Cevşen-ül Kebir

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’ e (s.a.v) Cebrail (a.s) tarafından getirilen en büyük dua Cevşen-ül Kebir’in okunuşu, anlamı ve sırları. Cevşen duasını dinleyebilir, faziletlerini öğrenebilir ve merak ettiklerinize dair tüm detayları yazımızda bulabilirsiniz.

Cevşen Duası | Okunuşu | Meali | Faziletleri

Cevşen Duası | Okunuşu | Meali | Faziletleri

Cevşen, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla yapılan çok kıymetli bir dua ve münâcâttır. İslam dünyasında asırlardır okunan bu mübarek dua, kalbi huzura kavuşturan, insanı Allah’a yönelten ve manevi olarak güç veren metinlerden biri olarak kabul edilir. Fazileti, anlamı ve önemi sebebiyle birçok Müslüman tarafından günlük hayatta da okunmaktadır. Bu yazıda Cevşen’in okunuşu, anlamı, fazileti, duası ve hakkında merak edilen pek çok detayı bulabilirsiniz.

İçindekiler

Cevşen Duasının Sırrı

Cevşen-ül Kebir Duası Dinle

Cevşen-ül Kebir Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Cevşen, kelime anlamı olarak “zırh” demektir. İslam tarihinin en zorlu mücadelelerinden biri olan Uhud Savaşı sırasında, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) üzerindeki ağır zırhla mücadele ederken Cebrail Aleyhisselam gelerek kendisine eşsiz bir münacat getirmiştir: “Zırhı çıkar, bunu oku“.

Ehli Beyt kanalıyla, Hz. Ali ve Hz. Fatıma‘nın torunu İmam Zeynülabidin vasıtasıyla günümüze kadar ulaşan bu yüksek münacat, aslında Allah Azze ve Celle‘nin isimlerinin (Esma-ül Hüsna) bize talim edilmesidir.

1001 Esma-ül Hüsna Sırrı ve Manevi Dezenfektan​​

Cevşen duası, sıradan bir yakarış değildir; içinde Allah Azze ve Celle’nin tam 1001 ismini barındırır. Ulema, bu muazzam duanın manasının insanda uyanabilmesi için hem taşınmasını hem de okunmasını tavsiye etmiştir.

Günümüzde maddi havanın kirlendiği gibi manevi havamız da günahlar ve gafletle kirlenmektedir. Cevşen duası, taşıdığı kutsiyetle adeta bozulan manevi havayı temizleyen güçlü bir manevi dezenfektan görevi görür. İnsanı sürekli “huzuru ilahiye” taşıyarak, Allah’ın kendisini devamlı gördüğü şuurunu (ihsan sırrını) kazandırır.

ayetel-kursi-duası

İslam Alimlerinin Cevşen'e Bakışı

Cevşen duasının Anadolu coğrafyasına yayılması ve tanınması özellikle İslam alimlerinin gayretleriyle olmuştur. İlk olarak Nakşi şeyhi Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi Hazretlerinin “Mecmuatül Ahzab” isimli eserinde yer alan bu dua, Bediüzzaman Said Nursi hazretleri vasıtasıyla geniş kitlelere ulaşmıştır.

Üstat hazretleri, çoğu defa maruz kaldığı maddi ve manevi zehirlenmelerden, ölüm tehlikelerinden Cevşen’in kutsiyeti sayesinde kurtulduğunu belirtmiştir. Risale-i Nur’da da belirtildiği üzere, Cevşen’in içerdiği “Marifet-i Rabbaniye” (Allah’ı tanıma ilmi) o kadar yüksektir ki, duada dahi onun bir misli yoktur.

Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları ezberlerse (manasını anlayıp sayarsa) cennete girer.

(Buhârî, Şurut 18; Müslim, Zikir 5)

Doğru Dua Nasıl Edilir?

Pek çoğumuz dua ederken bir market alışverişi yapar gibi “Allah’ım şunu ver, bunu ver, sağlığımı ver, ev ver” şeklinde dua etmeye alışmışızdır. Ancak Cevşen bize çok daha yüksek bir dua makamını öğretir: İstediklerimizi veren isimleri zikretmek.

Kur’an-ı Kerim’de Araf Suresi 180. ayette “En güzel isimler Allah’ındır. Bu güzel isimlerle O’na dua edin” buyrulur. Bir sultandan bir kese altın isterseniz size bir kese altın verir. Ancak onun huzuruna çıkıp “Sen bu yeryüzündeki en cömert, en bağışlayan insansın” derseniz, sultan neyi varsa önüne döker. İşte Cevşen duasında defalarca tekrar ettiğimiz “Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin… Bizi cehennem ateşinden kurtar” (Sübhaneke ya la ilahe illa ente…) yakarışı, Allah’ın sıfatlarına sığınarak cehennemden azat olmayı dilemenin en yüce halidir.

Allah'ın İsimlerinin Kişideki Yansıması

İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük fark, sadece yeme-içme gibi maddi zevkler alması değil, manevi latifeleriyle ilahi isimlerin tecellisinden lezzet alabilmesidir.

  • Güzel bir odayı temizlediğinizde aldığınız huzur, Allah’ın “Kuddüs” isminin içinizdeki tecellisidir.

  • Birine ikram edip mutlu olduğunuzda hissettiğiniz duygu, Allah’ın “Cömert/Cevvad” ismine bakan latifenizin çalışmasıdır.

Allah’ı isimleriyle tanıdıkça (Marifetullah), O’nun şefkatini ve sevgisini üzerinizde daha net görürsünüz. Bu tanıma hali de beraberinde Allah’ı derin bir sevgiyle sevmeyi (Muhabbetullah) getirir. Allah’ı sevmenin en belirgin yolu ise, O’nun en sevdiği kulu olan Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) benzemek, onun ahlakıyla ahlaklanmaktır.

Cevşen-ül Kebir, basit bir zırh veya sadece okunup geçilecek bir metin değil; kainatın yaratılış gayesi olan “Allah’ı tanıma ve sevme” yolculuğunda elimizdeki en güçlü rehberlerden biridir. Siz de bu eşsiz duayı günlük hayatınıza katarak, isimlerin gücüyle manevi dünyanızı aydınlatabilir ve gerçek kulluk lezzetine erişebilirsiniz.

başlık süsü

CEVŞEN-ÜL KEBİR
TÜRKÇE ARAPÇA OKU

başlık süsü

Cevşen-i Kebir’in orijinal metni Arapça’dır ve Arapça haliyle okunması tavsiye edilmiştir.
Bu sayfada Cevşen’i kolayca okuyabilir, meali ile anlamı üzerinde tefekkür edebilirsiniz.

1. BAB
  1. اَللّٰهُمَّ اِنّٖى اَسْئَلُكَ بِاسْمِكَ يَا اَللّٰهُ
    Allâhumme innî es’elüke biesmâike
    Yâ Allâh
    Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey her şeyin gerçek Mâbudu olan Allah
  2. يَا رَحْمٰنُ
    Yâ Rahmân
    Ey ayırt etmeden bütün mahlûkatı rızıklandıran Rahman
  3. يَا رَحٖيمُ
    Yâ Rahîm
    Ey itaatkar kullarına hususi rahmet eden Rahîm
  4. يَا عَلٖيمُ
    Yâ Alîm
    Ey her şeyi bilen Alîm
  5. يَا حَلٖيمُ
    Yâ Halîm
    Ey yumuşak muamele eden Halîm
  6. يَا عَظٖيمُ
    Yâ Azîm
    Ey sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Azîm
  7. يَا حَكٖيمُ
    Yâ Hakîm
    Ey her şeyi hikmetle yaratan Hakîm
  8. يَا قَدٖيمُ
    Yâ Kadîm
    Ey varlığının başlangıcı olmayan Kadîm
  9. يَا مُقٖيمُ
    Yâ Mukîm
    Ey her şeyi ayakta tutan Mukîm
  10. يَا كَرٖيمُ
    Yâ Kerîm
    Ey iyilik ve ikramı bol olan Kerîm

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
2. BAB
  1. يَا سَيِّدَ السَّادَاتِ
    Yâ Seyyide’s-sâdât
    Ey efendilerin efendisi
  2. يَا مُجٖيبَ الدَّعَوَاتِ
    Yâ Mucîbe’d-de'avât
    Ey dualara cevap veren
  3. يَا وَلِيَّ الْحَسَنَاتِ
    Yâ Veliyye’l-hasenât
    Ey iyiliklerin sahibi
  4. يَا رَافِعَ الدَّرَجَاتِ
    Yâ Râfi'a’d-deracât
    Ey dereceleri yükselten
  5. يَا عَظٖيمَ الْبَرَكَاتِ
    Yâ 'Azîme’l-berekât
    Ey bereketleri büyük olan
  6. يَا غَافِرَ الْخَطٖٓيـَٔاتِ
    Yâ Gâfire’l-hatî’ât
    Ey hataları bağışlayan
  7. يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ
    Yâ Dâfi'a’l-beliyyât
    Ey belaları def eden
  8. يَا سَامِعَ الْاَصْوَاتِ
    Yâ Sâmi'a’l-asvât
    Ey sesleri işiten
  9. يَا مُعْطِيَ الْمَسْئَلَاتِ
    Yâ Mu'tıye’l-mes’ûlât
    Ey dilekleri veren
  10. يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْخَفِيَّاتِ
    Yâ 'Âlime’s-sırrı ve’l-hafiyyât
    Ey sır ve gizlilikleri bilen

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
3. BAB
  1. يَا خَيْرَ الْغَافِرٖينَ
    Yâ Hayra'l-ğâfirîn
    Ey bağışlayanların en hayırlısı
  2. يَا خَيْرَ النَّاصِرٖينَ
    Yâ Hayra'n-nâsirîn
    Ey yardım edenlerin en hayırlısı
  3. يَا خَيْرَ الْحَاكِمٖينَ
    Yâ Hayra'l-hâkimîn
    Ey hükmedenlerin en hayırlısı
  4. يَا خَيْرَ الْفَاتِحٖينَ
    Yâ Hayra'l-fâtihîn
    Ey her şeyi açan ve fethedenlerin en hayırlısı
  5. يَا خَيْرَ الذَّاكِرٖينَ
    Yâ Hayra'z-zâkirîn
    Ey zikredenlerin ve zikredenleri mükafatlandıranların en hayırlısı
  6. يَا خَيْرَ الْوَارِثٖينَ
    Yâ Hayra'l-vârisîn
    Ey varislerin en hayırlısı
  7. يَا خَيْرَ الْحَامِدٖينَ
    Yâ Hayra'l-hâmidîn
    Ey övenlerin ve övenleri mükafatlandıranların en hayırlısı
  8. يَا خَيْرَ الرَّازِقٖينَ
    Yâ Hayra'r-râzikîn
    Ey rızık verenlerin en hayırlısı
  9. يَا خَيْرَ الْفَاصِلٖينَ
    Yâ Hayra'l-fâsılîn
    Ey zor işleri halledenlerin en hayırlısı
  10. يَا خَيْرَ الْمُحْسِنٖينَ
    Yâ Hayra'l-muhsinîn
    Ey ihsan edenlerin en hayırlısı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
4. BAB
  1. يَا مَنْ لَهُ الْعِزُّ وَ الْجَمَالُ
    Yâ Men lehû’l-'izzü ve’l-cemâl
    Ey izzet ve güzelliğin gerçek sahibi
  2. يَا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَ الْجَلَالُ
    Yâ Men lehû’l-mülkü ve’l-celâl
    Ey mülk ve celâlin gerçek sahibi
  3. يَا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَ الْكَمَالُ
    Yâ Men lehû’l-kudretü ve’l-kemâl
    Ey kudret ve kemâlin gerçek sahibi
  4. يَا مَنْ هُوَ الْكَبٖيرُ الْمُتَعَالِ
    Yâ Men hüve’l-kebîru’l-müte'âl
    Ey büyük ve yüce olan
  5. يَا مَنْ هُوَ شَدٖيدُ الْمِحَالِ
    Yâ Men hüve şedîdü’l-mihâl
    Ey şiddetli azap sahibi olan
  6. يَا مَنْ هُوَ شَدٖيدُ الْعِقَابِ
    Yâ Men hüve şedîdü’l-'ikâb
    Ey ikâbı şiddetli olan
  7. يَا مَنْ هُوَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ
    Yâ Men hüve serî'u’l-hisâb
    Ey hesâbı süratli gören
  8. يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ
    Yâ Men hüve 'indehû husnü’s-sevâb
    Ey katında güzel mükafatı bulunan
  9. يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ
    Yâ Men hüve 'indehû ümmü’l-kitâb
    Ey katında Ümmül-Kitap bulunan
  10. يَا مَنْ هُوَ يُنْشِىُٔ السَّحَابَ الثِّقَالَ
    Yâ Men hüve yünşiü’s-sehâbe’s-sikâl
    Ey rahmet yüklü bulutları yaratan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
5. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا حَنَّانُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Hannân
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey çok acıyan Hannan
  2. يَا مَنَّانُ
    Yâ Mennân
    Ey çok ihsan eden Mennan
  3. يَا دَيَّانُ
    Yâ Deyyân
    Ey hak ve adaleti uygulayan Deyyân
  4. يَا غُفْرَانُ
    Yâ Gufrân
    Ey bağışlayan Gufrân
  5. يَا بُرْهَانُ
    Yâ Burhân
    Ey delil olan Burhân
  6. يَا سُلْطَانُ
    Yâ Sultân
    Ey Sultân
  7. يَا سُبْحَانُ
    Yâ Sübhân
    Ey noksanlardan münezzeh olan Sübhân
  8. يَا مُسْتَعَانُ
    Yâ Müste'ân
    Ey kendisinden yardım istenen Müste'ân
  9. يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْبَيَانِ
    ze’l-menni ve’l-beyân
    Ey ihsan ve beyan sahibi
  10. يَا ذَا اْلاَمَانِ
    ze’l-emân
    Ey emniyet ve güven sahibi

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
6. BAB
  1. يَا مَنْ تَوَاضَعَ كُلُّ شَيْءٍ لِعَظَمَتِهِ
    Yâ men tevâda'a küllü şey'in li-'azametih
    Ey azameti önünde her şeyin boyun eğdiği,
  2. يَا مَنْ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْءٍ لِقُدْرَتِهِ
    Yâ menistesleme küllü şey'in li-kudretih
    Ey kudreti önünde her şeyin teslim olduğu,
  3. يَا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَيْءٍ لِعِزَّتِهِ
    Yâ men zelle küllü şey'in li-'izzetih
    Ey izzeti önünde her şeyin zelil olduğu,
  4. يَا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَيْءٍ لِهَيْبَتِهِ
    Yâ men hada'a küllü şey'in li-heybetih
    Ey heybeti önünde her şeyin eğildiği,
  5. يَا مَنْ انْقَادَ كُلُّ شَيْءٍ لِمُلْكَتِهِ
    Yâ meninkâde küllü şey'in li-mülketih
    Ey saltanatı önünde her şeyin boyun eğdiği,
  6. يَا مَنْ دَانَ كُلُّ شَيْءٍ مِنْ مَخَافَتِهِ
    Yâ men dâne küllü şey'in min mahâfetih
    Ey korkusundan her şeyin itaat ettiği,
  7. يَا مَنْ انْشَقَّتِ الْجِبَالُ مِنْ خَشْيَتِهِ
    Yâ meninşakkati'l-cibâlü min haşyetih
    Ey haşyetinden dağların yarıldığı,
  8. يَا مَنْ قَامَتِ السَّمٰوَاتُ بِاَمْرِهِ
    Yâ men kâmeti's-semâvâtü bi-emrih
    Ey emriyle göklerin ayakta durduğu,
  9. يَا مَنْ اسْتَقَرَّتِ الْاَرْضُ بِاِذْنِهِ
    Yâ menistekarrati'l-ardu bi-iznih
    Ey izniyle yerin sabit durduğu,
  10. يَا مَنْ لَا يَعْتَدٖى عَلٰٓى اَهْلِ مَمْلَكَتِهِ
    Yâ men lâ ya'tedî alâ ehli memleketih
    Ey hükmü altındakilere zulmetmeyen,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنANA مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
7. BAB
  1. يَا غَافِرَ الْخَطَايَا
    Yâ Ğâfire'l-hatâyâ
    Ey günahları bağışlayan
  2. يَا كَاشِفَ الْبَلَايَا
    Yâ Kâşife'l-belâyâ
    Ey belaları gideren
  3. يَا مُنتَهَى الرَّجَايَا
    Yâ Müntehe'r-racâyâ
    Ey umutların son noktası
  4. يَا مُجْزِلَ الْعَطَايَا
    Yâ Müczile'l-atâyâ
    Ey ihsanları bol olan
  5. يَا وَاسِعَ الْهَدَايَا
    Yâ Vâsia'l-hedâyâ
    Ey hidayeti geniş olan
  6. يَا رَازِقَ الْبَرَايَا
    Yâ Râzıka'l-berâyâ
    Ey yaratıkları rızıklandıran
  7. يَا قَاضِيَ الْمُنَايَا
    Yâ Kâdiye'l-münâyâ
    Ey ecellere hükmeden
  8. يَا سَامِعَ الشَّكَايَا
    Yâ Sâmia'ş-şekâyâ
    Ey şikayetleri işiten
  9. يَا بَاعِثَ السَّرَايَا
    Yâ Bâise's-serâyâ
    Ey seriyyeleri gönderen
  10. يَا مُطْلِقَ الْأُسَارَى
    Yâ Mutlıka'l-üsârâ
    Ey esirleri serbest bırakan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
8. BAB
  1. يَا ذَا الْحَمْدِ وَالثَّنَاءِ
    ze'l-hamdi ve's-senâ'
    Ey hamd ve senânın (övülmenin) sahibi,
  2. يَا ذَا الْمَجْدِ وَالسَّنَاءِ
    ze'l-mecdi ve's-senâ'
    Ey şeref ve yücelik (nur) sahibi,
  3. يَا ذَا الْفَخْرِ وَالْبَهَاءِ
    ze'l-fahri ve'l-behâ'
    Ey övünç ve güzelliğin sahibi,
  4. يَا ذَا الْعَهْدِ وَالْوَفَاءِ
    ze'l-ahdi ve'l-vefâ'
    Ey ahit ve vefanın sahibi,
  5. يَا ذَا الْعَفْوِ وَالرِّضَاءِ
    ze'l-afvi ve'r-rıda'
    Ey af ve rızanın sahibi,
  6. يَا ذَا الْمَنِّ وَALْعَطَاءِ
    ze'l-menni ve'l-atâ'
    Ey iyilik ve bağışın sahibi,
  7. يَا ذَا الْفَصْلِ وَالْقَضَاءِ
    ze'l-fasli ve'l-kadâ'
    Ey kesin söz ve hükmün sahibi,
  8. يَا ذَا الْعِزَّةِ وَالْبَقَاءِ
    ze'l-izzeti ve'l-bekâ'
    Ey izzet ve bekanın sahibi,
  9. يَا ذَا الْجُودِ وَالنَّعْمَاءِ
    ze'l-cûdi ve'n-na'mâ'
    Ey cömertlik ve nimetlerin sahibi,
  10. يَا ذَا الْفَضْلِ وَالْآلَاءِ
    ze'l-fadlı ve'l-âlâ'
    Ey lütuf ve ihsanların sahibi,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
9. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مَانِعُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Mâni'
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey mani olan Mâni'
  2. يَا دَافِعُ
    Yâ Dâfi'
    Ey def eden Dâfi'
  3. يَا نَافِعُ
    Yâ Nâfi'
    Ey menfaat veren Nâfi'
  4. يَا سَامِعُ
    Yâ Sâmi'
    Ey işiten Sâmi'
  5. يَا رَافِعُ
    Yâ Râfi'
    Ey yükselten Râfi'
  6. يَا صَانِعُ
    Yâ Sâni'
    Ey sanatkar Sâni'
  7. يَا شَافِعُ
    Yâ Şâfi'
    Ey şifa veren Şâfi'
  8. يَا جَامِعُ
    Yâ Câmi'
    Ey toplayan Câmi'
  9. يَا وَاسِعُ
    Yâ Vâsi'
    Ey geniş olan Vâsi'
  10. يَا مُوسِعُ
    Yâ Mûsi'
    Ey genişleten Mûsi'

سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
10. BAB
  1. يَا صَانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ
    Yâ Sâni'a külli masnû'
    Ey her sanat eserinin yaratıcısı
  2. يَا خَالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ
    Yâ Hâlika külli mahlûk
    Ey her yaratılmışın yaratıcısı
  3. يَا رَازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍ
    Yâ Râzika külli merzûk
    Ey her rızıklananın rızıklandırıcısı
  4. يَا مَالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ
    Yâ Mâlike külli memlûk
    Ey her sahip olunanın gerçek sahibi
  5. يَا كَاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ
    Yâ Kâşife külli mekrûb
    Ey her kederlinin kederini gideren
  6. يَا فَارِجَ كُلِّ مَغْمُومٍ
    Yâ Fârice külli mağmûm
    Ey her gamlının gamını gideren
  7. يَا رَاحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ
    Yâ Râhime külli merhûm
    Ey her merhamet edilene merhamet eden
  8. يَا نَاصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ
    Yâ Nâsira külli mahzûl
    Ey her yardımsız kalana yardım eden
  9. يَا سَاتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ
    Yâ Sâtıra külli ma'yûb
    Ey her kusurlunun kusurunu örten
  10. يَا مَلْجَاءَ كُلِّ مَظْلوُمٍ
    Yâ Melce'e külli mazlûm
    Ey her mazlumun sığınağı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)

11-20

11. BAB
  1. يَا عُدَّتِى عِنْدَ شِدَّتِى
    Yâ uddetî 'inde şiddetî
    Ey sıkıntı anımda dayanağım (hazırlığım),
  2. يَا رَجَائٖى عِنْدَ مُصٖيبَتِى
    Yâ racâî 'inde musîbetî
    Ey musibet anımda ümidim,
  3. يَا مُونِسٖى عِنْدَ وَحْشَتِى
    Yâ mûnisî 'inde vahşetî
    Ey yalnızlık ve dehşet anımda dostum,
  4. يَا صَاحِبٖى عِنْدَ غُرْبَتِى
    Yâ sâhibî 'inde gurbetî
    Ey gurbet anımda arkadaşım,
  5. يَا وَلِيّٖى عِنْدَ نِعْمَتِى
    Yâ veliyyî 'inde ni'metî
    Ey nimete kavuştuğumda sahibim (velim),
  6. يَا كَاشِفٖى عِنْدَ كُرْبَتِى
    Yâ kâşifî 'inde kürbetî
    Ey keder anımda sıkıntımı giderenim,
  7. يَا غِيَاثٖى عِنْدَ افْتِقَارٖى
    Yâ ğıyâsî 'inde'ftikârî
    Ey muhtaçlık anımda imdadım,
  8. يَا مَلْجَئٖى عِنْدَ اضْطِرَارٖى
    Yâ melceî 'inde'dtırârî
    Ey çaresizlik anımda sığınağım,
  9. يَا مُعٖينٖى عِنْدَ فَزَعٖى
    Yâ mu'înî 'inde feze'î
    Ey korku anımda yardımcım,
  10. يَا دَلٖيلٖى عِنْدَ حَيْرَتِى
    Yâ delîlî 'inde hayretî
    Ey şaşkınlık anımda rehberim,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
12. BAB
  1. يَا عَلَّامَ الْغُيُوبِ
    Yâ 'Allâme'l-ğuyûb
    Ey gaybları bilen
  2. يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ
    Yâ Ğaffâra'z-zünûb
    Ey günahları bağışlayan
  3. يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ
    Yâ Settâra'l-'uyûb
    Ey ayıpları örten
  4. يَا كَشَّافَ الْكُرُوبِ
    Yâ Keşşâfe'l-kürûb
    Ey sıkıntıları kaldıran
  5. يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ
    Yâ Mukallibe'l-kulûb
    Ey kalpleri değiştiren
  6. يَا مُزَيِّنَ الْقُلُوبِ
    Yâ Müzeyyine'l-kulûb
    Ey kalpleri süsleyen
  7. يَا مُنَوِّرَ الْقُلُوبِ
    Yâ Münevvira'l-kulûb
    Ey kalpleri nurlandıran
  8. يَا طَبِيبَ الْقُلُوبِ
    Yâ Tabîbe'l-kulûb
    Ey kalplerin tabibi
  9. يَا حَبِيبَ الْقُلُوبِ
    Yâ Habîbe'l-kulûb
    Ey kalplerin sevgilisi
  10. يَٓا اَنِيسَ الْقُلُوبِ
    Yâ Enîse'l-kulûb
    Ey kalplerin dostu

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
13. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا جَلِيلُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Celîl
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey yücelik ve ululuk sahibi Celîl
  2. يَا جَمِيلُ
    Yâ Cemîl
    Ey gerçek güzellik sahibi Cemîl
  3. يَا وَكِيلُ
    Yâ Vekîl
    Ey kendine güvenen kullarının işini en iyi yoluna koyan Vekîl
  4. يَا كَفِيلُ
    Yâ Kefîl
    Ey kullarının tâkatini aşan işlerini üzerine alan Kefîl
  5. يَا دَلِيلُ
    Yâ Delîl
    Ey kullarına yol gösteren Delîl
  6. يَا مُقِيلُ
    Yâ Mukîl
    Ey kullarının hatâ ve yanlışlarını bağışlayan Mukîl
  7. يَا خَبِيرُ
    Yâ Habîr
    Ey her şeyden haberdar olan Habîr
  8. يَا لَطِيفُ
    Yâ Latîf
    Ey lütuf ve keremi bol olan Latîf
  9. يَا عَزِيزُ
    Yâ 'Azîz
    Ey sonsuz izzet sahibi Azîz
  10. يَا مَلِيكُ
    Yâ Melîk
    Ey bütün mevcudâtın gerçek sahibi ve hükümdarı olan Melik

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
14. BAB
  1. يَا دَلِيلَ الْمُتَحَيِّرِينَ
    Yâ Delîle'l-mütehayyirîn
    Ey şaşkınların yol göstericisi
  2. يَا غِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ
    Yâ Gıyâse'l-müsteğîsîn
    Ey yardım isteyenlerin yardımcısı
  3. يَا صَرِيخَ الْمُسْتَصْرِخِينَ
    Yâ Sarîha'l-müstasrihîn
    Ey medet isteyenlerin imdat edicisi
  4. يَا جَارَ الْمُسْتَجِيرِينَ
    Yâ Câra'l-müstecîrîn
    Ey korunmak isteyenlerin koruyucusu
  5. يَا مَلْجَأَ الْعَاصِينَ
    Yâ Melcee'l-'âsîn
    Ey âsilerin sığınağı
  6. يَا غَافِرَ الْمُذْنِبِينَ
    Yâ Ğâfira'l-müznibîn
    Ey günahkârların bağışlayıcısı
  7. يَٓا اَمَانَ الْخَٓائِفِينَ
    Yâ Emâne'l-hâifîn
    Ey korkanlara emniyet veren
  8. يَا رَاحِمَ الْمَسَاكِينَ
    Yâ Râhime'l-mesâkîn
    Ey miskinlere merhamet eden
  9. يَٓا اَنِيسَ الْمُسْتَوْحِشِينَ
    Yâ Enîse'l-müstevhişîn
    Ey yalnızlık duyanların dostu
  10. يَا مُجِيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرِّينَ
    Yâ Mucîbe da'veti'l-mudtarrîn
    Ey darda kalanların duâlarına cevap veren

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
15. BAB
  1. يَا ذَا الْجُودِ وَ اْلاِحْسَانِ
    Ze'l-cûdi ve'l-ihsân
    Ey cömertlik ve ihsan sahibi
  2. يَا ذَا الْفَضْلِ وَ اْلاِمْتِنَانِ
    Ze'l-fadli ve'l-imtinân
    Ey fazıl ve iyilik sahibi
  3. يَا ذَا الْاَمْنِ وَ الْاَمَانِ
    Ze'l-emni ve'l-emân
    Ey emniyet ve emân sahibi
  4. يَا ذَا الْقُدْسِ وَ السُّبْحَانِ
    Ze'l-kudsi ve's-sübhân
    Ey kudsiyet ve kemalât sahibi
  5. يَا ذَا الْحِكْمَةِ وَ الْبَيَانِ
    Ze'l-hikmeti ve'l-beyân
    Ey hikmet ve beyan sahibi
  6. يَا ذَا الرَّحْمَةِ وَ الرِّضْوَانِ
    Ze'r-rahmeti ve'r-rıdvân
    Ey rahmet ve rıdvan sahibi
  7. يَا ذَا الْحُجَّةِ وَ الْبُرْهَانِ
    Ze'l-hucceti ve'l-bürhân
    Ey kesin delil ve bürhan sahibi
  8. يَا ذَا الْعَظَمَةِ وَ السُّلْطَانِ
    Ze'l-'azameti ve's-sultân
    Ey azamet ve saltanat sahibi
  9. يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الْغُفْرَانِ
    Ze'l-'afvi ve'l-ğufrân
    Ey af ve mağfiret sahibi
  10. يَا ذَا الرَّأْفَةِ وَ الْمُسْتَعَانِ
    Ze'r-ra'feti ve'l-müste'ân
    Ey kendisinden yardım istenen şefkat sahibi

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
16. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve rabbü külli şey'
    Ey her şeyin Rabbi olan,
  2. يَا مَنْ هُوَ اِلٰهُ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve ilâhü külli şey'
    Ey her şeyin İlâh'ı olan,
  3. يَا مَنْ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve hâliku külli şey'
    Ey her şeyin Yaratıcısı olan,
  4. يَا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve fevka külli şey'
    Ey her şeyin üstünde olan,
  5. يَا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve kable külli şey'
    Ey her şeyden önce var olan,
  6. يَا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve ba'de külli şey'
    Ey her şeyden sonra baki kalan,
  7. يَا مَنْ هُوَ عَالِمُ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve 'âlimü külli şey'
    Ey her şeyi bilen,
  8. يَا مَنْ هُوَ قَادِرُ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve kâdiru külli şey'
    Ey her şeye gücü yeten,
  9. يَا مَنْ هُوَ صَانِعُ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve sâni'u külli şey'
    Ey her şeyi sanatkârane yaratan,
  10. يَا مَنْ هُوَ يَبْقٰى وَيَفْنٰى كُلُّ شَيْءٍ
    Yâ men hüve yebkâ ve yefnâ küllü şey'
    Ey kendisi baki kalıp her şey fâni olan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
17. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُؤْمِنُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Mü'min
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey kalplere iman ve emniyet veren Mü'min
  2. يَا مُهَيْمِنُ
    Yâ Müheymin
    Ey mahlûkatını gözeten Müheymin
  3. يَا مُكَوِّنُ
    Yâ Mükevvin
    Ey bütün varlıkları var eden Mükevvin
  4. يَا مُلَقِّنُ
    Yâ Mülakkin
    Ey yaratıklarına ihtiyaçlarını öğreten Mülakkin
  5. يَا مُبَيِّنُ
    Yâ Mübeyyin
    Ey kullarına açıklanması gerekenleri beyan eden Mübeyyin
  6. يَا مُهَوِّنُ
    Yâ Mühevvin
    Ey zorlukları kolaylaştıran Mühevvin
  7. يَا مُزَيِّنُ
    Yâ Müzeyyin
    Ey her şeyi lâyık olduğu şekilde süsleyen Müzeyyin
  8. يَا مُعَظِّمُ
    Yâ Mu'azzım
    Ey dilediğini yücelten Mu'azzim
  9. يَا مُعَوِّنُ
    Yâ Mu'avvin
    Ey kullarına yardım eden Mu'avvin
  10. يَا مُلَوِّنُ
    Yâ Mülevvin
    Ey her şeyi çeşit çeşit renklerle bezeyen Mülevvin

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
18. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ فٖى مُلْكِهِ مُقٖيمٌ
    Yâ men hüve fî mülkihî mukîm
    Ey mülkünde daim olan,
  2. يَا مَنْ هُوَ فٖى جَلَالِهِ عَظٖيمٌ
    Yâ men hüve fî celâlihî azîm
    Ey celâlinde yüce olan,
  3. يَا مَنْ هُوَ فٖى سُلْطَانِهِ قَدٖيمٌ
    Yâ men hüve fî sultânihî kadîm
    Ey saltanatında kadim (başlangıcı olmayan) olan,
  4. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى عَبْدِهِ رَحٖيمٌ
    Yâ men hüve alâ abdihî rahîm
    Ey kullarına karşı merhametli olan,
  5. يَا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلٖيمٌ
    Yâ men hüve bikülli şey'in alîm
    Ey her şeyi hakkıyla bilen,
  6. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ جَفَاهُ حَلٖيمٌ
    Yâ men hüve limen cefâhü halîm
    Ey kendisine vefasızlık edene halim (yumuşak) davranan,
  7. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ تَرَجَّاهُ كَرٖيمٌ
    Yâ men hüve limen tereccâhü kerîm
    Ey kendisine ümit bağlayıp yalvarana kerim (cömert) olan,
  8. يَا مَنْ هُوَ فٖى مَقَادٖيرِهِ حَكٖيمٌ
    Yâ men hüve fî mekâdîrihî hakîm
    Ey takdirlerinde (ölçü ve kararlarında) hikmetli olan,
  9. يَا مَنْ هُوَ فٖى حُكْمِهِ لَطٖيفٌ
    Yâ men hüve fî hukmihî latîf
    Ey hükmünde lütufkâr olan,
  10. يَا مَنْ هُوَ فٖى لُطْفِهِ قَدٖيرٌ
    Yâ men hüve fî lutfihî kadîr
    Ey lütfunda kudretli olan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
19. BAB
  1. يَا مَنْ لَا يُرْجٰى اِلَّا فَضْلُهُ
    Yâ men lâ yürcâ illâ fadlüh
    Ey lütfundan başkası umulmayan,
  2. يَا مَنْ لَا يُخَافُ اِلَّا عَدْلُهُ
    Yâ men lâ yühâfü illâ adlüh
    Ey adaletinden başkasından korkulmayan,
  3. يَا مَنْ لَا يُنْتَظَرُ اِلَّا بِرُّهُ
    Yâ men lâ yüntazaru illâ birruh
    Ey iyiliğinden başkası beklenmeyen,
  4. يَا مَنْ لَا يُسْـَٔلُ اِلَّا عَفْوُهُ
    Yâ men lâ yüs'elü illâ afvüh
    Ey affından başkası istenmeyen,
  5. يَا مَنْ لَا يَدُومُ اِلَّا مُلْكُهُ
    Yâ men lâ yedûmü illâ mülküh
    Ey mülkünden başkası devam etmeyen,
  6. يَا مَنْ لَا سُلْطَانَ اِلَّا سُلْطَانُهُ
    Yâ men lâ sultâne illâ sultânüh
    Ey saltanatından başka saltanat olmayan,
  7. يَا مَنْ لَا بُرْهَانَ اِلَّا بُرْهَانُهُ
    Yâ men lâ bürhâne illâ bürhânüh
    Ey delilinden (hidayetinden) başka delil olmayan,
  8. يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَتُهُ
    Yâ men vesi'at külle şey'in rahmetüh
    Ey rahmeti her şeyi kuşatan,
  9. يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ عَلٰى غَضَبِهِ
    Yâ men sebekat rahmetühü alâ ğadabih
    Ey rahmeti gazabını geçen,
  10. يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمُهُ
    Yâ men ehâta bikülli şey'in 'ilmüh
    Ey ilmi her şeyi kuşatan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
20. BAB
  1. يَا فَارِجَ الْهَمِّ
    Yâ Fârice'l-hemm
    Ey gam ve kederi açan
  2. يَا كَاشِفَ الْغَمِّ
    Yâ Kâşife'l-ğamm
    Ey sıkıntıları gideren
  3. يَا غَافِرَ الذَّنْبِ
    Yâ Ğâfire'z-zenb
    Ey günahları bağışlayan
  4. يَا قَابِلَ التَّوْبِ
    Yâ Kâbile't-tevb
    Ey tevbeleri kabul eden
  5. يَا خَالِقَ الْخَلْقِ
    Yâ Hâlika'l-halk
    Ey mahlûkatın yaratıcısı
  6. يَا صَادِقَ الْوَعْدِ
    Yâ Sâdika'l-va'd
    Ey vaadinde sâdık olan
  7. يَا رَازِقَ الطِّفْلِ
    Yâ Râzika't-tıfl
    Ey yavruları rızıklandıran
  8. يَا مُوفِيَ الْعَهْدِ
    Yâ Mûfiye'l-'ahd
    Ey ahdini yerine getiren
  9. يَا عَالِمَ السِّرِّ
    Yâ 'Âlime's-sirr
    Ey sırları bilen
  10. يَا فَالِقَ الْحَبِّ
    Yâ Fâlika'l-habb
    Ey tohumu yarıp filizlendiren

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)

21-30

21. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا عَلِىُّ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ 'Aliyy
    Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey her şeyiyle yüce olan Aliyy
  2. يَا وَفِىُّ
    Yâ Vefiyy
    Ey sözünde vefalı olan ve vaadinden dönmeyen Vefiyy
  3. يَا وَلِىُّ
    Yâ Veliyy
    Ey müminlerin dostu olan Veliyy
  4. يَا غَنِىُّ
    Yâ Ğaniyy
    Ey gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Ğaniyy
  5. يَا مَلِىُّ
    Yâ Meliyy
    Ey sonsuz servet ve tükenmez hazineler sahibi Meliyy
  6. يَا زَكِىُّ
    Yâ Zekiyy
    Ey her cihetten temiz ve kusursuz olan Zekiyy
  7. يَا رَضِىُّ
    Yâ Radiyy
    Ey kullarından razı olan ve rızasına erilen Radiyy
  8. يَا بَدِىُّ
    Yâ Bediyy
    Ey örneksiz, benzersiz, hayret verici âlemler yaratan Bediyy
  9. يَا خَفِىُّ
    Yâ Hafiyy
    Ey şiddet-i zuhurundan gizlenen Hafiyy
  10. يَا قَوِىُّ
    Yâ Kaviyy
    Ey sonsuz kuvvet sahibi Kaviyy

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
22. BAB
  1. يَا مَنْ اَظْهَرَ الْجَمٖيلَ
    Yâ men ezhera'l-cemîl
    Ey güzeli ortaya çıkaran,
  2. يَا مَنْ سَتَرَ عَلَى الْقَبٖيحِ
    Yâ men setera 'ale'l-kabîh
    Ey çirkinliklerin üzerini örten,
  3. يَا مَنْ لَا يُؤَاخِذُ بِالْجَرٖيمَةِ
    Yâ men lâ yü'âhizü bi'l-cerîmeh
    Ey günah sebebiyle hemen cezalandırmayan,
  4. يَا مَنْ لَا يَهْتِكُ السِّتْرَ
    Yâ men lâ yehtikü's-sitr
    Ey (ayıp) perdesini yırtmayan,
  5. يَا عَظٖيمَ الْعَفْوِ
    Yâ azîme'l-afv
    Ey affı büyük olan,
  6. يَا حَسَنَ التَّجَاوُزِ
    Yâ hasene't-tecâvüz
    Ey bağışlaması güzel olan,
  7. يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ
    Yâ vâsi'a'l-mağfireh
    Ey mağfireti geniş olan,
  8. يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ
    Yâ bâsita'l-yedeyni bi'r-rahmeh
    Ey rahmetini (ikramını) cömertçe saçan,
  9. يَا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوٰى
    Yâ sâhibe külli necvâ
    Ey her türlü gizli yakarışı işiten,
  10. يَا مُنْتَهٰى كُلِّ شَكْوٰى
    Yâ müntehâ külli şekvâ
    Ey her türlü şikayetin ulaştığı son merci,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
23. BAB
  1. يَا ذَا النِّعْمَةِ السَّابِغَةِ
    ze'n-ni'meti's-sâbiğah
    Ey bol ve geniş nimetin sahibi,
  2. يَا ذَا الرَّحْمَةِ الْوَاسِعَةِ
    ze'r-rahmeti'l-vâsi'ah
    Ey her şeyi kuşatan geniş rahmetin sahibi,
  3. يَا ذَا الْحِكْمَةِ الْبَالِغَةِ
    ze'l-hikmeti'l-bâliğah
    Ey hedefine ulaşan mükemmel hikmetin sahibi,
  4. يَا ذَا الْقُدْرَةِ الْكَامِلَةِ
    ze'l-kudreti'l-kâmileh
    Ey noksansız ve tam kudretin sahibi,
  5. يَا ذَا الْحُجَّةِ الْقَاطِعَةِ
    ze'l-hücceti'l-kâtı'ah
    Ey kesin ve susturucu delilin sahibi,
  6. يَا ذَا الْكَرَامَةِ الظَّاهِرَةِ
    ze'l-kerâmeti'z-zâhireh
    Ey apaçık lütuf ve ikramın (kerametin) sahibi,
  7. يَا ذَا الصِّفَةِ الْعَالِيَةِ
    ze's-sıfati'l-'âliyeh
    Ey yüce sıfatların sahibi,
  8. يَا ذَا الْعِزَّةِ الدَّائِمَةِ
    ze'l-'izzeti'd-dâimeh
    Ey bitmeyen daimî izzetin sahibi,
  9. يَا ذَا الْقُوَّةِ الْمَتٖينَةِ
    ze'l-kuvveti'l-metîneh
    Ey sarsılmaz ve sağlam kuvvetin sahibi,
  10. يَا ذَا الْمِنَّةِ السَّابِقَةِ
    ze'l-minneti's-sâbikah
    Ey eşsiz ve öncesi olmayan lütfun sahibi,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
24. BAB
  1. يَا اَحْكَمَ الْحَاكِمٖينَ
    Yâ ahkeme'l-hâkimîn
    Ey hükmedenlerin en iyi hükmedeni,
  2. يَا اَعْدَلَ الْعَادِلٖينَ
    Yâ a'dele'l-'âdilîn
    Ey adaletlilerin en adili,
  3. يَا اَصْدَقَ الصَّادِقٖينَ
    Yâ asdeka's-sâdikîn
    Ey doğruların en doğrusu,
  4. يَا اَظْهَرَ الظَّاهِرٖينَ
    Yâ azhera'z-zâhirîn
    Ey zâhir olanların (varlığı apaçık olanların) en açığı,
  5. يَا اَطْهَرَ الطَّاهِرٖينَ
    Yâ athera't-tâhirîn
    Ey temizlerin en temizi,
  6. يَا اَحْسَنَ الْخَالِقٖينَ
    Yâ ahsene'l-hâlikîn
    Ey yaratıcıların en güzeli,
  7. يَا اَسْرَعَ الْحَاسِبٖينَ
    Yâ esra'a'l-hâsibîn
    Ey hesaba çekenlerin en hızlısı,
  8. يَا اَسْمَعَ السَّامِعٖينَ
    Yâ esme'a's-sâmi'în
    Ey işitenlerin en iyi işiteni,
  9. يَا اَكْرَمَ الْاَكْرَمٖينَ
    Yâ ekreme'l-ekremîn
    Ey ikram edenlerin en keremi (cömerdi),
  10. يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمٖينَ
    Yâ erhame'r-râhimîn
    Ey merhametlilerin en merhametlisi,
  11. يَا اَشْفَعَ الشَّافِعٖينَ
    Yâ eşfe'a'ş-şâfi'în
    Ey şefaat edenlerin en üstünü (şefaatçisi),

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
25. BAB
  1. يَا بَدٖيعَ السَّمٰوَاتِ
    Yâ bedî'a's-semâvât
    Ey gökleri eşsiz bir şekilde yaratan,
  2. يَا جَاعِلَ الظُّلُمَاتِ
    Yâ câ'ile'z-zulümât
    Ey karanlıkları var eden,
  3. يَا عَالِمَ الْخَفِيَّاتِ
    Yâ 'âlime'l-hafiyyât
    Ey bütün gizli şeyleri bilen,
  4. يَا رَاحِمَ الْعَبَرَاتِ
    Yâ râhime'l-'aberât
    Ey dökülen gözyaşlarına merhamet eden,
  5. يَا سَاتِرَ الْعَوْرَاتِ
    Yâ sâtira'l-averât
    Ey bütün ayıpları ve kusurları örten,
  6. يَا كَاشِفَ الْبَلِيَّاتِ
    Yâ kâşife'l-beliyyât
    Ey bütün belaları defedip gideren,
  7. يَا مُحْيِيَ الْاَمْوَاتِ
    Yâ muhyiye'l-emvât
    Ey ölüleri dirilten,
  8. يَا ضَاعِفَ الْحَسَنَاتِ
    Yâ dâ'ife'l-hasenât
    Ey iyilikleri kat kat artıran,
  9. يَا مُنْزِلَ الْبَرَكَاتِ
    Yâ münzile'l-berakât
    Ey bereketleri indiren,
  10. يَا شَدٖيدَ النَّقَمَاتِ
    Yâ şedîde'n-nekamât
    Ey cezası şiddetli olan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
26. BAB
  1. وَاَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُصَوِّرُ
    Ve es’elüke bi-esmâike Yâ Musavvir
    (Allah'ım) Şu isimlerinin hakkı için Senden istiyorum: Ey her şeye şekil veren,
  2. يَا مُقَدِّرُ
    Yâ Mukaddir
    Ey her şeyi ölçüyle takdir eden,
  3. يَا مُطَهِّرُ
    Yâ Mutahhir
    Ey her şeyi maddi ve manevi kirlerden temizleyen,
  4. يَا مُنَوِّرُ
    Yâ Münevvir
    Ey her şeyi nurlandıran,
  5. يَا مُقَدِّمُ
    Yâ Mukaddim
    Ey dilediğini öne alan,
  6. يَا مُؤَخِّرُ
    Yâ Müahhır
    Ey dilediğini geriye bırakan,
  7. يَا مُيَسِّرُ
    Yâ Müyessir
    Ey her şeyi kolaylaştıran,
  8. يَا مُنْذِرُ
    Yâ Münzir
    Ey (azabıyla) korkutup uyaran,
  9. يَا مُبَشِّرُ
    Yâ Mübeşşir
    Ey (mükafatıyla) müjdeleyen,
  10. يَا مُدَبِّرُ
    Yâ Müdebbir
    Ey her işi yerli yerince evirip çeviren (tedbir eden),

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
27. BAB
  1. يَا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرَامِ
    Yâ Rabbe'l-Beyti'l-Harâm
    Ey Beyt-i Haram'ın (Kâbe'nin) Rabbi,
  2. يَا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرَامِ
    Yâ Rabbe'ş-Şehri'l-Harâm
    Ey Haram Ay'ın Rabbi,
  3. يَا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
    Yâ Rabbe'l-Mescidi'l-Harâm
    Ey Mescid-i Haram'ın Rabbi,
  4. يَا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرَامِ
    Yâ Rabbe'l-Beledi'l-Harâm
    Ey Haram Belde'nin (Mekke'nin) Rabbi,
  5. يَا رَبَّ الرُّكْنِ وَالْمَقَامِ
    Yâ Rabbe'r-Rükni ve'l-Makâm
    Ey Rükn (Hacerü'l-Esved) ve Makam'ın (Makam-ı İbrahim) Rabbi,
  6. يَا رَبَّ الْمَسْعَرِ الْحَرَامِ
    Yâ Rabbe'l-Meş'ari'l-Harâm
    Ey Meş'ar-i Haram'ın Rabbi,
  7. يَا رَبَّ الْحِلِّ وَالْحَرَامِ
    Yâ Rabbe'l-Hilli ve'l-Harâm
    Ey helal ve haramın Rabbi,
  8. يَا رَبَّ النُّورِ وَالظَّلَامِ
    Yâ Rabbe'n-Nûri ve'z-zalâm
    Ey nur ve karanlığın Rabbi,
  9. يَا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَالسَّلَامِ
    Yâ Rabbe't-Tahiyyeti ve's-Selâm
    Ey tahiyye (ikram) ve selamın Rabbi,
  10. يَا رَبَّ الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ
    Yâ Rabbe'l-Celâli ve'l-İkrâm
    Ey celal ve ikramın Rabbi,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)
28. BAB
  1. يَا عِمَادَ مَنْ لَا عِمَادَ لَهُ
    Yâ 'İmâde men lâ 'imâde leh
    Ey desteği olmayanların desteği
  2. يَا سَنَدَ مَنْ لَا سَنَدَ لَهُ
    Yâ Senede men lâ senede leh
    Ey dayanağı olmayanların dayanağı
  3. يَا ذُخْرَ مَنْ لَا ذُخْرَ لَهُ
    Zuhra men lâ zuhra leh
    Ey birikimi ve azığı olmayanların azığı
  4. يَا غِيَاثَ مَنْ لَا غِيَاثَ لَهُ
    Yâ Gıyâse men lâ gıyâse leh
    Ey imdada koşacak kimsesi olmayanların imdadı
  5. يَا حِرْزَ مَنْ لَا حِرْزَ لَهُ
    Yâ Hırze men lâ hırze leh
    Ey korunacak yeri olmayanların koruyucusu
  6. يَا فَخْرَ مَنْ لَا فَخْرَ لَهُ
    Yâ Fahra men lâ fahra leh
    Ey övünülecek bir şeyi olmayanların övüncü
  7. يَا عِزَّ مَنْ لَا عِزَّ لَهُ
    Yâ 'İzze men lâ 'izze leh
    Ey izzeti olmayanların izzeti
  8. يَا مُعِينَ مَنْ لَا مُعِينَ لَهُ
    Yâ Mu'îne men lâ mu'îne leh
    Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı
  9. يَا اَنِيسَ مَنْ لَا اَنِيسَ لَهُ
    Yâ Enîse men lâ enîse leh
    Ey dostu olmayanların dostu
  10. يَا غُنْيَةَ مَنْ لَا غُنْيَةَ لَهُ
    Yâ Ğunyete men lâ ğunyete leh
    Ey zenginliği olmayanların zenginliği

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
29. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا قَٓائِمُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Kâim
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey varlığında başkasına muhtaç olmayan Kâim
  2. يَا دَٓائِمُ
    Yâ Dâim
    Ey varlığının sonu olmayan Dâim
  3. يَا رَاحِمُ
    Yâ Râhim
    Ey mahlûkatına merhamet eden Râhim
  4. يَا حَاكِمُ
    Yâ Hâkim
    Ey mevcudatına hükmeden Hâkim
  5. يَا عَالِمُ
    Yâ 'Âlim
    Ey her şeyi bilen 'Âlim
  6. يَا عَاصِمُ
    Yâ 'Âsım
    Ey günahlardan ve belalardan koruyan 'Âsım
  7. يَا قَاسِمُ
    Yâ Kâsim
    Ey rızıkları taksim eden Kâsim
  8. يَا سَالِمُ
    Yâ Sâlim
    Ey her türlü noksanlıktan uzak olan Sâlim
  9. يَا قَابِضُ
    Yâ Kâbıd
    Ey dilediğinin rızkını daraltan veya ruhları alan Kâbıd
  10. يَا بَاسِطُ
    Yâ Bâsıt
    Ey dilediğinin rızkını genişleten Bâsıt

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
30. BAB
  1. يَا عَاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ
    Yâ 'âsime meniste'sameh
    Ey kendisine sığınanı koruyan,
  2. يَا رَاحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ
    Yâ râhime menisterhameh
    Ey merhamet dileyene merhamet eden,
  3. يَا نَاصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ
    Yâ nâsira menistensarah
    Ey yardım isteyene yardım eden,
  4. يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ
    Yâ hâfiza menistahfazah
    Ey korunmak isteyeni muhafaza eden,
  5. يَا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ
    Yâ mükrime menistekrameh
    Ey ikram dileyene ikram eden,
  6. يَا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ
    Yâ mürşide menisterşedeh
    Ey irşad dileyeni irşad eden,
  7. يَا مُعٖينَ مَنِ اسْتَعَانَهُ
    Yâ mu'îne meniste'âneh
    Ey yardım dileyene yardım eden,
  8. يَا مُغٖيثَ مَنِ اسْتَغَاثَهُ
    Yâ muğîse menisteğâseh
    Ey feryat edenin imdadına koşan,
  9. يَا صَرٖيخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ
    Yâ sarîha menistasrahah
    Ey medet isteyene medet veren,
  10. يَا غَافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ
    Yâ ğâfire menisteğfarah
    Ey mağfiret dileyeni bağışlayan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân hallisnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden kurtar!)

31-40

31. BAB
  1. يَا كَرٖيمَ الصَّفْحِ
    Yâ Kerîme's-safh
    Ey affı bol olan
  2. يَا عَظٖيمَ الْمَنِّ
    Yâ 'Azîme'l-menn
    Ey iyiliği büyük olan
  3. يَا كَثٖيرَ الْخَيْرِ
    Yâ Kesîra'l-hayr
    Ey hayrı çok olan
  4. يَا قَدٖيمَ الْفَضْلِ
    Yâ Kadîme'l-fadl
    Ey fazlı ve lütfu kadîm olan
  5. يَا لَطٖيفَ الصُّنْعِ
    Yâ Latîfe's-sun'
    Ey sanatı güzel olan
  6. يَا دَٓائِمَ اللُّطْفِ
    Yâ Dâime'l-lütf
    Ey lütfu dâim olan
  7. يَا نَافِسَ الْكَرْبِ
    Yâ Nâfise'l-kerb
    Ey sıkıntıyı gideren
  8. يَا كَاشِفَ الضُّرِّ
    Yâ Kâşife'd-durr
    Ey zararı kaldıran
  9. يَا مَالِكَ الْمُلْكِ
    Yâ Mâlike'l-mülk
    Ey mülkün gerçek sahibi olan
  10. يَا قَاضِيًا بِالْحَقِّ
    Yâ Kâdiyen bi'l-hakk
    Ey hak ile hükmeden

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
32. BAB
  1. يَا عَزٖيزًا لَا يُضَامُ
    Yâ 'Azîzen lâ yudâm
    Ey mağlup edilmeyen Azîz,
  2. يَا لَطٖيفًا لَا يُرَامُ
    Yâ Latîfen lâ yurâm
    Ey ulaşılamayan Latîf,
  3. يَا رَقٖيبًا لَا يَنَامُ
    Yâ Rakîben lâ yenâm
    Ey uyumayan Rakîb,
  4. يَا قَٓائِمًا لَا يَفُوتُ
    Yâ Kâimen lâ yefût
    Ey zeval bulmayan Kâim,
  5. يَا حَيًّا لَا يَمُوتُ
    Yâ Hayyen lâ yemût
    Ey ölmeyen Hayy,
  6. يَا مَلِكًا لَا يَزُولُ
    Yâ Mâliken lâ yezûl
    Ey zevali olmayan Melik,
  7. يَا بَاقِيًا لَا يَفْنٰى
    Yâ Bâkiyen lâ yefnâ
    Ey fena bulmayan Bâkî,
  8. يَا عَالِمًا لَا يَجْهَلُ
    Yâ 'Âlimen lâ yechel
    Ey cahil olmayan Âlim,
  9. يَا صَمَدًا لَا يُطْعEMُ
    Yâ Sameden lâ yut'am
    Ey beslenmeye ihtiyacı olmayan Samed,
  10. يَا قَوِيًّا لَا يُضْعَفُ
    Yâ Kaviyyen lâ yud'af
    Ey zayıf düşmeyen Kavî,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
33. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا وَاحِدُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Vâhid
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan Vâhid
  2. يَا وَاجِدُ
    Yâ Vâcid
    Ey istediğini bulan Vâcid
  3. يَا شَاهِدُ
    Yâ Şâhid
    Ey her yerde hazır ve nâzır olan Şâhid
  4. يَا مَاجِدُ
    Yâ Mâcid
    Ey sonsuz şan ve yücelik sahibi Mâcid
  5. يَا رَاشِدُ
    Yâ Râşid
    Ey bütün işlerini ezeli hikmetine göre neticeye ulaştıran Râşid
  6. يَا بَاعِثُ
    Yâ Bâ'is
    Ey peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten Bâ'is
  7. يَا وَارِثُ
    Yâ Vâris
    Ey bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi Vâris
  8. يَا ضَٓارُّ
    Yâ Dârr
    Ey hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan Dârr
  9. يَا نَافِعُ
    Yâ Nâfi'
    Ey hayır ve menfaatli şeyleri yaratan Nâfi'
  10. يَا هَادٖى
    Yâ Hâdî
    Ey kullarına hidayet veren Hâdî

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
34. BAB
  1. يَا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظٖيمٍ
    Yâ A'zamü min külli 'azîm
    Ey her büyükten daha büyük olan (Azîm),
  2. يَا اَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَرٖيمٍ
    Yâ Ekremü min külli kerîm
    Ey her cömertten daha cömert olan (Kerîm),
  3. يَا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحٖيمٍ
    Yâ Erhamü min külli rahîm
    Ey her merhametliden daha merhametli olan (Rahîm),
  4. يَا اَحْكَمُ مِنْ كُلِّ حَكٖيمٍ
    Yâ Ahkemü min külli hakîm
    Ey her hikmet sahibinden daha hikmetli olan (Hakîm),
  5. يَا اَعْلَمُ مِنْ كُلِّ عَلٖيمٍ
    Yâ A'lemü min külli 'alîm
    Ey her bilgili kimseden daha bilgili olan (Âlim),
  6. يَا اَقْدَمُ مِنْ كُلِّ قَدٖيمٍ
    Yâ Akdemü min külli kadîm
    Ey her kadimden (evvelsizden) daha kadim olan,
  7. يَا اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ كَبٖيرٍ
    Yâ Ekberu min külli kebîr
    Ey her büyükten (azamet sahibinden) daha büyük olan,
  8. يَا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَلٖيلٍ
    Yâ Ecellü min külli celîl
    Ey her yüce varlıktan daha yüce olan (Celîl),
  9. يَا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَزٖيزٍ
    Yâ E'azzü min külli 'azîz
    Ey her izzet sahibinden daha aziz olan,
  10. يَا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَطٖيفٍ
    Yâ Eltafü min külli latîf
    Ey her lütuf sahibinden daha latîf olan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
35. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ فٖى عَهْدِهٖ وَفِىٌّ
    Yâ men hüve fî 'ahdihî vefiyy
    Ey ahdinde vefalı olan
  2. يَا مَنْ هُوَ فٖى وَفَٓائِهٖ قَوِىٌّ
    Yâ men hüve fî vefâihî kaviyy
    Ey vefasında kuvvetli olan
  3. يَا مَنْ هُوَ فٖى قُوَّتِهٖ عَلِىٌّ
    Yâ men hüve fî kuvvetihî 'aliyy
    Ey kuvvetinde yüce olan
  4. يَا مَنْ هُوَ فٖى عُلُوِّهٖ قَرٖيبٌ
    Yâ men hüve fî 'ulüvvihî karîb
    Ey yüceliğinde yakın olan
  5. يَا مَنْ هُوَ فٖى قُرْبِهٖ لَطٖيفٌ
    Yâ men hüve fî kurbihî latîf
    Ey yakınlığında lütufkâr olan
  6. يَا مَنْ هُوَ فٖى لُطْفِهٖ شَرٖيفٌ
    Yâ men hüve fî lutfihî şerîf
    Ey lütfunda şerif olan
  7. يَا مَنْ هُوَ فٖى شَرَفِهٖ عَزٖيزٌ
    Yâ men hüve fî şerefihî 'azîz
    Ey şerefinde izzet sahibi olan
  8. يَا مَنْ هُوَ فٖى عِزَّتِهٖ عَظٖيمٌ
    Yâ men hüve fî 'izzetihî 'azîm
    Ey izzetinde azametli olan
  9. يَا مَنْ هُوَ فٖى عَظَمَتِهٖ مَجٖيدٌ
    Yâ men hüve fî 'azametihî mecîd
    Ey azametinde mecd sahibi olan
  10. يَا مَنْ هُوَ فٖى مَجْدِهٖ حَمٖيدٌ
    Yâ men hüve fî mecdihî hamîd
    Ey yüceliğinde övülen Hamid

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
36. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ خَاضِعٌ لَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in hâdi'un leh
    Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği,
  2. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ كَائِنٌ لَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in kâinün leh
    Ey her şeyin kendisi için var olduğu,
  3. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ مَوْجُودٌ لَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in mevcûdün leh
    Ey her şeyin kendisi için mevcut olduğu,
  4. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ مُنِيبٌ لَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in münîbün leh
    Ey her şeyin kendisine yöneldiği,
  5. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ خَائِفٌ مِنْهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in hâifün minh
    Ey her şeyin kendisinden korktuğu,
  6. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in müsebbihun leh
    Ey her şeyin kendisini tesbih ettiği,
  7. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ قَائِمٌ بِهِ
    Yâ men hüve küllü şey'in kâimün bih
    Ey her şeyin kendisiyle ayakta durduğu (kaim olduğu),
  8. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ خَاشِعٌ لَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in hâşi'un leh
    Ey her şeyin kendisine huşu duyduğu,
  9. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ صَائِرٌ اِلَيْهِ
    Yâ men hüve küllü şey'in sâirun ileyh
    Ey her şeyin kendisine döndüğü,
  10. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ
    Yâ men hüve küllü şey'in hâlikün illâ vecheh
    Ey zatından (yüzünden) başka her şeyin helak olacağı,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
37. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا كَافٖى
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Kâfî
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey kullarına yeten Kâfî
  2. يَا شَافٖى
    Yâ Şâfî
    Ey her türlü derde deva veren Şâfî
  3. يَا وَافٖى
    Yâ Vâfî
    Ey vaadinde duran Vâfî
  4. يَا مُعَافٖى
    Yâ Mu'âfî
    Ey maddi ve manevi dertlere afiyet veren Mu'âfî
  5. يَا عَالٖى
    Yâ 'Âlî
    Ey her şeyiyle yüce olan Âlî
  6. يَا دَاعٖى
    Yâ Dâ'î
    Ey kullarını iyiliğe ve Cennete davet eden Dâ'î
  7. يَا رَاضٖى
    Yâ Râdî
    Ey iyi kullarından hoşnut olan Râdî
  8. يَا قَاضٖى
    Yâ Kâdî
    Ey hikmet ve adaletle hükmeden Kâdî
  9. يَا بَاقٖى
    Yâ Bâkî
    Ey varlığının sonu olmayan Bâkî
  10. يَا هَادٖى
    Yâ Hâdî
    Ey dilediğini doğru yola ulaştıran Hâdî

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
38. BAB
  1. يَا مَنْ لَا مَفَرَّ اِلَّا اِلَيْهِ
    Yâ men lâ meferra illâ ileyh
    Ey kendisinden başka kaçılacak yer olmayan,
  2. يَا مَنْ لَا مَفْزَعَ اِلَّا اِلَيْهِ
    Yâ men lâ mefze'a illâ ileyh
    Ey kendisinden başka sığınılacak merci olmayan,
  3. يَا مَنْ لَا مَلْجَاَ اِلَّا اِلَيْهِ
    Yâ men lâ melcee illâ ileyh
    Ey kendisinden başka iltica edilecek makam olmayan,
  4. يَا مَنْ لَا يُتَوَكَّلُ اِلَّا عَلَيْهِ
    Yâ men lâ yütevekkelü illâ 'aleyh
    Ey kendisinden başkasına tevekkül edilmeyen,
  5. يَا مَنْ لَا مَقْصَدَ اِلَّا اِلَيْهِ
    Yâ men lâ maksade illâ ileyh
    Ey kendisinden başka gaye (maksat) olmayan,
  6. يَا مَنْ لَا مَنْجَاَ اِلَّا اِلَيْهِ
    Yâ men lâ mencee illâ ileyh
    Ey kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan,
  7. يَا مَنْ لَا يُرْغَبُ اِلَّا اِلَيْهِ
    Yâ men lâ yürğabü illâ ileyh
    Ey kendisinden başkasına rağbet edilmeyen,
  8. يَا مَنْ لَا يُعْبَدُ اِلَّا اِيَّاهُ
    Yâ men lâ yu'bedü illâ iyyâh
    Ey kendisinden başkasına ibadet edilmeyen,
  9. يَا مَنْ لَا يُسْتَعَانُ اِلَّا مِنْهُ
    Yâ men lâ yüste'ânü illâ minh
    Ey kendisinden başkasından yardım istenmeyen,
  10. يَا مَنْ لَا حَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِهِ
    Yâ men lâ havle ve lâ kuvvete illâ bih
    Ey kendisinden başka güç ve kuvvet bulunmayan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
39. BAB
  1. يَا خَيْرَ الْمَرْهُوبٖينَ
    Yâ hayra'l-merhûbîn
    Ey kendisine kaçılanların en hayırlısı
  2. يَا خَيْرَ الْمَطْلُوبٖينَ
    Yâ hayra'l-matlûbîn
    Ey matlubların en hayırlısı
  3. يَا خَيْرَ الْمَرْغُوبٖينَ
    Yâ hayra'l-merğûbîn
    Ey rağbet edilenlerin en hayırlısı
  4. يَا خَيْرَ الْمَسْئُولٖينَ
    Yâ hayra'l-mes'ûlîn
    Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı
  5. يَا خَيْرَ الْمَقْصُودٖينَ
    Yâ hayra'l-maksûdîn
    Ey maksud olanların en hayırlısı
  6. يَا خَيْرَ الْمَذْكُورٖينَ
    Yâ hayra'l-mezkûrîn
    Ey zikredilenlerin en hayırlısı
  7. يَا خَيْرَ الْمَشْكُورٖينَ
    Yâ hayra'l-meşkûrîn
    Ey şükredilenlerin en hayırlısı
  8. يَا خَيْرَ الْمَحْبُوبٖينَ
    Yâ hayra'l-mahbûbîn
    Ey sevilenlerin en hayırlısı
  9. يَا خَيْرَ الْمُنْزِلٖينَ
    Yâ hayra'l-münzilîn
    Ey indirenlerin en hayırlısı
  10. يَا خَيْرَ الْمُسْتَاْنِسٖينَ
    Yâ hayra'l-müste'nisîn
    Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
40. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ خَلَقَ فَسَوّٰى
    Yâ men hüve haleka fesevvâ
    Ey yaratıp (her şeye) nizam veren,
  2. يَا مَنْ هُوَ قَدَّرَ فَهَدٰى
    Yâ men hüve kaddera fehedâ
    Ey takdir edip hedefe yönelten,
  3. يَا مَنْ هُوَ يَكْشِفُ الْبَلْوٰى
    Yâ men hüve yekşifü'l-belvâ
    Ey belayı kaldıran,
  4. يَا مَنْ هُوَ يَسْمَعُ النَّجْوٰى
    Yâ men hüve yesme'u'n-necvâ
    Ey gizli yakarışı işiten,
  5. يَا مَنْ هُوَ يُنْقِذُ الْغَرْقٰى
    Yâ men hüve yünkızü'l-ğarkâ
    Ey boğulanları kurtaran,
  6. يَا مَنْ هُوَ يُنْجِي الْهَلْكٰى
    Yâ men hüve yüncî'l-helkâ
    Ey helak olanları kurtaran,
  7. يَا مَنْ هُوَ يَشْفِي الْمَرْضٰى
    Yâ men hüve yeşfî'l-merdâ
    Ey hastalara şifa veren,
  8. يَا مَنْ هُوَ اَمَاتَ وَ اَحْيَا
    Yâ men hüve emâte ve ahyâ
    Ey öldüren ve dirilten,
  9. يَا مَنْ هُوَ اَضْحَكَ وَ اَبْكٰى
    Yâ men hüve adhake ve ebkâ
    Ey güldüren ve ağlatan,
  10. يَا مَنْ هُوَ اَضَلَّ وَ اَهْدٰى
    Yâ men hüve adalle ve ehdâ
    Ey dilediğini saptıran ve dilediğini hidayete erdiren,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)

41-50

41. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا غَافِرُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Gâfir
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gâfir
  2. يَا سَاتِرُ
    Yâ Sâtir
    Ey ayıp ve kusurları örten Sâtir
  3. يَا قَاهِرُ
    Yâ Kâhir
    Ey düşmanlarını mağlup eden Kâhir
  4. يَا قَادِرُ
    Yâ Kâdir
    Ey her şeye gücü yeten Kâdir
  5. يَا نَاظِرُ
    Yâ Nâzır
    Ey bütün mahlûkatının hallerini gören Nâzır
  6. يَا فَاطِرُ
    Yâ Fâtır
    Ey bütün mahlûkatı yoktan var eden Fâtır
  7. يَا شَاكِرُ
    Yâ Şâkir
    Ey kendine yapılan ibâdet ve şükürlere bol mükâfat veren Şâkir
  8. يَا ذَاكِرُ
    Zâkir
    Ey kendisini zikredenleri yâd eden Zâkir
  9. يَا نَاصِرُ
    Yâ Nâsır
    Ey dostlarına yardım eden Nâsır
  10. يَا جَابِرُ
    Yâ Câbir
    Ey dilediğini zorla yaptıran Câbir

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
42. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ فِى الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ سَبِيلُهُ
    Yâ men hüve fi'l-berri ve'l-bahri sebîlüh
    Ey karada ve denizde yolu olan
  2. يَا مَنْ هُوَ فِى الْاٰفَاقِ اٰيَاتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-âfâkı âyâtüh
    Ey dış âlemde âyetleri bulunan
  3. يَا مَنْ هُوَ فِى الْاٰيَاتِ بُرْهَانُهُ
    Yâ men hüve fi'l-âyâti bürhânüh
    Ey âyetlerinde delili olan
  4. يَا مَنْ هُوَ فِى الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-memâti kudretüh
    Ey ölümlerde kudreti tecellî eden
  5. يَا مَنْ هُوَ فِى الْقُبُورِ عِزَّتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-kubûri 'izzetüh
    Ey kabirlerde izzeti olan
  6. يَا مَنْ هُوَ فِى الْقِيَامَةِ مِلْكَتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-kıyâmeti milketüh
    Ey Kıyâmette saltanatı olan
  7. يَا مَنْ هُوَ فِى الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-hisâbi heybetüh
    Ey hesapta heybeti olan
  8. يَا مَنْ هُوَ فِى الْمِيزَانِ قَضَٓائُهُ
    Yâ men hüve fi'l-mîzâni kadâüh
    Ey Mîzanda hükmü olan
  9. يَا مَنْ هُوَ فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-cenneti rahmetüh
    Ey Cennette rahmeti olan
  10. يَا مَنْ هُوَ فِى النَّارِ عَذَابُهُ
    Yâ men hüve fi'n-nâri 'azâbüh
    Ey ateşte azabı olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
43. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخَائِفُونَ
    Yâ men hüve ileyhi yehrabü'l-hâifûn
    Ey korkanların kendisine kaçtığı,
  2. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ
    Yâ men hüve ileyhi yefze'u'l-müznibûn
    Ey günahkarların kendisine sığındığı,
  3. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُنٖيبُونَ
    Yâ men hüve ileyhi yaksıdü'l-münîbûn
    Ey yönelenlerin (tövbekarların) kendisini amaçladığı,
  4. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَلْجَاُ الْعَاصُونَ
    Yâ men hüve ileyhi yelceü'l-'âsûn
    Ey isyankarların kendisine iltica ettiği (sığındığı),
  5. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ
    Yâ men hüve ileyhi yerğabü'z-zâhidûn
    Ey zahitlerin kendisine rağbet ettiği,
  6. يَا مَنْ هُوَ فٖيهِ يَطْمَعُ الْخَاطِؤُنَ
    Yâ men hüve fîhi yatme'u'l-hâtiûn
    Ey hata edenlerin kendisine ümit beslediği (tamah ettiği),
  7. يَا مَنْ هُوَ يَسْتَاْنِسُ بِهِ الْمُرٖيدُونَ
    Yâ men hüve yeste'nisü bihi'l-mürîdûn
    Ey arzulayanların kendisiyle ünsiyet (huzur) bulduğu,
  8. يَا مَنْ هُوَ يَفْتَخِرُ بِهِ الْمُحْسِنُونَ
    Yâ men hüve yeftehiru bihi'l-muhsinûn
    Ey iyilik edenlerin kendisiyle iftihar ettiği (övündüğü),
  9. يَا مَنْ هُوَ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ
    Yâ men hüve 'aleyhi yetevekkelü'l-mütevekkilûn
    Ey tevekkül edenlerin kendisine güvenip dayandığı,
  10. يَا مَنْ هُوَ يَسْكُنُ بِهِ الْمُوقِنُونَ
    Yâ men hüve yeskünü bihi'l-mûkınûn
    Ey yakîn sahiplerinin kendisiyle sükûnet bulduğu,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
44. BAB
  1. يَا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَرٖيبٍ
    Yâ Akrabü min külli karîb
    Ey her yakından daha yakın olan,
  2. يَا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَبٖيبٍ
    Yâ Ehabbü min külli habîb
    Ey her sevgiliden daha sevgili olan,
  3. يَا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظٖيمٍ
    Yâ A'zamü min külli 'azîm
    Ey her büyükten daha büyük olan (Azîm),
  4. يَا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَزٖيزٍ
    Yâ E'azzü min külli 'azîz
    Ey her izzet sahibinden daha aziz olan,
  5. يَا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِيٍّ
    Yâ Akvâ min külli kaviyy
    Ey her güçlüden daha güçlü olan,
  6. يَا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِيٍّ
    Yâ Ağnâ min külli ğaniyy
    Ey her zenginden daha zengin olan,
  7. يَا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ
    Yâ Ecvedü min külli cevâd
    Ey her cömertten daha cömert olan,
  8. يَا اَرْاَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُ۫فٍ
    Yâ Er'afü min külli raûf
    Ey her şefkatliden daha şefkatli olan,
  9. يَا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَحٖيمٍ
    Yâ Erhamü min külli rahîm
    Ey her merhametliden daha merhametli olan (Rahîm),
  10. يَا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَلٖيلٍ
    Yâ Ecellü min külli celîl
    Ey her yüceden daha yüce olan (Celîl),

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
45. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا قَرِيبُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Karîb
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey her şeye her şeyden daha yakın olan Karîb
  2. يَا رَقِيبُ
    Yâ Rakîb
    Ey bütün mahlûkatını gözetleyen Rakîb
  3. يَا حَبِيبُ
    Yâ Habîb
    Ey müminlerin sevgilisi olan Habîb
  4. يَا مُجِيبُ
    Yâ Mücîb
    Ey kullarının dualarına cevap veren Mücîb
  5. يَا حَسِيبُ
    Yâ Hasîb
    Ey kullarının bütün fiillerinin hesabını gören Hasîb
  6. يَا طَبِيبُ
    Yâ Tabîb
    Ey bütün dertlere deva veren Tabîb
  7. يَا بَصِيرُ
    Yâ Basîr
    Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basîr
  8. يَا خَبِيرُ
    Yâ Habîr
    Ey her şeyden haberdar olan Habîr
  9. يَا مُنِيرُ
    Yâ Münîr
    Ey her şeyi nuruyla aydınlatan Münîr
  10. يَا مُبِينُ
    Yâ Mübîn
    Ey kullarına gerekli her şeyi açıklayan Mübîn

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
46. BAB
  1. يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ
    Yâ ğâliben ğayra mağlûb
    Ey mağlup olmayan Gâlib
  2. يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ
    Yâ sâni'an ğayra masnû'
    Ey yaratılmayan Sâni
  3. يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ
    Yâ hâlikan ğayra mahlûk
    Ey yaratılmayan Hâlik
  4. يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ
    Yâ mâliken ğayra memlûk
    Ey sahip olunamayan Mâlik
  5. يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ
    Yâ kâhiren ğayra makhûr
    Ey boyun eğdirilemeyen Kâhir
  6. يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ
    Yâ râfi'an ğayra merfû'
    Ey yükseltilmeye muhtaç olmayan Râfi
  7. يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ
    Yâ hâfızan ğayra mahfûz
    Ey korunmaya muhtaç olmayan Hâfız
  8. يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ
    Yâ nâsıran ğayra mensûr
    Ey yardıma muhtaç olmayan Nâsır
  9. يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ
    Yâ şâhiden ğayra ğâib
    Ey hiçbir zaman kaybolmayan Şâhid
  10. يَا قَرِيبًا غَيْرَ بَعِيدٍ
    Yâ karîben ğayra ba'îd
    Ey hiçbir şeye uzak olmayan Karîb

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
47. BAB
  1. يَا نُورَ النُّورِ
    Yâ nûra'n-nûr
    Ey nurların nuru,
  2. يَا مُنَوِّرَ النُّورِ
    Yâ münevvira'n-nûr
    Ey nuru nurlandıran,
  3. يَا مُصَوِّرَ النُّورِ
    Yâ musavvira'n-nûr
    Ey nura suret (şekil) veren,
  4. يَا خَالِقَ النُّورِ
    Yâ hâlika'n-nûr
    Ey nuru yaratan,
  5. يَا مُقَدِّرَ النُّورِ
    Yâ mükaddira'n-nûr
    Ey nuru takdir eden (ölçüsünü belirleyen),
  6. يَا مُدَبِّرَ النُّورِ
    Yâ müdebbira'n-nûr
    Ey nuru idare eden (yöneten),
  7. يَا نُورًا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ
    Yâ nûran kable külli nûr
    Ey her nurdan evvel olan nur,
  8. يَا نُورًا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ
    Yâ nûran ba'de külli nûr
    Ey her nurdan sonra da var olan nur,
  9. يَا نُورًا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ
    Yâ nûran fevka külli nûr
    Ey her nurun üstünde olan nur,
  10. يَا نُورًا لَيْسَ مِثْلَهُ نُورٌ
    Yâ nûran leyse mislehû nûr
    Ey hiçbir nurun kendisine benzemediği (misli olmayan) nur,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
48. BAB
  1. يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَرِيفٌ
    Yâ men 'atâühû şerîf
    Ey bağış ve ihsanı şerefli olan
  2. يَا مَنْ فِعْلُهُ لَطِيفٌ
    Yâ men fi'lühû latîf
    Ey fiili latif ve ince olan
  3. يَا مَنْ لُطْفُهُ مُقِيمٌ
    Yâ men lütfuhû mükîm
    Ey lütfu daimî olan
  4. يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَدِيمٌ
    Yâ men ihsânühû kadîm
    Ey ihsanı ezelî olan
  5. يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ
    Yâ men kavlühû hakk
    Ey sözü hak olan
  6. يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ
    Yâ men va'dühû sıdk
    Ey vaadi doğru olan
  7. يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ
    Yâ men 'afvühû fadl
    Ey affı büyük bir lütuf olan
  8. يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ
    Yâ men 'azâbühû 'adl
    Ey azabı adalet olan
  9. يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ
    Yâ men zikruhû hulv
    Ey zikri tatlı olan
  10. يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذِيذٌ
    Yâ men ünsühû lezîz
    Ey dostluğu lezzetli olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
49. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُنَوِّلُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Münevvil
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey kullarına nimet ihsan eden Münevvil
  2. يَا مُفَصِّلُ
    Yâ Mufassil
    Ey bütün müşkilleri halleden ve hak ile batılın arasını ayıran Mufassil
  3. يَا مُبَدِّلُ
    Yâ Mübeddil
    Ey istediğini istediği şekilde değiştiren Mübeddil
  4. يَا مُسَهِّلُ
    Yâ Müsehhil
    Ey zorlukları kolaylaştıran Müsehhil
  5. يَا مُذَلِّلُ
    Yâ Müzellil
    Ey istediğini zelil kılan ve mahlûkatına boyun eğdiren Müzellil
  6. يَا مُنَزِّلُ
    Yâ Münezzil
    Ey kitaplar ve bereketler indiren, dilediğinin rütbesini alçaltan Münezzil
  7. يَا مُحَوِّلُ
    Yâ Mühavvil
    Ey kâinatta bütün işleri döndüren ve kullarını halden hale sevkeden Mühavvil
  8. يَا مُجَمِّلُ
    Yâ Mücemmil
    Ey her şeyi münasip şekilde güzelleştiren Mücemmil
  9. يَا مُكَمِّلُ
    Yâ Mükemmil
    Ey her şeyi kemale erdiren Mükemmil
  10. يَا مُفَضِّلُ
    Yâ Müfaddil
    Ey istediğini istediğine üstün kılan Müfaddil

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
50. BAB
  1. يَا مَنْ يَرٰى وَ لَا يُرٰى
    Yâ men yerâ ve lâ yürâ
    Ey gören fakat görülmeyen,
  2. يَا مَنْ يَخْلُقُ وَ لَا يُخْلَقُ
    Yâ men yahlüku ve lâ yuhlak
    Ey yaratan fakat yaratılmayan,
  3. يَا مَنْ يَهْدٖى وَ لَا يُهْدٰى
    Yâ men yehdî ve lâ yühdâ
    Ey hidayete erdiren fakat hidayete muhtaç olmayan,
  4. يَا مَنْ يُحْيٖى وَ لَا يُحْيٰى
    Yâ men yuhyî ve lâ yuhyâ
    Ey hayat veren fakat hayat verilmeye muhtaç olmayan,
  5. يَا مَنْ يُطْعِمُ وَ لَا يُطْعَمُ
    Yâ men yut'imü ve lâ yut'am
    Ey doyuran fakat doyurulmayan (beslenmeye muhtaç olmayan),
  6. يَا مَنْ يُجٖيرُ وَ لَا يُجَارُ
    Yâ men yücîrü ve lâ yücâr
    Ey koruyan fakat korunmaya muhtaç olmayan,
  7. يَا مَنْ يَقْضٖى وَ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِ
    Yâ men yakdî ve lâ yukdâ 'aleyh
    Ey hükmeden fakat aleyhinde hüküm verilmeyen,
  8. يَا مَنْ يَحْكُمُ وَ لَا يُحْكَمُ عَلَيْهِ
    Yâ men yahkümü ve lâ yuhkemü 'aleyh
    Ey karar veren (yargılayan) fakat aleyhinde yargıya varılamayan,
  9. يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَ لَمْ يُولَدْ
    Yâ men lem yelid ve lem yûled
    Ey doğurmayan ve doğurulmayan,
  10. وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ
    Ve lem yekün lehû küfüven ehad
    Ve hiçbir şey kendisine denk olmayan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)

51-60

51. BAB
  1. يَا نِعْمَ الْحَبٖيبُ
    Yâ Ni'me'l-habîb
    Ey en güzel Sevgili
  2. يَا نِعْمَ الطَّبٖيبُ
    Yâ Ni'me't-tabîb
    Ey en güzel Tabip
  3. يَا نِعْمَ الْحَسٖيبُ
    Yâ Ni'me'l-hasîb
    Ey en güzel hesap gören
  4. يَا نِعْمَ الْقَرٖيبُ
    Yâ Ni'me'l-karîb
    Ey en güzel Yakın
  5. يَا نِعْمَ الرَّقٖيبُ
    Yâ Ni'me'r-rakîb
    Ey en güzel Gözetleyici
  6. يَا نِعْمَ الْمُجٖيبُ
    Yâ Ni'me'l-mucîb
    Ey en güzel Cevap Veren
  7. يَا نِعْمَ الْاَنٖيسُ
    Yâ Ni'me'l-enîs
    Ey en güzel Dost
  8. يَا نِعْمَ الْوَكٖيلُ
    Yâ Ni'me'l-vekîl
    Ey en güzel Vekîl
  9. يَا نِعْمَ الْمَوْلٰى
    Yâ Ni'me'l-mevlâ
    Ey en güzel Efendi
  10. يَا نِعْمَ النَّصٖيرُ
    Yâ Ni'me'n-nasîr
    Ey en güzel Yardımcı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
52. BAB
  1. يَا سُرُورَ الْعَارِفٖينَ
    Yâ Sürûra'l-'ârifîn
    Ey kendisini tanıyanların sevinci
  2. يَٓا اَنٖيسَ الْمُرٖيدٖينَ
    Yâ Enîse'l-mürîdîn
    Ey kendisini arzulayanların dostu
  3. يَا مُغٖيثَ الْمُشْتَاقٖينَ
    Yâ Muğîse'l-müştâkîn
    Ey kendisine müştak olanların imdadına koşan
  4. يَا حَبٖيبَ التَّوَّابٖينَ
    Yâ Habîbe't-tevvâbîn
    Ey tövbekârların sevgilisi
  5. يَا رَازِقَ الْمُقِلّٖينَ
    Yâ Râzıka'l-mukıllîn
    Ey ihtiyaç sahiplerine rızık veren
  6. يَا رَجَٓاءَ الْمُذْنِبٖينَ
    Yâ Racâe'l-müznibîn
    Ey günahkârların ümidi
  7. يَا كَاشِفَ الْمَكْرُوبٖينَ
    Yâ Kâşife'l-mekrûbîn
    Ey sıkıntıda olanların ferahlatıcısı
  8. يَا مُنَفِّسًا عَنِ الْمَغْمُومٖينَ
    Yâ Müneffisen 'ani'l-mağmûmîn
    Ey gamlılara nefes aldıran
  9. يَا مُفَرِّجًا عَنِ الْمَحْزُونٖينَ
    Yâ Müferricen 'ani'l-mahzûnîn
    Ey mahzunlara kurtuluş yolu gösteren
  10. يَا اِلٰهَ الْاَوَّلٖينَ وَ الْاٰخِرٖينَ
    Yâ İlâhe'l-evvelîne ve'l-âhırîn
    Ey evvelkilerin ve sonrakilerin ilâhı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
53. BAB
  1. يَا رَبَّ الْجَنَّةِ وَ النَّارِ
    Yâ Rabbe'l-cenneti ve'n-nâr
    Ey cennet ve cehennemin Rabbi,
  2. يَا رَبَّ النَّبِيّٖينَ وَ الْاَخْيَارِ
    Yâ Rabbe'n-nebiyyîne ve'l-ahyâr
    Ey peygamberlerin ve hayırlıların Rabbi,
  3. يَا رَبَّ الصِّدّٖيقٖينَ وَ الْاَبْرَارِ
    Yâ Rabbe's-sıddîkîne ve'l-ebrâr
    Ey sıddıkların ve iyilerin Rabbi,
  4. يَا رَبَّ الصِّغَارِ وَ الْكِبَارِ
    Yâ Rabbe's-sığâri ve'l-kibâr
    Ey küçüklerin ve büyüklerin Rabbi,
  5. يَا رَبَّ الْحُبُوبِ وَ الْاَثْمَارِ
    Yâ Rabbe'l-hubûbi ve'l-esmâr
    Ey tohumların (tanelerin) ve meyvelerin Rabbi,
  6. يَا رَبَّ الْاَنْهَارِ وَ الْاَشْجَارِ
    Yâ Rabbe'l-enhâri ve'l-eşcâr
    Ey nehirlerin ve ağaçların Rabbi,
  7. يَا رَبَّ الصَّحَارٰى وَ الْقِفَارِ
    Yâ Rabbe's-sahârâ ve'l-kıfâr
    Ey çöllerin ve ıssız arazilerin Rabbi,
  8. يَا رَبَّ الْعَبٖيدِ وَ الْاَحْرَارِ
    Yâ Rabbe'l-'abîdi ve'l-ahrâr
    Ey kölelerin ve hürlerin Rabbi,
  9. يَا رَبَّ الْاِعْلَانِ وَ الْاِسْرَارِ
    Yâ Rabbe'l-i'lâni ve'l-isrâr
    Ey açığın ve gizlinin Rabbi,
  10. يَا رَبَّ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ
    Yâ Rabbe'l-leyli ve'n-nehâr
    Ey gece ve gündüzün Rabbi,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
54. BAB
  1. يَا مَنْ لَحِقَ فٖى كُلِّ شَيْءٍ عِلْمُهُ
    Yâ men lahıka fî külli şey'in 'ılmüh
    Ey ilmi her şeye ulaşan
  2. يَا مَنْ نَفَذَ بِكُلِّ شَيْءٍ بَصَرُهُ
    Yâ men nefeze bikülli şey'in basaruh
    Ey basarı her şeye nüfûz eden
  3. يَا مَنْ بَلَغَتْ اِلٰى كُلِّ شَيْءٍ قُدْرَتُهُ
    Yâ men belağat ilâ külli şey'in kudretüh
    Ey kudreti her şeye bâliğ olan
  4. يَا مَنْ لَا يُحْصِي الْعِبَادُ نَعْمَٓاءَهُ
    Yâ men lâ yuhsî'l-'ibâdü na'mâeh
    Ey nîmetleri sayılamayan
  5. يَا مَنْ لَا تَبْلُغُ الْخَلَٓائِقُ شُكْرَهُ
    Yâ men lâ tebluğu'l-halâiku şükrah
    Ey mahlûkatın gerçek şükrüne erişemediği
  6. يَا مَنْ لَا تُدْرِكُ الْاَفْهَامُ جَلَالَهُ
    Yâ men lâ tüdrikü'l-efhâmü celâleh
    Ey zihinlerin, yüceliğini idrak edemediği
  7. يَا مَنْ لَا تَنَالُ الْاَوْهَامُ كُنْهَهُ
    Yâ men lâ tenâlü'l-evhâmü künheh
    Ey hayallerin, hakîkatine erişemediği
  8. يَا مَنِ الْعَظَمَةُ وَ الْكِبْرِيَٓاءُ رِدَٓاؤُهُ
    Yâ meni'l-'azametü ve'l-kibriyâü rıdâüh
    Ey azamet ve kibriyâ örtüsü olan
  9. يَا مَنِ الْهَيْبَةُ وَ السُّلْطَانُ بَهَٓاؤُهُ
    Yâ meni'l-heybetü ve's-sultânü behâüh
    Ey heybet ve saltanat güzelliği olan
  10. يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِالْعِزِّ بَقَٓاؤُهُ
    Yâ men te'azzeze bi'l-'ızzi bekâüh
    Ey bekası izzetle izzetlenen

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
55. BAB
  1. يَا مَنْ لَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى
    Yâ men lehü'l-meselü'l-a'lâ
    Ey en yüce misaller kendisine ait olan
  2. يَا مَنْ لَهُ الصِّفَاتُ الْعُلٰى
    Yâ men lehü's-sıfâtü'l-'ulâ
    Ey en yüce sıfatlar kendisine ait olan
  3. يَا مَنْ لَهُ الْاٰخِرَةُ وَ الْاُولٰى
    Yâ men lehü'l-âhıratü ve'l-ûlâ
    Ey ahiret ve dünya kendisine ait olan
  4. يَا مَنْ لَهُ الْجَنَّةُ الْمَاْوٰى
    Yâ men lehü'l-cennetü'l-me'vâ
    Ey Cennetü'l-Me'vâ'nın sahibi
  5. يَا مَنْ لَهُ النَّارُ وَ اللَّظٰى
    Yâ men lehü'n-nâru ve'l-lezâ
    Ey Cehennem ve ateşin sahibi
  6. يَا مَنْ لَهُ الْاٰیَاتُ الْكُبْرٰى
    Yâ men lehü'l-âyâtü'l-kübrâ
    Ey en büyük âyetler sahibi
  7. يَا مَنْ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى
    Yâ men lehü'l-esmâü'l-hüsnâ
    Ey en güzel isimler sahibi
  8. يَا مَنْ لَهُ الْحُكْمُ وَ الْقَضَٓاءُ
    Yâ men lehü'l-hukmü ve'l-kadâ
    Ey hüküm ve kaza sahibi
  9. يَا مَنْ لَهُ السَّمٰوَاتُ الْعُلٰى
    Yâ men lehü's-semâvâtü'l-'ulâ
    Ey yüce göklerin sahibi
  10. يَا مَنْ لَهُ الْعَرْشُ وَ الثَّرٰى
    Yâ men lehü'l-'arşu ve's-serâ
    Ey arş ve yerin sahibi

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
56. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا عَفُوُّ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ 'Afüvv
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey kullarını çok çok affeden Afüvv
  2. يَا غَفُورُ
    Yâ Ğafûr
    Ey kullarının günahlarını bağışlayan Gafûr
  3. يَا وَدُودُ
    Yâ Vedûd
    Ey itaatkâr kullarını çok seven Vedûd
  4. يَا شَكُورُ
    Yâ Şekûr
    Ey rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan Şekûr
  5. يَا صَبُورُ
    Yâ Sabûr
    Ey âsileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden Sabûr
  6. يَا رَؤُفُ
    Yâ Raûf
    Ey kullarına çok şefkat edip esirgeyen Raûf
  7. يَا عَطُوفُ
    Yâ 'Atûf
    Ey kullarına karşı pek merhametli olan Atûf
  8. يَا قُدُّوسُ
    Yâ Kuddûs
    Ey bütün mahlûkatı maddi ve manevi kirlerden arındıran Kuddûs
  9. يَا حَىُّ
    Yâ Hayy
    Ey gerçek hayat sahibi olan Hayy
  10. يَا قَيُّومُ
    Yâ Kayyûm
    Ey gökleri, yeri ve bütün mahlûkatı ayakta tutan Kayyûm

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)
57. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ فِى السَّمَاءِ عَظَمَتُهُ
    Yâ men hüve fi's-semâi 'azametüh
    Ey azameti göklerde olan,
  2. يَا مَنْ هُوَ فِى الْأَرْضِ اَيَاتُهُ
    Yâ men hüve fi'l-ardı âyâtüh
    Ey ayetleri (delilleri) yeryüzünde olan,
  3. يَا مَنْ هُوَ فِى كُلِّ شَيْءٍ دَلَائِلُهُ
    Yâ men hüve fî külli şey'in delâilüh
    Ey delilleri her şeyde olan,
  4. يَا مَنْ هُوَ فِى الْبِحَارِ عَجَائِبُهُ
    Yâ men hüve fi'l-bihâri 'acâibüh
    Ey acayip (harika) sanatları denizlerde olan,
  5. يَا مَنْ يَبْدَؤُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ
    Yâ men yebdeü'l-halka sümme yu'îdüh
    Ey mahlukatı ilk baştan yaratan, sonra onu tekrar dirilten,
  6. يَا مَنْ هُوَ فِى الْجِبَالِ خَزَائِنُهُ
    Yâ men hüve fi'l-cibâli hazâinüh
    Ey hazineleri dağlarda olan,
  7. يَا مَنْ اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ
    Yâ men ahsene külle şey'in halekah
    Ey yarattığı her şeyi en güzel yapan,
  8. يَا مَنْ اِلَيْهِ يُرْجَعُ الْأَمْرُ كُلُّهُ
    Yâ men ileyhi yürce'u'l-emru küllüh
    Ey bütün işler kendisine döndürülen,
  9. يَا مَنْ ظَهَرَ فِى كُلِّ شَيْءٍ لُطْفُهُ
    Yâ men zahera fî külli şey'in lütfüh
    Ey lütfu her şeyde açıkça görünen (zahir olan),
  10. يَا مَنْ يُعَرِّفُ الْخَلَائِقَ قُدْرَتَهُ
    Yâ men yu'arrifü'l-halâika kudreteh
    Ey kudretini mahlukata tanıtan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
58. BAB
  1. يَا حَبٖيبَ مَنْ لَا حَبٖيبَ لَهُ
    Yâ habîbe men lâ habîbe leh
    Ey sevgilisi olmayanların sevgilisi,
  2. يَا طَبٖيبَ مَنْ لَا طَبٖيبَ لَهُ
    Yâ tabîbe men lâ tabîbe leh
    Ey tabibi (doktoru) olmayanların tabibi,
  3. يَا مُجٖيبَ مَنْ لَا مُجٖيبَ لَهُ
    Yâ mücîbe men lâ mücîbe leh
    Ey duasına icabet edecek kimsesi olmayanların duasına icabet eden,
  4. يَا شَفٖيقَ مَنْ لَا شَفٖيقَ لَهُ
    Yâ şefîka men lâ şefîka leh
    Ey şefkat edeni olmayanların şefkatlisi,
  5. يَا رَفٖيقَ مَنْ لَا رَفٖيقَ لَهُ
    Yâ rafîka men lâ rafîka leh
    Ey yoldaşı (refakatçisi) olmayanların yoldaşı,
  6. يَا شَفٖيعَ مَنْ لَا شَفٖيعَ لَهُ
    Yâ şefî'a men lâ şefî'a leh
    Ey şefaatçisi olmayanların şefaatçisi,
  7. يَا مُغٖيثَ مَنْ لَا مُغٖيثَ لَهُ
    Yâ muğîse men lâ muğîse leh
    Ey imdadına koşacak kimsesi olmayanların imdadına koşan,
  8. يَا دَلٖيلَ مَنْ لَا دَلٖيلَ لَهُ
    Yâ delîle men lâ delîle leh
    Ey yol göstericisi olmayanların yol göstericisi,
  9. يَا قَٓائِدَ مَنْ لَا قَٓائِدَ لَهُ
    Yâ kâide men lâ kâide leh
    Ey rehberi (kılavuzu) olmayanların rehberi,
  10. يَا رَاحِمَ مَنْ لَا رَاحِمَ لَهُ
    Yâ râhime men lâ râhime leh
    Ey merhamet edeni olmayanların merhametlisi,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
59. BAB
  1. يَا كَافِىَ مَنِ اسْتَكْفَاهُ
    Yâ kâfiye menistekfâh
    Ey kendisine yetmesini isteyenlere yeten (kâfi gelen),
  2. يَا هَادِىَ مَنِ اسْتَهْدَاهُ
    Yâ hâdiye menistehdâh
    Ey kendisinden hidayet isteyenleri hidayete erdiren,
  3. يَا كَالِىَ مَنِ اسْتَكْلَاهُ
    Yâ kâliye menisteklâh
    Ey kendisinden koruma isteyenleri koruyan,
  4. يَا دَاعِىَ مَنِ اسْتَدْعَاهُ
    Yâ dâ'iye menisted'âh
    Ey kendisini çağıranları davet eden (yardımına koşan),
  5. يَا شَافِىَ مَنِ اسْتَشْفَاهُ
    Yâ şâfiye menisteşfâh
    Ey kendisinden şifa isteyenlere şifa veren,
  6. يَا قَاضِىَ مَنِ اسْتَقْضَاهُ
    Yâ kâdiye menistekdâh
    Ey hacetinin giderilmesini isteyenlerin hacetini yerine getiren (kaza eden),
  7. يَا مُغْنِىَ مَنِ اسْتَغْنَاهُ
    Yâ muğniye menisteğnâh
    Ey kendisinden zenginlik isteyenleri zenginleştiren,
  8. يَا مُوفِىَ مَنِ اسْتَوْفَاهُ
    Yâ mûfiye menistevfâh
    Ey kendisinden sözünü yerine getirmesini (vefa) isteyenlere vefa eden,
  9. يَا مُقَوِّىَ مَنِ اسْتَقْوَاهُ
    Yâ mukavviye menistekvâh
    Ey kendisinden güç ve kuvvet isteyenleri kuvvetlendiren,
  10. يَا وَلِىَّ مَنِ اسْتَوْلَاهُ
    Yâ veliyye menistevlâh
    Ey kendisinden dostluk (velayet) isteyenlerin dostu olan,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emânü'l-emân ecirnâ mine'n-nâr.

(Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Eman diliyoruz, bize eman ver! Bizi cehennem ateşinden koru!)
60. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَٓا اَوَّلُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Evvel
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey her şeyden önce olan Evvel
  2. يَٓا اٰخِرُ
    Yâ Âhir
    Ey her şeyden sonra da var olan Âhır
  3. يَا ظَاهِرُ
    Zâhir
    Ey varlığı her şeyden apaçık olan Zâhir
  4. يَا بَاطِنُ
    Yâ Bâtın
    Ey her şeyin içyüzünü bilen ve zâtı gizli olan Bâtın
  5. يَا خَالِقُ
    Yâ Hâlık
    Ey her şeyi yoktan var eden Hâlık
  6. يَا رَازِقُ
    Yâ Râzık
    Ey her şeyi rızıklandıran Râzık
  7. يَا صَادِقُ
    Yâ Sâdık
    Ey sözünde en doğru olan Sâdık
  8. يَا سَابِقُ
    Yâ Sâbık
    Ey her şeyden önce mevcut olan Sâbık
  9. يَا سَٓائِقُ
    Yâ Sâik
    Ey her şeyi mukadder hedefine sevk eden Sâik
  10. يَا فَالِقُ
    Yâ Fâlık
    Ey tohumları ve çekirdekleri yarıp çıkaran Fâlik

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân ecirnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından koru.)

61-70

61. BAB
  1. يَا مَنْ يُقَلِّبُ الَّيْلَ وَ النَّهَارَ
    Yâ men yükallibü'l-leyle ve'n-nehâr
    Ey gece ve gündüzü peş peşe değiştiren
  2. يَا مَنْ خَلَقَ الظُّلُمَاتِ وَ النُّورَ
    Yâ men halaka'z-zulümâti ve'n-nûr
    Ey karanlıkları ve nûru yaratan
  3. يَا مَنْ جَعَلَ الظِّلَّ وَ الْحَرُورَ
    Yâ men ce'ale'z-zılle ve'l-harûr
    Ey gölgeleri ve harâreti meydana getiren
  4. يَا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَ الْقَمَرَ
    Yâ men sehhara'ş-şemse ve'l-kamer
    Ey güneş ve aya boyun eğdiren
  5. يَا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَ الْحَيٰوةَ
    Yâ men halaka'l-mevte ve'l-hayâh
    Ey ölümü ve hayatı yaratan
  6. يَا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَ الْاَمْرُ
    Yâ men lehü'l-halku ve'l-emr
    Ey yaratmak ve emretmek kendisine ait olan
  7. يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا
    Yâ men lem yettehız sâhıbeten velâ veledâ
    Ey eş ve evlât edinmeyen
  8. يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ شَرٖيكٌ فِى الْمُلْكِ
    Yâ men lem yekün lehû şerîkün fi'l-mülk
    Ey mülkünde hiçbir şerîki olmayan
  9. يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ
    Yâ men lem yekün lehû veliyyün mine'z-züll
    Ey zilletten münezzeh olduğu için dosta ihtiyacı olmayan
  10. يَا مَنْ لَهُ الْحَوْلُ وَ الْقُوَّةُ
    Yâ men lehü'l-havlü ve'l-kuvveh
    Ey havl ve kuvvet kendisine ait olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
62. BAB
  1. يَا مَنْ يَعْلَمُ مُرَادَ الْمُرٖيدٖينَ
    Yâ men ya'lemü murâde'l-mürîdîn
    Ey kendisini arzulayanların muradını bilen
  2. يَا مَنْ يَمْلِكُ حَوَٓائِجَ السَّٓائِلٖينَ
    Yâ men yemlikü havâice's-sâilîn
    Ey kendisinden dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahip olan
  3. يَا مَنْ يَسْمَعُ اَنٖينَ الْوَالِهٖينَ
    Yâ men yesme'u enîne'l-vâlihîn
    Ey üzüntüsünden kendinden geçenlerin inlemelerini işiten
  4. يَا مَنْ يَرٰى بُكَٓاءَ الْخَٓائِفٖينَ
    Yâ men yerâ bükâe'l-hâifîn
    Ey kendisinden korkarak ağlayanların ağlayışını gören
  5. يَا مَنْ يَعْلَمُ ضَمٖيرَ الصَّامِتٖينَ
    Yâ men ya'lemü damîra's-sâmitîn
    Ey suskunların içinden geçenleri bilen
  6. يَا مَنْ يَرٰى نَدَامَةَ النَّادِمٖينَ
    Yâ men yerâ nedâmete'n-nâdimîn
    Ey günahlarından pişmanlık duyanların nedametini gören
  7. يَا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التَّائِبٖينَ
    Yâ men yakbelü 'uzre't-tâibîn
    Ey tövbekârların özrünü kabul eden
  8. يَا مَنْ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدٖينَ
    Yâ men lâ yuslihu 'amele'l-müfsidîn
    Ey fesatçıların işini düzeltmeyen
  9. يَا مَنْ لَا يُضٖيعُ اَجْرَ الْمُحْسِنٖينَ
    Yâ men lâ yüdî'u ecra'l-muhsinîn
    Ey iyilik yapanların mükâfatını zayi etmeyen
  10. يَا مَنْ لَا يَبْعُدُ عَنْ قُلُوبِ الْعَارِفٖينَ
    Yâ men lâ yeb'udü 'an kulûbi'l-'ârifîn
    Ey kendisini tanıyanların kalplerinden uzaklaşmayan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
63. BAB
  1. يَا دَٓائِمَ الْبَقَٓاءِ
    Yâ dâime'l-bekâ
    Ey bekası daim olan
  2. يَا غَافِرَ الْخَطَٓاءِ
    Yâ ğâfire'l-hatâ
    Ey hataları bağışlayan
  3. يَا سَامِعَ الدُّعَٓاءِ
    Yâ sâmi'a'd-du'â
    Ey duaları işiten
  4. يَا وَاسِعَ الْعَطَٓاءِ
    Yâ vâsi'a'l-'atâ
    Ey ihsanı geniş olan
  5. يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ
    Yâ râfi'a's-semâ
    Ey gökleri yükselten
  6. يَا كَاشِفَ الْبَلَٓاءِ
    Yâ kâşife'l-belâ
    Ey belaları defeden
  7. يَا عَظٖيمَ الثَّنَٓاءِ
    Yâ 'azîme's-senâ
    Ey medh ü senası büyük olan
  8. يَا قَدٖيمَ السَّنَٓاءِ
    Yâ kadîme's-senâ
    Ey varlığının parıltısı kadim olan
  9. يَا كَثٖيرَ الْوَفَٓاءِ
    Yâ kesîra'l-vefâ
    Ey vefası çok olan
  10. يَا شَرٖيفَ الْجَزَٓاءِ
    Yâ şerîfe'l-cezâ
    Ey mükâfatı şerefli olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
64. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا غَفَّارُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Gâffâr
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey çok bağışlayan Gâffâr
  2. يَا سَتَّارُ
    Yâ Settâr
    Ey ayıpları örten Settâr
  3. يَا قَهَّارُ
    Yâ Kahhâr
    Ey her şeye galip gelen Kahhâr
  4. يَا جَبَّارُ
    Yâ Cebbâr
    Ey dilediğini zorla yaptıran Cebbâr
  5. يَا صَبَّارُ
    Yâ Sabbâr
    Ey çok sabırlı olan Sabbâr
  6. يَا رَزَّاقُ
    Yâ Rezzâk
    Ey bol rızık veren Rezzâk
  7. يَا فَتَّاحُ
    Yâ Fettâh
    Ey her şeyi hikmetle açan Fettâh
  8. يَا عَلَّامُ
    Yâ 'Allâm
    Ey her şeyi en iyi bilen Allâm
  9. يَا وَهَّابُ
    Yâ Vehhâb
    Ey bol bol ihsan eden Vehhâb
  10. يَا تَوَّابُ
    Yâ Tevvâb
    Ey tövbeleri çokça kabul eden Tevvâb

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
65. BAB
  1. يَا مَنْ خَلَقَنٖى وَ سَوَّانٖى
    Yâ men halakanî ve sevvânî
    Ey beni yaratıp azalarımı düzene koyan
  2. يَا مَنْ رَزَقَنٖى وَ رَبَّانٖى
    Yâ men razakanî ve rabbânî
    Ey bana rızık veren ve terbiye eden
  3. يَا مَنْ اَطْعَمَنٖى وَ سَقَانٖى
    Yâ men et'amanî ve sekânî
    Ey beni yedirip içiren
  4. يَا مَنْ قَرَّبَنٖى وَ اَدْنَـانٖى
    Yâ men karrabanî ve ednânî
    Ey beni kendisine yaklaştırıp yakın kılan
  5. يَا مَنْ عَصَمَنٖى وَ كَفَانٖى
    Yâ men 'asamanî ve kefânî
    Ey beni günah tehlikelerinden koruyup bana kâfi gelen
  6. يَا مَنْ حَفِظَنٖى وَ كَلَانٖى
    Yâ men hafizanî ve kelânî
    Ey beni muhafaza edip ayıplarımı örten
  7. يَا مَنْ وَفَّقَنٖى وَ هَدَانٖى
    Yâ men veffekanî ve hedânî
    Ey bana tevfik edip hidayet eden
  8. يَا مَنْ اَعَزَّنٖى وَ اَغْنَانٖى
    Yâ men a'azzanî ve ağnânî
    Ey beni aziz kılıp ihtiyaçlarımı gideren
  9. يَا مَنْ اَمَاتَنٖى وَ اَحْيَانٖى
    Yâ men emâtenî ve ahyânî
    Ey beni öldürüp dirilten
  10. يَا مَنْ اٰنَسَنٖى وَ اٰوَانٖى
    Yâ men ânnesenî ve âvânî
    Ey bana ünsiyet verip rızıklandıran

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
66. BAB
  1. يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهٖ
    Yâ men yühıkku'l-hakka bikelimâtih
    Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu gösteren
  2. يَا مَنْ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهٖ
    Yâ men lâ mu'akkıbe lihükmih
    Ey hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan
  3. يَا مَنْ لَا رَٓادَّ لِقَضَٓائِهٖ
    Yâ men lâ râdde likadâih
    Ey kazasını geri çevirecek kimse olmayan
  4. يَا مَنْ هُوَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِهٖ
    Yâ men hüve yehûlü beyne'l-mer'i ve kalbih
    Ey kişiye kalbinden daha yakın olan
  5. يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهٖ
    Yâ men yakbelü't-tevbete 'an 'ibâdih
    Ey kullarından tövbeyi kabul eden
  6. يَا مَنْ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا بِاِذْنِهٖ
    Yâ men lâ tenfe'u'ş-şefâ'atü illâ bi-iznih
    Ey izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen
  7. يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمٖينِهٖ
    Yâ meni's-semâvâtu matviyyâtün biyemînih
    Ey bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan
  8. يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖيلِهٖ
    Yâ men hüve a'lemü bimen dalle 'an sebîlih
    Ey yolundan sapanları en iyi bilen
  9. يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهٖ وَ الْمَلَٓائِكَةُ مِنْ خٖيفَتِهٖ
    Yâ men yüsebbihu'r-ra'dü bihamdihî ve'l-melâiketü min hîfetih
    Ey gök gürültüsünün hamd ederek, meleklerin de korkusuyla kendisini tesbih ettiği
  10. يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهٖ
    Yâ men yürsilü'r-riyâha büşran beyne yedey rahmetih
    Ey rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
67. BAB
  1. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ مِهَادًا
    Yâ men ce'ale'l-arda mihâdâ
    Ey yeri beşik yapan
  2. يَا مَنْ جَعَلَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا
    Yâ men ce'ale'l-cibâle evtâdâ
    Ey dağları direk yapan
  3. يَا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا
    Yâ men ce'ale'ş-şemse sirâcâ
    Ey güneşi kandil kılan
  4. يَا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُورًا
    Yâ men ce'ale'l-kamera nûrâ
    Ey ay'ı nur kılan
  5. يَا مَنْ جَعَلَ الَّيْلَ لِبَاسًا
    Yâ men ce'ale'l-leyle libâsâ
    Ey geceyi örtü yapan
  6. يَا مَنْ جَعَلَ النَّهَارَ مَعَاشًا
    Yâ men ce'ale'n-nehâra me'âşâ
    Ey gündüzü maişet zamanı yapan
  7. يَا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُبَاتًا
    Yâ men ce'ale'n-nevme sübâtâ
    Ey uykuyu huzur ve sükûn vasıtası kılan
  8. يَا مَنْ جَعَلَ السَّمَٓاءَ بِنَٓاءً
    Yâ men ce'ale's-semâe binââ
    Ey semayı bina kılan
  9. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَشْيَٓاءَ اَزْوَاجًا
    Yâ men ce'ale'l-eşyâe ezvâcâ
    Ey eşyayı çift çift yaratan
  10. يَا مَنْ جَعَلَ النَّارَ مِرْصَادًا
    Yâ men ce'ale'n-nâra mirsâdâ
    Ey ateşi gözcü kılan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
68. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا شَفٖيعُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Şefî'
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey gerçek şefaat sahibi Şefî'
  2. يَا سَمٖيعُ
    Yâ Semî'
    Ey gizli açık her sesi işiten Semî'
  3. يَا رَفٖيعُ
    Yâ Râfi'
    Ey istediğini yükselten Râfi'
  4. يَا مَنٖيعُ
    Yâ Mâni'
    Ey istediğini engelleyen Mâni'
  5. يَا بَدٖيعُ
    Yâ Bedî'
    Ey kâinatı en güzel bir şekilde yoktan yaratan Bedî'
  6. يَا سَرٖيعُ
    Yâ Serî'
    Ey hesabı en süratli bir şekilde gören Serî'
  7. يَا بَشٖيرُ
    Yâ Beşîr
    Ey sevdiklerini Cennet ve çeşitli mükâfatlarla müjdeleyen Beşîr
  8. يَا نَذٖيرُ
    Yâ Nezîr
    Ey kullarını itaate sevk etmek için azabıyla korkutan Nezîr
  9. يَا قَدٖيرُ
    Yâ Kadîr
    Ey sonsuz kudret sahibi olan Kadîr
  10. يَا مُقْتَدِرُ
    Yâ Muktedir
    Ey her şeye gücü yeten Muktedir

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
69. BAB
  1. يَا حَيًّا قَبْلَ كُلِّ حَیٍّ
    Yâ hayyen kable külli hayy
    Ey bütün dirilerden önce var olan gerçek hayat sahibi
  2. يَا حَيًّا بَعْدَ كُلِّ حَیٍّ
    Yâ hayyen ba'de külli hayy
    Ey bütün dirilerden sonra baki kalacak gerçek hayat sahibi
  3. يَا حَيًّا الَّذٖى لَيْسَ كَمِثْلِهٖ حَیٌّ
    Yâ hayyen ellezî leyse kemislihî hayy
    Ey hiçbir şeyin kendisine benzemediği gerçek hayat sahibi
  4. يَا حَيًّا الَّذٖى لَا يُشَارِكُهُ حَیٌّ
    Yâ hayyen ellezî lâ yüşârikühû hayy
    Ey hiçbir dirinin misli gibi olmadığı gerçek hayat sahibi
  5. يَا حَيًّا الَّذٖى لَا يَحْتَاجُ اِلٰى حَیٍّ
    Yâ hayyen ellezî lâ yehtâcü ilâ hayy
    Ey hiçbir diriye muhtaç olmayan gerçek hayat sahibi
  6. يَا حَيًّا يُمٖيتُ كُلَّ حَیٍّ
    Yâ hayyen yümîtü külle hayy
    Ey bütün dirileri öldüren gerçek hayat sahibi
  7. يَا حَيًّا يَرْزُقُ كُلَّ حَیٍّ
    Yâ hayyen yerzüku külle hayy
    Ey bütün dirileri rızıklandıran gerçek hayat sahibi
  8. يَا حَيًّا يُحْيِي الْمَوْتٰى
    Yâ hayyen yuhyi'l-mevtâ
    Ey ölüleri dirilten gerçek hayat sahibi
  9. يَا حَيًّا لَمْ يَمُتْ وَ لَا يَمُوتُ
    Yâ hayyen lem yemüt ve lâ yemût
    Ey hiç ölmeyecek olan gerçek hayat sahibi
  10. يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ
    Yâ Hayyü Yâ Kayyûm
    Ey gerçek hayat sahibi ve her şeyi ayakta tutan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
70. BAB
  1. يَا مَنْ ذِكْرُهُ لَا يُنْسٰى
    Yâ men zikruhû lâ yünsâ
    Ey unutulmayan ve unutturulmayan zikrin sahibi
  2. يَا مَنْ نُورُهُ لَا يُطْفٰى
    Yâ men nûruhû lâ yütfâ
    Ey söndürülemeyen nurun sahibi
  3. يَا مَنْ ثَنَٓاؤُهُ لَا يُحْصٰى
    Yâ men senâühû lâ yuhsâ
    Ey hadd ü hesaba gelmeyen medh ü sena sahibi
  4. يَا مَنْ صِفَاتُهُ لَا تُبَدَّلُ
    Yâ men sıfâtühû lâ tübeddel
    Ey hiçbir şekilde değiştirilemeyen vasıflar sahibi
  5. يَا مَنْ نِعَمُهُ لَا تُعَدُّ
    Yâ men ni'amühû lâ tü'add
    Ey sayılamayan nimetler sahibi
  6. يَا مَنْ مُلْكُهُ لَا يَزُولُ
    Yâ men mülkühû lâ yezûl
    Ey zeval bulmayan saltanat sahibi
  7. يَا مَنْ جَلَالُهُ لَا يُكَيَّفُ
    Yâ men celâlühû lâ yükeyyef
    Ey gerçek keyfiyeti anlaşılamayan celal sahibi
  8. يَا مَنْ قَضَٓاؤُهُ لَا يُرَدُّ
    Yâ men kadâühû lâ yüradd
    Ey reddedilemeyen hüküm sahibi
  9. يَا مَنْ نَعْتُهُ لَا يُغَيَّرُ
    Yâ men na'tühû lâ yüğayyer
    Ey değişmez sıfatlar sahibi
  10. يَا مَنْ كَمَالُهُ لَا يُدْرَكُ
    Yâ men kemâlühû lâ yüdrek
    Ey tam idrak edilemeyen kemal sahibi

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)

71-80

71. BAB
  1. يَا رَبَّ الْعَالَمٖينَ
    Yâ Rabbe'l-'âlemîn
    Ey âlemlerin Rabbi
  2. يَا مَالِكَ يَوْمِ الدّٖينِ
    Yâ Mâlike yevmi'd-dîn
    Ey din gününün (Kıyametin) sâhibi
  3. يَا مَنْ يُحِبُّ الصَّابِرٖينَ
    Yâ men yühibbü's-sâbirîn
    Ey sabredenleri seven
  4. يَا مَنْ يُحِبُّ التَّوَّابٖينَ
    Yâ men yühibbü't-tevvâbîn
    Ey tövbe edenleri seven
  5. يَا مَنْ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرٖينَ
    Yâ men yühibbü'l-mütetahhirîn
    Ey maddî ve manevî kirlerden temizlenenleri seven
  6. يَا مَنْ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ
    Yâ men yühibbü'l-muhsinîn
    Ey iyilik yapanları seven
  7. يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ النَّاصِرٖينَ
    Yâ men hüve hayru'n-nâsirîn
    Ey yardım edenlerin en hayırlısı
  8. يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ الْفَاصِلٖينَ
    Yâ men hüve hayru'l-fâsılîn
    Ey hüküm verenlerin en hayırlısı
  9. يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ الشَّاكِرٖينَ
    Yâ men hüve hayru'ş-şâkirîn
    Ey şükredenlere mükâfat verenlerin en hayırlısı
  10. يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِدٖينَ
    Yâ men hüve a'lemü bi'l-müfsidîn
    Ey fesat çıkaranları en iyi bilen

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
72. BAB
  1. يَا مَنْ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yahlüku mâ yeşâ'
    Ey dilediğini yaratan
  2. يَا مَنْ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yef'alü mâ yeşâ'
    Ey dilediğini yapan
  3. يَا مَنْ يَهْدٖى مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yehdî men yeşâ'
    Ey dilediğine hidâyet veren
  4. يَا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yüdıllü men yeşâ'
    Ey dilediğini saptıran
  5. يَا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yü'azzibü men yeşâ'
    Ey dilediğine azap eden
  6. يَا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yağfiru limen yeşâ'
    Ey dilediğini bağışlayan
  7. يَا مَنْ يُعِزُّ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yü'ızzü men yeşâ'
    Ey dilediğini aziz kılan
  8. يَا مَنْ يُذِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yüzillü men yeşâ'
    Ey dilediğini zelil kılan
  9. يَا مَنْ يُصَوِّرُ فِى الْاَرْحَامِ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yüsavviru fi'l-erhâmi mâ yeşâ'
    Ey rahimlerde dilediğine şekil veren
  10. يَا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهٖ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yehtassu birahmetihî men yeşâ'
    Ey rahmetini dilediğine tahsis eden

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
73. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ اَحَدٌ بِلَا ضِدٍّ
    Yâ men hüve ehadün bilâ dıdd
    Ey zıddı olmayan Ehad
  2. يَا مَنْ هُوَ فَرْدٌ بِلَا نِدٍّ
    Yâ men hüve ferdün bilâ nidd
    Ey dengi olmayan Ferd
  3. يَا مَنْ هُوَ صَمَدٌ بِلَا عَيْبٍ
    Yâ men hüve samedün bilâ 'ayb
    Ey ayıbı ve noksanı olmayan Samed
  4. يَا مَنْ هُوَ وِتْرٌ بِلَا كَيْفٍ
    Yâ men hüve vitrün bilâ keyf
    Ey nasıllığı olmayan Vitr
  5. يَا مَنْ هُوَ قَاضٍ بِلَا حَيْفٍ
    Yâ men hüve kâdın bilâ hayf
    Ey haksızlık etmeyen Hâkim
  6. يَا مَنْ هُوَ رَبٌّ بِلَا وَزٖيرٍ
    Yâ men hüve rabbün bilâ vezîr
    Ey veziri ve yardımcısı olmayan Rab
  7. يَا مَنْ هُوَ عَزٖيزٌ بِلَا ذُلٍّ
    Yâ men hüve 'azîzün bilâ züll
    Ey zilleti olmayan Azîz
  8. يَا مَنْ هُوَ غَنِىٌّ بِلَا فَقْرٍ
    Yâ men hüve ğaniyyün bilâ fakr
    Ey fakirliği olmayan Gani
  9. يَا مَنْ هُوَ مَلِكٌ بِلَا عَزْلٍ
    Yâ men hüve melikün bilâ 'azl
    Ey azledilmesi mümkün olmayan Melik

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
74. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ ذِكْرُهُ شَرَفٌ لِلذَّاكِرٖينَ
    Yâ men hüve zikruhû şerafün li'z-zâkirîn
    Ey zikri zikredenler için şeref olan
  2. يَا مَنْ هُوَ شُكْرُهُ فَوْزٌ لِلشَّاكِرٖينَ
    Yâ men hüve şükruhû fevzün li'ş-şâkirîn
    Ey şükrü şükredenler için kurtuluş olan
  3. يَا مَنْ هُوَ حَمْدُهُ فَخْرٌ لِلْحَامِدٖينَ
    Yâ men hüve hamdühû fahrun li'l-hâmidîn
    Ey hamdi hamdedenler için övünç olan
  4. يَا مَنْ هُوَ طَاعَتُهُ نَجَاةٌ لِلْمُطٖيعٖينَ
    Yâ men hüve tâ'atühû necâtün li'l-mutî'în
    Ey itaati itaat edenler için kurtuluş olan
  5. يَا مَنْ هُوَ بَابُهُ مَفْتُوحٌ لِلطَّالِبٖينَ
    Yâ men hüve bâbühû meftûhun li't-tâlibîn
    Ey kapısı isteyenlere daima açık olan
  6. يَا مَنْ هُوَ سَبٖيلُهُ وَاضِحٌ لِلْمُؤْمِنٖينَ
    Yâ men hüve sebîlühû vâdıhun li'l-mü'minîn
    Ey yolu müminler için apaçık olan
  7. يَا مَنْ هُوَ اٰيَاتُهُ بُرْهَانٌ لِلنَّاظِرٖينَ
    Yâ men hüve âyâtühû bürhânün li'n-nâzırîn
    Ey âyetleri bakanlar için kesin delil olan
  8. يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ تَذْكِرَةٌ لِلْمُوقِنٖينَ
    Yâ men hüve kitâbühû tezkiretün li'l-mûkınîn
    Ey kitabı yakinen inananlar için öğüt olan
  9. يَا مَنْ هُوَ عَفْوُهُ مَلْجَاٌ لِلْمُذْنِبٖينَ
    Yâ men hüve 'afvühû melceün li'l-müznibîn
    Ey affı günahkârlar için sığınak olan
  10. يَا مَنْ هُوَ رَحْمَتُهُ قَرٖيبٌ لِلْمُحْسِنٖينَ
    Yâ men hüve rahmetühû karîbün li'l-muhsinîn
    Ey rahmeti iyilik edenlere yakın olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
75. BAB
  1. يَا مَنْ تَبَارَكَ اسْمُهُ
    Yâ men tebârekesmüh
    Ey ismi mübarek olan
  2. يَا مَنْ تَعَالٰى جَدُّهُ
    Yâ men te'âlâ ceddüh
    Ey şanı yüce olan
  3. يَا مَنْ لَا اِلٰهَ غَيْرُهُ
    Yâ men lâ ilâhe ğayruh
    Ey kendisinden başka ilah olmayan
  4. يَا مَنْ جَلَّ ثَنَٓاؤُهُ
    Yâ men celle senâüh
    Ey senası yüce olan
  5. يَا مَنْ تَقَدَّسَتْ اَسْمَٓاؤُهُ
    Yâ men tekaddeset esmâüh
    Ey isimleri mukaddes olan
  6. يَا مَنْ يَدُومُ بَقَٓاؤُهُ
    Yâ men yedûmü bekâüh
    Ey bekası daim olan
  7. يَا مَنِ الْعَظَمَةُ بَهَٓاؤُهُ
    Yâ meni'l-'azametü behâüh
    Ey azamet güzelliği olan
  8. يَا مَنِ الْكِبْرِيَٓاءُ رِدَٓاؤُهُ
    Yâ meni'l-kibriyâü ridâüh
    Ey kibriya örtüsü olan
  9. يَا مَنْ لَا تُحْصٰى اٰلَٓاؤُهُ
    Yâ men lâ tuhsâ âlâüh
    Ey nimetleri sayılamayan
  10. يَا مَنْ لَا تُعَدُّ نَعْمَٓاؤُهُ
    Yâ men lâ tü'addü na'mâüh
    Ey ihsanları sayılamayan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
76. BAB
  1. يَا رَبَّ الْاَرْبَابِ
    Yâ Rabbe'l-erbâb
    Ey terbiye edenlerin Rabbi
  2. يَا مُفَتِّحَ الْاَبْوَابِ
    Yâ müfettiha'l-ebvâb
    Ey bütün kapıları açan
  3. يَا مُسَبِّبَ الْاَسْبَابِ
    Yâ müsebbibe'l-esbâb
    Ey sebepleri yaratan
  4. يَا مُعْطِيَ الثَّوَابِ
    Yâ mu'tıye's-sevâb
    Ey sevap ve mükâfat veren
  5. يَا مُلْهِمَ الصَّوَابِ
    Yâ mülhime's-savâb
    Ey doğruyu ilham eden
  6. يَا مُنْشِئَ السَّحَابِ
    Yâ münşi'e's-sehâb
    Ey bulutları inşa eden
  7. يَا شَدٖيدَ الْعِقَابِ
    Yâ şedîde'l-'ikâb
    Ey azabı şiddetli olan
  8. يَا سَرٖيعَ الْحِسَابِ
    Yâ serî'a'l-hisâb
    Ey hesabı süratli gören
  9. يَا مَنْ اِلَيْهِ الْمَاٰبُ
    Yâ men ileyhi'l-meâb
    Ey dönüş ancak kendisine olan
  10. يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ
    Yâ Ğafûru Yâ Tevvâb
    Ey çok bağışlayan ve tövbeleri kabul eden

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
77. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُعٖينُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Mu'în
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey kullarına yardım eden Mu'în
  2. يَا مُبٖينُ
    Yâ Mübîn
    Ey gerçeği apaçık gösteren Mübîn
  3. يَا اَمٖينُ
    Yâ Emîn
    Ey emniyet veren Emîn
  4. يَا مَكٖينُ
    Yâ Mekîn
    Ey saltanatı sarsılmaz Mekîn
  5. يَا مَتٖينُ
    Yâ Metîn
    Ey gücü hiçbir zaman eksilmeyen Metîn
  6. يَا شَدٖيدُ
    Yâ Şedîd
    Ey şiddetli azap sahibi Şedîd
  7. يَا شَهٖيدُ
    Yâ Şehîd
    Ey her şeye şahit olan Şehîd
  8. يَا رَشٖيدُ
    Yâ Raşîd
    Ey işleri doğru ve hikmetli olan Raşîd
  9. يَا حَمٖيدُ
    Yâ Hamîd
    Ey her türlü övgüye layık olan Hamîd
  10. يَا مَجٖيدُ
    Yâ Mecîd
    Ey şan ve şerefi yüce olan Mecîd

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
78. BAB
  1. يَا مَنْ لَا شَرٖيكَ لَهُ وَ لَا وَزٖيرَ
    Yâ men lâ şerîke lehû ve lâ vezîr
    Ey hiçbir ortağı ve veziri olmayan
  2. يَا مَنْ لَا شَبٖيهَ لَهُ وَ لَا نَظٖيرَ
    Yâ men lâ şebîhe lehû ve lâ nezîr
    Ey hiçbir benzeri ve dengi olmayan
  3. يَا خَالِقَ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ الْمُنٖيرِ
    Yâ hâlika'ş-şemsi ve'l-kameri'l-münîr
    Ey güneşi ve nurlu ayı yaratan
  4. يَا مُغْنِيَ الْبَٓائِسِ الْفَقٖيرِ
    Yâ muğniye'l-bâisi'l-fakîr
    Ey sıkıntıya düşmüş fakirleri zenginleştiren
  5. يَا رَازِقَ الطِّفْلِ الصَّغٖيرِ
    Yâ râzika't-tıfli's-sağîr
    Ey küçük yavrulara rızık veren
  6. يَا رَاحِمَ الشَّيْخِ الْكَبٖيرِ
    Yâ râhime'ş-şeyhi'l-kebîr
    Ey düşkün ihtiyarlara merhamet eden
  7. يَا جَابِرَ الْعَظْمِ الْكَسٖيرِ
    Yâ câbira'l-'azmi'l-kesîr
    Ey kırık kemikleri sarıp iyileştiren
  8. يَا عِصْمَةَ الْخَٓائِفِ الْمُسْتَجٖيرِ
    Yâ 'ismete'l-hâifi'l-müstecîr
    Ey korku içinde korunma isteyenlerin sığınağı
  9. يَا مَنْ هُوَ بِعِبَادِهٖ خَبٖيرٌ بَصٖيرٌ
    Yâ men hüve bi'ıbâdihî habîrün basîr
    Ey kullarının her halinden haberdar olan ve onları gören
  10. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ
    Yâ men hüve 'alâ külli şey'in kadîr
    Ey her şeye gücü yeten

