Hastalık ve Dua: Manevi Kazançla Ruhsal Gelişimi Derinleştirmek

Hastalık ve Dua: Manevi Kazançla Ruhsal Gelişimi Derinleştirmek

Hastalık ve Dua: Manevi Kazancın Kapılarını Aralamak

Hastalıkları, sadece bedensel rahatsızlıklar olarak görmemeliyiz; aslında ruhumuzu besleyen, Allah’a (C.C.) yönelmemizi sağlayan ilahi bir fırsattır. Çoğu zaman şifa dilemekle yetiniriz, ancak hastalığın asıl değeri, dualarımızın samimiyetini artırmak ve manevi kazanç elde etmemize katkıda bulunmaktır. Hastalık ve dua arasındaki ilişkiye bu perspektiften baktığımızda; hasta olduğumuz her gün, ibadet ve dua ile ruhumuzun zenginleşmesine vesile olur.

Hastalık ve Dua: Manevi Kazançla Ruhsal Gelişimi Derinleştirmek

Şifa Değil Dua: Hastalığın Asıl Sermayesi

Hastalıklar, bizler için fiziksel bir engel değildir; aslında duamızın derinliğini ve samimiyetini ölçen birer vesiledir. Hepimiz zaman zaman hasta oluruz ve bu süreçte ellerimizi açar, Allah’tan (C.C.) şifa dileriz. Fakat dikkat ettiğimizde, hastalığın asıl sermayesinin şifa olmadığını, asıl amacın duamızı artırmak, Rabbimize  yönelmemiz için bir fırsat olduğunu fark ederiz. Dua neticesinde Allah (C.C.) dilerse şifa verebilir ama hastalığın asıl amacı dualarımızı arttırabilmemizdir.

Allah (C.C.), bizlere hastalık vererek der ki: “Ey kulum, dergahıma gel, dua et.” Der. Fakat, biz ise ellerimizi açar, “Allah’ım, hastalığımı gider, şifamı ver,” deriz. Yani bize dua edebilmemiz, duamızı artırabilmemiz için gönderilen bir yardımcı olan hastalığın başımızdan gitmesi için dua ederiz; fakat aslında hastalığın bize kazandırabileceği uhrevi kazancı bir bilebilsek dualarımızda bir an önce hastalıktan kurtulmayı istemeyiz. Biz şunu öğreniriz ki, dua etmek, şifadan daha kıymetlidir. Çünkü dünya hayatında hemen bir netice görmesekde, ahiretteki kazanımımızın temeli işte bu duadır.

Bu ince gerçeği anlamamız gerekir: Kaç gündür hasta olsak da, ellerimizi açıp dua ettiğimizde, şifa hemen gelmeyebilir. Biz sabırla ve imanla dua ederiz. Sonunda anlarız ki, belki de dünyada şifayı görmektense, duanın uhrevi sermayesini kazanmak çok daha değerlidir. İşte bu yüzden hastalık, bizler için sadece bir sınav değil, duanın kapılarını aralayan ilahi bir lütuftur.

İçindekiler

Duanın Amacı: İstek Değil Kulluk

Biz çoğu zaman duayı sadece dünyevi arzularımızın ilanı olarak görüyoruz.  Dualarımızda sanki sipariş verir gibi “Allah’ım şunu ver, bunu ver” tarzında bir yaklaşım sergiliyor, sonra istediklerimiz gerçekleşmediğinde kırılıyor ve “İstiyorum, dua ediyorum ama olmuyor” diye yakınıyoruz. Oysa duanın amacı dünyevi arzuları ilan etmek değildir. Duanın amacı, Allah’a (C.C.) yönelmek ve kulluk bilinci ile dua edebilmektir. Namaz kılmak, oruç tutmak ya da zekât vermek gibi ibadetlerin amacı bir maddi karşılık elde etmek değildir; bu ibadetler Allah’ı (C.C.) razı edebilmek ve O’nun rızasına yönelmektir. Aynı şekilde duanın da amacı, bir şey elde etmek değil, dua ibadetini yerine getirebilmek, Allah’ı (C.C.) razı etmektir. Allah (C.C.) dilerse istediklerimizi de eşantiyon olarak verebilir ama asıl amaç istediğimiz şeyi elde etmek değildir. Bu bilinçle, biz duayı bir araç olarak değil, bir ibadet ve manevi gelişim vesilesi olarak değerlendirmeliyiz; çünkü gerçek kazanç, dua edebilmekten ve Allah’ın (C.C.) rızasına yaklaşabilmekten doğar.

İşte hastalık da dua etmenin vaktinin geldiğini bizlere hatırlatmak için başımıza gelmektedir. Nasıl ki güneşin batması akşam ezanının vaktini, akşam ezanının okunması orucu açmanın vaktini gösteriyorsa hastalıkta dua etmenin vaktinin geldiği bizlere göstermektedir. 

Allah (C.C.) kulunu huzurunda görmekten çok hoşnut olduğu için hastalığın süresini uzatabilir ki huzurunda daha uzun süre kalabilelim. Hiç hastalık, musibet göndermeden huzuruna gitmemiz için kendi irademize bıraksa bizler gaflet içinde boğulup O’nun  huzuruna gitmeyebiliriz. Allah’ta (C.C.)  kulundan vazgeçmek istemediği için bir hastalık veya başka bir musibet vesilesi ile kulunu huzuruna almaktadır. Böylece bizlere dua etmeyi nasip ederek ve manevi gelişim fırsatını bize gösterir. Bu yüzden biz, hastalık vesilesiyle dua edebilmenin kıymetini anlamalı ve şifayı yalnızca bir “eşantiyon” olarak görmeliyiz.

Hastalıkta Dua ve Manevi Derinlik

Hastalık, sadece bedensel bir sınav değil; aynı zamanda dualarımızı derinleştiren ve ruhumuzu olgunlaştıran bir fırsattır. Şifa dilemek kadar, dua edebilmek ve Allah’a (C.C.) yönelmek de kıymetlidir. Bu bilinçle, her zor an, manevi kazancımızı artırmak için bir kapı aralar ve ruhsal olgunluğa doğru bir adım teşkil eder.

Şifa Duası 7 Kere Oku Hastalıktan Kurtul - Hastalar 17. Deva - Kulunç

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir