-ı Kerim’de, Araf Suresi 11. ayette anlatıldığı üzere, şeytan da Allah’ın (c.c) varlığını inkâr etmemiştir. Ancak emrine itaatsizlik etmiştir.

’’Andolsun sizi yarattık; sonra size şekil verdik; sonra da meleklere, “Âdem’e secde edin” diye emrettik. İblîs’in dışındakiler secde ettiler. O secde edenler arasında yer almadı.’’

Allah’a İman Yetmez: Şeytanın İsyanından Alınacak Dersler

Şeytan’ın İsyanı: İtaatsizlik ve Kibir

Allah (c.c), meleklere “Adem’e secde edin” buyurduğunda, hepsi itaat etmiş, sadece İblis karşı çıkmıştır. Sebebi neydi? “Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten, onu çamurdan yarattın” demiştir. Yani aslında ortada kibir, benlik ve isyan vardır.
Şeytan, Allah’ın (c.c) varlığını kabul ediyor ama itaat etmiyordu. İşte asıl mesele tam da burada. Şeytanın küfrü, Allah’ı (c.c) inkâr etmek değil, O’na (c.c) isyan etmek ve emirlere uymamaktır.

İçindekiler

Günümüz İnsanı ve İbadeti Erteleme Bahaneleri

Bizler de hayatın yoğunluğuna, işlere, aileye, zamansızlığa sığınıyoruz. “Çok meşgulüm, çocuğum var, işim var” diyerek ibadetlerimizi erteliyoruz. Oysa bizi yaratan Allah (c.c), işimizi de, ailemizi de yaratan O’dur. Bizlere her nimeti veren O (c.c), bizi en iyi tanıyan O’dur.

Allah’a İnanmak Yeter mi?

Bir hadiste, “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buhârî, Edeb, 96; Müslîm, Birr, 165) buyrulur.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi de bu gerçeği şöyle ifade eder:
“İnsan, sevdiği zata eğer benzemek kabil ise, fıtraten benzemek ister.” (Lem’alar, On Birinci Lem’a)

Yani kişi, sevdiği kimseye benzemeyi arzu eder, onun yolunu takip eder. Öyleyse biz, kimi seviyoruz? Kime benzemek istiyoruz?

Kime Benzemek İstiyoruz?

Şeytanın küfrü, “Ben Allah’a (c.c) inanmıyorum” demek değil, “Biliyorum ama dinlemiyorum” demektir. Ne yazık ki bazılarımız da bu hâle düşüyor. “Ben en azından Allah’a (c.c) inanıyorum” demek, kurtuluş için yeterli değildir. Çünkü şeytan da inanıyordu.
O zaman soralım: Biz kime benziyoruz? Kimin yolundan gidiyoruz?

Şeytanın En Büyük Tuzağı: İtaatsizlik

Şeytanın en büyük tuzağı, bizi inkârcı yapmak değildir. Bizi Allah’a (c.c) inanmaya devam eden ama O’na (c.c) boyun eğmeyen, emirlerine uymayan biri hâline getirmektir.
Şeytan, “Namaz kılma yoksa sana zarar veririm” demez. Daha sinsi yöntemlerle bizi Allah’a (c.c) itaatsiz kılmaya çalışır. Geceyi uyumadan geçiririz, sabah namazını kaçırırız. Ve fark etmeden, Allah’a (c.c) itaatsizlik etmiş oluruz.

Düşünelim: Her şeye vaktimiz var ama zamanı verene, Allah’a (c.c), vakit ayırmıyoruz. İşte tehlike tam burada başlıyor.

Gerçek İman: İtaat ve Teslimiyet

Biz, Allah’ın (c.c) varlığına iman etmekle yetinmemeli; O’na (c.c) tam anlamıyla teslim olmalı, itaat etmeli ve emirlerini yerine getirmeliyiz. Çünkü iman, sadece kabul etmek değil; yaşamak, tatbik etmek ve Allah’a (c.c) teslim olmaktır.

Allah (c.c), bizleri kendisine samimiyetle bağlanan, Allah’a (c.c) itaat eden, emirlere uyan ve yolundan sapmayan kullarından eylesin. Amin.

Sıkıntı Zamanı Kılınacak Namazlar - 9. Söz - Namaz Vakitleri 2 - Hayret Muhabbet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir