Hastalıkların Manevi Hikmeti ve Hasta Bakıcılar Üzerindeki Manevi Kazanç

Hastalıkların Manevi Hikmeti ve Hasta Bakıcılar Üzerindeki Manevi Kazanç

Hastalığın Görünmeyen Yönü

İnsanoğlu hastalıkla karşılaştığında çoğu zaman yalnızca bedensel acılara odaklanır. Oysa her hastalık, görünenin ötesinde bir anlam taşır. Bazen ruhun derinliklerine işleyen bir manevi şifa, bazen de kulluğu olgunlaştıran bir imtihan olarak karşımıza çıkar. Hastalık, sadece zorluk değil; aynı zamanda kalbi saflaştıran, insana sabrı ve teslimiyeti öğreten ilahi bir davettir.

Hastalıkların Manevi Hikmeti ve Hasta Bakıcılar Üzerindeki Manevi Kazanç

Hastalıkların Hikmeti: Maddi Değil Manevi Derman

Karşılaştığımız her hastalığın mutlaka bir ilacının olduğuna inanırız. Fakat bu ilaç çoğu zaman yalnızca maddî değildir. İnsanın ruhî dengesi bozulduğunda Allah’ın (c.c.) rahmetiyle gönderilen bir hastalık, o ruhun akordunu yapar ve kulluğu olgunlaştırır.

Bazen hastalık bedenden gitmez; çünkü o hastalık, insana manevi şifa olmaktadır. Rabbimiz (c.c.)  kullarını terbiye ederken, onları geçici sıkıntılarla olgunlaştırır. Bu noktada bakış açımızı değiştirirsek hastalığı bir azap değil, bir ikram olarak görürüz. İman gözüyle bakılmadığında insan yalnızca bedenine yönelir ve “hani her hastalığın maddi ilacı vardı” diye şikâyet eder. Oysa her hastalığın ilacı vardır; ama bu ilacın hepsi maddî değildir. Kimi zaman kalbimizin derinliklerine şifa veren, bizi kulluğa yaklaştıran manevi bir ilaçtır. 

Bu noktada samimiyet ve ihlasın önemi büyüktür. Allah’a (c.c.) ibadet ederken en makbul olan, çok olanı değil, en ihlaslı ve en derin olanıdır. Bizim normal zamanlarda yaptığımız ibadetler içerisinde maalesef ihlas, samimiyet bulunmayabilir. Ama hastalık döneminde yapacağımız küçük bir ibadetin içinde saf, tertemiz bir hal olduğundan dolayı hastayken yapılan küçük bir ibadet, hasta olmadığımız zamanki sayıca çok olan ibadetlerimizden büyük olabilir. Demek ki Allah’ın (c.c.) rızasını kazandıran şey, ibadetin niceliği değil, ihlas ve samimiyetidir. Hastalık bu ihlası ortaya çıkaran, kalbi saflaştıran büyük bir imtihan vesilesidir.

İçindekiler

Hasta Ziyaretinin Fazileti ve Duaların Makbuliyeti

Dinimiz, insan ilişkilerini merhamet ve şefkat üzerine bina etmiştir. Bu yönüyle hasta ziyareti, hem Peygamber Efendimiz’in (asm) sünneti hem de müminler arasında kardeşliği güçlendiren bir ibadettir.

Bir rivayette, “Sizler bir hastanın veya ölünün yanında bulunduğunuz zaman hayır söyleyin. Muhakkak ki, melekler sizin orada konuştuklarınıza amin derler.” (Müslim, Cenaiz, 50) Bu, hastayı motive etmek ve sıkmamak açısından önemlidir. 

Hasta ziyareti, hem hastanın hem de sağlıklı kişinin imtihanıdır. Bir hadiste Allah Teâlâ (c.c.) kıyamet gününde şöyle buyurur:

Allah Teala (c.c.): “Ey ademoğlu! Hastalandım, beni ziyaret etmedin”

Ademoğlu: Sen alemlerin Rabbi iken ben Seni nasıl ziyaret edebilirim? der.

Allah Teala (c.c.): “Bilmedin mi, falan kulum hastalandı, Fakat sen onu ziyaret etmedin. Eğer onu ziyaret etseydin yanında beni bulacaktın.” (Müslim, Birr, 43)

Başka bir hadiste: “Kim güzel bir şekilde abdest alır, Müslüman kardeşine, sevap düşüncesiyle hasta ziyaretinde bulunursa, cehennemden yetmiş yıllık yürüme mesafesine uzaklaştırılır.” (Ebu Davud)

Başka bir rivayette : Hasta ziyaretinde bulunan kimse ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır. (Müslim, Birr, 40) ) 

Bunlar, hastayı ziyaret etmenin Allah (c.c.) katında ne kadar önemli olduğunu gösterir.

Hastaların keyfini sormak, fakat onları sıkmamak şartıyla ziyaret etmek, sünnet-i seniyyedir ve günahların affına vesile olur. Hastalık, Müslümanların  manevi temizliklerini sağlamak için önemli bir araçtır. Hasta ziyaretinde, hastanın duası alınabilir. Çünkü, bu dua tertemiz, ihlaslı, riyasız olduğundan kabule daha yakındır. Konuyla alakalı bir hadiste: “Bir hastanın yanına girince, ondan sana dua edivermesini talep et. Çünkü onun duası meleklerin duası gibidir. (İbn-i Mace)

Özellikle akraba olan hastalara karşı şefkat göstermek büyük önem taşır. Dolayısıyla yakınlara hizmet etmek mühim bir ibadet ve sevaptır. Hastalık, aynı zamanda aramızdaki buzları eritmek, ilişkileri düzeltmek ve merhameti artırmak için bir fırsattır.

Allah (c.c.) Neden Her İstediğimi Vermiyor?

Allah (c.c.) bize hemen her dilediğimizi verseydi, biz helâk olurduk; O bizi bizden daha iyi tanır. Mesele bir doktora gitsek ve bu doktor o bölgenin en iyisi olsa söylediklerini yapar ona güveniriz. Alanında iyi bir doktorun bu kadar üzerimizde sözü geçerken, Hakim-i Mutlak olan bizi en iyi tanıyan Rabbimiz’in (c.c.)  üzerimizde en çok sözü geçen olması gerekmez mi? Bizi tanıdığı ve ruhumuzun ayarlarını en iyi O (c.c.)  bildiği için cesedimizin vidalarını biraz sıkarak ruhumuzun ayarlarını düzeltiyor ki ahirette yanına temiz gidebilelim.

Hastalıkların Manevi Hikmeti: Sabır, İhlas ve İlahi Rahmet

Hastalık kimi zaman bir sabır imtihanı, kimi zaman da kalbi arındıran ilahi bir rahmettir. İnsan, bedenindeki acının ardında ruhunu olgunlaştıran bir ikram olduğunu fark ettiğinde her zorluk yeni bir anlam kazanır. Hasta olan da bakıcısı da bu süreçte Rabb’ine (c.c.) daha yakın olur, ihlasın tadını tadar. Böylece hastalık, yalnızca bedene değil, kalbe ve kulluğa da şifa olur.

Şifa Duası 7 Kere Oku Hastalıktan Kurtul - Hastalar 17. Deva - Kulunç

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir