1.Risale-i Nur Nedir?
Risale-i Nur, ilhamını Kur’andan alan iman hakikatleriyle donatılmış Bediüzzaman Said Nursi tarafından kaleme alınmış bir Kur’an tefsiridir. Eser, doğrudan Allah azze ve celle yi anlatarak 130 parçadan oluşan imana dair konuları ele almaktadır.
2.Risale-i Nur Okuma Sırası
Risale-i Nur’un her parçası imanın farklı bir konusunu ele alıp anlattığından dolayı direkt olarak şu sırayla okunur denilemez fakat sizin için bir sıra derledik. Bu sırayı da mutlak uygulamak gerekmiyor. Herkes kendi anladığı tarzda başka bir sırayı öngörebilir. Risale-i Nur Külliyatının okuma sırası aşağıdaki gibi olabilir;
- Sözler
- Mektubat
- Lemalar
- Şualar
- Tarihçe-i Hayat
- Kastamonu Lahikası
- Emirdağ Lahikası
- Barla Lahikası
- Asa-yı Musa
- İman Ve Küfür Muvazeneleri
- Mesnev-i Nuriye
- Muhakemat
- İşaratü’l İ’caz
- Sikke-i Tasdik-i Gaybi
İçindekiler
2.1 Dört Büyükler
Risale-i Nur’un dört tane, imanı anlatan önemli kitabı vardır. Biz buna dört büyükler olarak bilinmektedir.
- Sözler
- Mektubat
- Lemalar
- Şualar
Öncelikle Sözler’le başlanmalıdır. Üstad Hazretleri, “Risale-i Nur, başta otuz üç adet sözlerdir ve “Sözler” namıyla yad edilir” demektedir. Yani Sözler’le başladığını söylüyor, zaten Birinci Söz’de “Besmele”yi anlattığından ve her hayır besmele ile başladığından dolayı Sözler’in de başlangıç olduğu çıkarılabilir. Otuz Üçüncü Söz’e gelindiğinde “Fakat Otuz Üçüncü Söz müstakil değil, belki otuz üç adet mektubattan ibarettir ve “Mektubat” namıyla zikredilir.” demektedir. Yani, Otuz Üçüncü Söz’ün açılımını Üstad Hazretleri bir alt kümeye taşımıştır. O alt kümenin ismine Mektubat demiştir. Takibinde Otuz Birinci Mektup’a gelindiğinde Üstad Hazretleri, “Sonra, Otuz Birinci Mektup dahi müstakil değil, belki otuz bir adet Lem’a’lardan mürekkeptir ve “Lem’alar” adıyla müştehirdir.” demektedir. Otuz Birinci Lem’a’ya gelince ise “Sonra Otuz Birinci Lem’a dahi müstakil olmamış. O da inşallah otuz bir adet Şualar’dan mürekkep olacaktır.” demektedir. Anlaşıldığı üzere külliyatı ilk okuyanlar bu 4 büyüklere sırasıyla Sözler, Mektubat, Lem’alar ve Şualar olarak başlayabilirler.
Daha sonrasında da, bu yolculuğu anlamak için Tarihçe-i Hayat’ı okuyarak devam edilebilir.
2.2. Lahikalar
Daha sonra, lahikalar dediğimiz; Kastamonu Lahikası, Emirdağ Lahikası ve Barla Lahikası okunabilir. Lahikaları okuyan şunu görecektir ki; lahikalarda kitle daralmaktadır. Üstad Hazretleri, artık bütün insanlığa hitap etmemektedir. Bir şahs-ı manevi içerisinde olan, kendini Allah için hizmet etmeye adayan, bir gayesi olan ve bir şahs-ı manevi içerisinde eriyen insanları kastetmektedir. Zira mektupların ekserisi de “Aziz Sıddık Kardeşlerim” diye başlamaktadır.
Bunlardan sonra diğer sıraya, yine iman hakikatleri ile devam etmek isteyenler Risalelerin özeti ve temeli olarak “Asa-yı Musa” veyahut “İman ve Küfür Muvazeneleri” ile başlayabilirler. Aslında bu iki eserin içinde yer alan bütün bahisler aslında külliyatın içinde mevcuttur; demek ki bunlar, özel derleme eserlerdir.
2.3 Fidanlık
Risale-i Nur’un fidanlığı hükmünde diye söylenen “Mesnevi-i Nuriye” ile devam edilebilir. Mesnevi-i Nuriye’yi okuyan, karşısında sanki Üstad Hazretlerini görmektedir. Çünkü her mektubun başında “i’lem eyyühe’l-aziz” ibaresi bulunmaktadır. Sanki karşımızda Üstad Hazretleri, bize hitap etmektedir. Ondan sonrasında, kişi “Muhakemat” ile devam edebilir. Muhakemat çok ince fakat ağır bahisler içeren bir kitaptır. Sonrasında “İşaratü’l-İ’caz” ile devam edilebilir. Ondan sonra da “Sikke-i Tasdik-i Gaybi” ile külliyat sonlandırılabilir.
3.Risale-i Nuru Anlamanın Yolları
Öncelikle insan, manen açlık hissetmeden Nur’lardan doyamaz. Bir demire ateşle buluşup ısınmadan nasıl şekil verilemezse, bir insan da manen açlık hissetmeden Risale-i Nur’a muhatap olması biraz zordur.
Risale-i Nur, düzenli, sürekli olarak ve samimiyetle okunması gereken bir eserdir. İlk okumanın hızlı yapılması önerilmektedir. Çünkü kuş bakışı gibi, Nur’ların neresinde neler bulunduğu ancak ilk okumayla ortaya çıkacaktır ve ilk okumayı hızlı yapan, okuma alışkanlığı da kazanacaktır. Bu, çok önemli bir meseledir. Anlamak için okumak gerekir. Gazete gibi okunmamalıdır. Fakat anlaşılmayan yerlerde de takılmadan geçmek gerekir. Belki orası için henüz yaşantılarımız, vicdanımız ya da ruhumuz müsait değildir. Bu nedenle belki ikinci, üçüncü, beşinci okumada orası açılacaktır.
İlk okumada “Kuş bakışı bakabilmek için hızlı okumak gerekir” dedik ve bir sıralama verdik. Devamında sıralamada şu yöntem izlenebilir: Bir iman anlatan eser, bir de lahika yani metodoloji anlatan eser olarak okunabilir. Bu sıralama aşağıdaki gibi olabilir:
- Sözler-Tarihçe-i Hayat
- Mektubat – Kastamonu Lahikası
- Lem’alar – Emirdağ Lahikası
- Şualar – Barla Lahikası
- Mesnevi-i Nuriye – Sikke-i Tasdik-i Gaybi
- Asa-yı Musa – İman ve Küfür Muvazeneleri
- İşaratü-l İ’caz – Muhakemat
Değerli okur severler, yazımızdan da anlaşıldığı gibi Risale-i Nur düzenli ve sürekli okuma talep eder. Okuduğumu anlamıyorum diye düşündüğünüzde kendinize şu soruyu sorunuz: “Okumadan nasıl anlayabilirim?” Okumaktan kastımız yukarıda da dediğimiz gibi gazete gibi okumak değildir.
Bir diğer mesele ise okumadan önce sonsuz ahiret hayatına bakan yani iman meselesini anlamak gerekir. İlk önce manası ve mahiyetini çözmek gerekir. Ve bunları yaparken en önemli şey ihlaslı olmaktır. Samimiyet Allah’ı tanımada ve tahkiki iman konusunda en önemli unsurdur..