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
79. BAB
  1. يَا ذَا الْجُودِ وَ النِّعَمِ
    ze'l-cûdi ve'n-ni'am
    Ey cömertlik ve nimetler sahibi
  2. يَا ذَا الْفَضْلِ وَ الْكَرَمِ
    ze'l-fadli ve'l-keram
    Ey fazl ve kerem sahibi
  3. يَا ذَا الْبَأْسِ وَ النِّقَمِ
    ze'l-be'si ve'n-nikam
    Ey şiddetli azap ve intikam sahibi
  4. يَا خَالِقَ اللَّوْحِ وَ الْقَلَمِ
    Yâ hâlika'l-levhı ve'l-kalem
    Ey Levh-i Mahfuz ve Kalemi yaratan
  5. يَا بَارِئَ الذَّرِّ وَ النَّسَمِ
    Yâ bârie'z-zerri ve'n-nesem
    Ey zerreleri ve nefesleri yaratan
  6. يَا مُلْهِمَ الْعَرَبِ وَ الْعَجَمِ
    Yâ mülhime'l-'arabi ve'l-'acem
    Ey Arap ve Acem'e ilham eden
  7. يَا كَاشِفَ الضُّرِّ وَ الْاَلَمِ
    Yâ kâşife'd-durri ve'l-elem
    Ey zarar ve elemi gideren
  8. يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْهِمَمِ
    Yâ 'âlime's-sırrı ve'l-himem
    Ey gizli sırları ve kaygıları bilen
  9. يَا مَنْ لَهُ الْبَيْتُ وَ الْحَرَمُ
    Yâ men lehü'l-beytü ve'l-haram
    Ey Kâbe-i Muazzama ve Harem-i Şerif'in sahibi
  10. يَا مَنْ يَخْلُقُ الْاَشْيَٓاءَ مِنَ الْعَدَمِ
    Yâ men yahlüku'l-eşyâe mine'l-'adem
    Ey eşyayı yoktan yaratan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
80. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا عَادِلُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ 'Âdil
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey gerçek adalet sahibi 'Âdil
  2. يَا قَابِلُ
    Yâ Kâbil
    Ey tövbe ve amelleri kabul eden Kâbil
  3. يَا فَاضِلُ
    Yâ Fâdıl
    Ey her şeyden üstün olan Fâdıl
  4. يَا فَاعِلُ
    Yâ Fâ'il
    Ey her işin hakiki yapıcısı Fâ'il
  5. يَا كَافِلُ
    Yâ Kâfil
    Ey mahlûkatın her işini üzerine alan Kâfil
  6. يَا جَاعِلُ
    Yâ Câ'il
    Ey her şeyi meydana getiren Câ'il
  7. يَا كَامِلُ
    Yâ Kâmil
    Ey her bakımdan eksiksiz olan Kâmil
  8. يَا فَاطِرُ
    Yâ Fâtır
    Ey her şeyi yoktan ve örneksiz yaratan Fâtır
  9. يَا طَالِبُ
    Yâ Tâlib
    Ey kulları için hayır murad eden Tâlib
  10. يَا مَطْلُوبُ
    Yâ Matlûb
    Ey kullarının rızasına ermek için can attığı Matlûb

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)

81-90

81. BAB
  1. يَا مَنْ اَنْعَمَ بِحَوْلِهٖ
    Yâ men en'ame bihavlih
    Ey güç ve havliyle nimet veren
  2. يَا مَنْ اَكْرَمَ بِطَوْلِهٖ
    Yâ men ekrame bitavlih
    Ey geniş ve bol imkânlarıyla ikram eden
  3. يَا مَنْ عَادَ بِلُطْفِهٖ
    Yâ men 'âde bilutfih
    Ey tekrar tekrar lütufta bulunan
  4. يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِهٖ
    Yâ men te'azzeze bikudratih
    Ey kudretiyle her yerde izzetini gösteren
  5. يَا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِهٖ
    Yâ men kaddera bihikmetih
    Ey her şeyi hikmetiyle ölçüp biçen
  6. يَا مَنْ حَكَمَ بِتَدْبٖيرِهٖ
    Yâ men hakeme bitedbîrih
    Ey tedbiriyle hükmeden
  7. يَا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِهٖ
    Yâ men debbera bi'ılmih
    Ey ilmiyle her şeyi idare eden
  8. يَا مَنْ تَجَاوَزَ بِحِلْمِهٖ
    Yâ men tecâveze bihilmih
    Ey hilim ve yumuşaklığıyla kullarını cezalandırmaktan vazgeçen
  9. يَا مَنْ دَنَا فٖى عُلُوِّهٖ
    Yâ men denâ fî 'ulüvvih
    Ey yüceliğiyle beraber kullarına yakın olan
  10. يَا مَنْ عَلَا فٖى دُنُوِّهٖ
    Yâ men 'alâ fî dünüvvih
    Ey yakınlığında yüceliği tezahür eden

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
82. BAB
  1. يَا مَنْ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yahlüku mâ yeşâ'
    Ey dilediğini yaratan
  2. يَا مَنْ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yef'alü mâ yeşâ'
    Ey dilediğini yapan
  3. يَا مَنْ يَهْدٖى مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yehdî men yeşâ'
    Ey dilediğine hidayet eden
  4. يَا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yüdıllü men yeşâ'
    Ey dilediğini saptıran
  5. يَا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yağfiru limen yeşâ'
    Ey dilediğini bağışlayan
  6. يَا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yü'azzibü men yeşâ'
    Ey dilediğine azap eden
  7. يَا مَنْ يَتُوبُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yetûbü 'alâ men yeşâ'
    Ey dilediğinin tövbesini kabul eden
  8. يَا مَنْ يُصَوِّرُ فِى الْاَرْحَامِ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yüsavviru fi'l-erhâmi mâ yeşâ'
    Ey anne rahimlerindeki yavruları dilediği gibi şekillendiren
  9. يَا مَنْ يَزٖيدُ فِى الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُ
    Yâ men yezîdü fi'l-halkı mâ yeşâ'
    Ey yaratıklarında dilediği şeyi ziyade kılan, artıran
  10. يَا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهٖ مَنْ يَشَٓاءُ
    Yâ men yehtassu birahmetihî men yeşâ'
    Ey rahmetini dilediğine tahsis eden

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
83. BAB
  1. يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا
    Yâ men lem yettehız sâhıbeten velâ veledâ
    Ey hiçbir eş ve evlat edinmeyen
  2. يَا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا
    Yâ men ce'ale likülli şey'in kadrâ
    Ey her şeye bir plan ve miktar tayin eden
  3. يَا مَنْ لَا يُشْرِكُ فٖى حُكْمِهٖ اَحَدًا
    Yâ men lâ yüşrikü fî hukmihٖi ehadâ
    Ey kimseyi hükmüne ortak kılmayan
  4. يَا مَنْ جَعَلَ الْمَلَٓائِكَةَ رُسُلًا
    Yâ men ce'ale'l-melَâikete rusülâ
    Ey melekleri elçi kılan
  5. يَا مَنْ جَعَلَ فِى السَّمَٓاءِ بُرُوجًا
    Yâ men ce'ale fi's-semâi burûcâ
    Ey semada burçlar meydana getiren
  6. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا
    Yâ men ce'ale'l-arda karârâ
    Ey yeryüzünü kararlı ve barınmaya müsait kılan
  7. يَا مَنْ خَلَقَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا
    Yâ men haleka mine'l-mâi beşerâ
    Ey insanı bir damla sudan yaratan
  8. يَا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَيْءٍ اَمَدًا
    Yâ men ce'ale likülli şey'in emedâ
    Ey her şeye bir ecel tayin eden
  9. يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا
    Yâ men ehâta bikülli şey'in 'ılmâ
    Ey her şeyi ilmiyle kuşatan
  10. يَا مَنْ اَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا
    Yâ men ahsâ külle şey'in 'adedâ
    Ey her şeyi sayarak hesabını yapan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
84. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا فَرْدُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Ferd
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd
  2. يَا وِتْرُ
    Yâ Vitr
    Ey zat, sıfat ve fiillerinde çifti olmayan Vitr
  3. يَا اَحَدُ
    Yâ Ehad
    Ey her bir şeyde birliğini gösteren Ehad
  4. يَا صَمَدُ
    Yâ Samed
    Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Samed
  5. يَا اَمْجَدُ
    Yâ Emced
    Ey şan, şeref ve yüceliği en büyük olan Emced
  6. يَا اَعَزُّ
    Yâ E'azz
    Ey izzet ve galibiyeti mukayeseye gelmeyen E'azz
  7. يَا اَجَلُّ
    Yâ Ecell
    Ey sonsuz azamet, büyüklük ve celal sahibi Ecell
  8. يَا اَحَقُّ
    Yâ Ehakk
    Ey bütün gerçeklerden daha gerçek ve ibadete en layık olan Ehakk
  9. يَا اَبَرُّ
    Yâ Eberr
    Ey herkesten en fazla iyilik yapan Eberr
  10. يَا اَبَدُ
    Yâ Ebed
    Ey varlığının sonu olmayan Ebed

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
85. BAB
  1. يَا مَعْرُوفَ مَنْ عَرَفَهُ
    Yâ ma'rûfe men 'arafeh
    Ey kendisini tanımak isteyenlerin marufu
  2. يَا مَعْبُودَ مَنْ عَبَدَهُ
    Yâ ma'bûde men 'abedeh
    Ey kendisine ibadet edenlerin mabudu
  3. يَا مَشْكُورَ مَنْ شَكَرَهُ
    Yâ meşkûre men şekerah
    Ey kendisine şükredenlerin meşkûru
  4. يَا مَذْكُورَ مَنْ ذَكَرَهُ
    Yâ mezkûre men zekerah
    Ey kendisini zikredenlerin mezkûru
  5. يَا مَحْمُودَ مَنْ حَمِدَهُ
    Yâ mahmûde men hamideh
    Ey kendisini övenlerin mahmudu
  6. يَا مَوْجُودَ مَنْ طَلَبَهُ
    Yâ mevcûde men talebeh
    Ey kendisini arayanlar için mevcut olan
  7. يَا مَوْصُوفَ مَنْ وَحَّدَهُ
    Yâ mevsûfe men vahhadeh
    Ey kendisini bir tanıyanlara tanıtılmış olan
  8. يَا مَحْبُوبَ مَنْ اَحَبَّهُ
    Yâ mahbûbe men ehabbeh
    Ey kendisini sevenlerin sevgilisi
  9. يَا مَرْغُوبَ مَنْ اَرَادَهُ
    Yâ merğûbe men erâdeh
    Ey kendisini arzulayanların merğubu
  10. يَا مَقْصُودَ مَنْ اَنَابَ اِلَيْهِ
    Yâ maksûde men enâbe ileyh
    Ey dergâhına dönenlerin maksudu

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
86. BAB
  1. يَا مَنْ لَا مُلْكَ اِلَّا مُلْكُهُ
    Yâ men lâ mülke illâ mülküh
    Ey saltanatından başka gerçek saltanat olmayan
  2. يَا مَنْ لَا يُحْصِى الْعِبَادُ ثَنَٓاءَهُ
    Yâ men lâ yuhsi'l-'ibâdü senâeh
    Ey kulların senasını saymakla bitiremediği
  3. يَا مَنْ لَا تَصِفُ الْخَلَٓائِقُ جَلَالَهُ
    Yâ men lâ tesıfü'l-halâiku celâleh
    Ey mahlûkatın celalini vasfedemediği
  4. يَا مَنْ لَا تُدْرِكُ الْاَبْصَارُ كَمَالَهُ
    Yâ men lâ tüdrikü'l-ebsâru kemâleh
    Ey gözlerin kemalini idrak ve ihata edemediği
  5. يَا مَنْ لَا تَبْلُغُ الْاَفْهَامُ صِفَاتَهُ
    Yâ men lâ tebluğu'l-efhâmu sıfâteh
    Ey zekâların, sıfatlarına ulaşmaktan aciz kaldığı
  6. يَا مَنْ لَا تَنَالُ الْاَفْكَارُ كِبْرِيَٓاءَهُ
    Yâ men lâ tenâlü'l-efkâru kibriyâeh
    Ey fikirlerin kibriyasının hakikatine ulaşamadığı
  7. يَا مَنْ لَا يُحْسِنُ الْاِنْسَانُ نُعُوتَهُ
    Yâ men lâ yuhsinü'l-insânü nu'ûteh
    Ey insanların, sıfatlarını hakkıyla güzelce tavsif edemediği
  8. يَا مَنْ لَا يَرُدُّ الْعِبَادُ قَضَٓاءَهُ
    Yâ men lâ yeruddü'l-'ibâdü kadâeh
    Ey kulların, hükmünü geri çeviremediği
  9. يَا مَنْ ظَهَرَ فٖى كُلِّ شَيْءٍ اٰیَاتُهُ
    Yâ men zahera fî külli şey'in âyâtüh
    Ey her şeyde kendisini tanıtan deliller açıkça görülen

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
87. BAB
  1. يَا حَبٖيبَ الْبَاكٖينَ
    Yâ habîbe'l-bâkîn
    Ey günahları için ağlayanların sevgilisi
  2. يَا سَنَدَ الْمُتَوَكِّلٖينَ
    Yâ senede'l-mütevekkilîn
    Ey kendisine tevekkül edenlerin dayanağı
  3. يَا هَادِيَ الْمُضِلّٖينَ
    Yâ hâdiye'l-mudillîn
    Ey hak yoldan sapanları hidayete erdiren
  4. يَا وَلِيَّ الْمُؤْمِنٖينَ
    Yâ veliyye'l-mü'minîn
    Ey müminlerin dostu ve sahibi
  5. يَا اَنٖيسَ الذَّاكِرٖينَ
    Yâ enîse'z-zâkirîn
    Ey kendisini zikredenlerin can yoldaşı
  6. يَا مَفْزَعَ الْمَلْهُوفٖينَ
    Yâ mefza'a'l-melhûfîn
    Ey kederli biçarelerin kaçıp sığındığı
  7. يَا مُنْجِيَ الصَّادِقٖينَ
    Yâ münciye's-sâdıkîn
    Ey sadıkları kurtaran
  8. يَا اَقْدَرَ الْقَادِرٖينَ
    Yâ akdere'l-kâdirîn
    Ey bütün güçlülerden daha güçlü
  9. يَا اَعْلَمَ الْعَالِمٖينَ
    Yâ a'leme'l-'âlimîn
    Ey bütün ilim sahiplerinden daha âlim
  10. يَا اِلٰهَ الْخَلْقِ اَجْمَعٖينَ
    Yâ ilâhe'l-halkı ecme'în
    Ey bütün mahlukatın ilâhı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
88. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُكْرِمُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Mükrim
    Allah'ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey gerçek ikram sahibi Mükrim
  2. يَا مُعَظِّمُ
    Yâ Mu'azzım
    Ey dilediğini büyüten ve eserleriyle büyüklüğünü gösteren Mu'azzim
  3. يَا مُنْعِمُ
    Yâ Mün'im
    Ey mahlûkatını çeşit çeşit nimetlere gark eden Mün'im
  4. يَا مُعْطٖى
    Yâ Mu'tî
    Ey mahlûkatına lazım olan her şeyi veren Mu'tî
  5. يَا مُغْنٖى
    Yâ Muğnî
    Ey mahlûkatının ihtiyacını giderip zengin kılan Muğnî
  6. يَا مُحْيٖى
    Yâ Muhyî
    Ey canlılara hayat veren Muhyî
  7. يَا مُبْدِئُ
    Yâ Mübdi'
    Ey mahlûkatı maddesiz ve örneksiz ilk defa yaratan Mübdi'
  8. يَا مُرْضٖى
    Yâ Murdî
    Ey mahlûkatını nimetleriyle hoşnut kılan Murdî
  9. يَا مُنْجٖى
    Yâ Müncî
    Ey mahlûkatı her türlü tehlikeden kurtaran Müncî
  10. يَا مُحْسِنُ
    Yâ Muhsin
    Ey bol bol iyilikte bulunan Muhsin

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
89. BAB
  1. يَا كَافِيَ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ kâfiye külli şey'
    Ey her şeye kâfi gelen
  2. يَا قَٓائِمًا عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ kâimen 'alâ külli şey'
    Ey her şeyi idare eden kâim
  3. يَا مَنْ لَا يُشْبِهُهُ شَيْءٌ
    Yâ men lâ yüşbihühû şey'
    Ey hiçbir şey kendisine benzemeyen
  4. يَا مَنْ لَا يَزٖيدُ فٖى مُلْكِهٖ شَيْءٌ
    Yâ men lâ yezîdü fî mülkihî şey'
    Ey mülkünde iradesi dışında hiçbir şey artmayan
  5. يَا مَنْ لَا يَنْقُصُ مِنْ خَزَٓائِنِهٖ شَيْءٌ
    Yâ men lâ yenkusu min hazâinihî şey'
    Ey hazinelerinden hiçbir şey eksilmeyen
  6. يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ
    Yâ men lâ yahfâ 'aleyhi şey'
    Ey hiçbir şey kendisine gizli bulunmayan
  7. يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهٖ شَيْءٌ
    Yâ men leyse kemislihî şey'
    Ey misli ve benzeri hiçbir şey olmayan
  8. يَا مَنْ بِيَدِهٖ مَقَالٖيدُ كُلِّ شَيْءٍ
    Yâ men biyedihî mekâlîdü külli şey'
    Ey her şeyin anahtarı elinde olan
  9. يَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَيْءٍ
    Yâ men vesi'at rahmetühû külle şey'
    Ey rahmeti her şeyi kuşatan
  10. يَا مَنْ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَيْءٍ
    Yâ men yebkâ ve yefnâ küllü şey'
    Ey her şey fâni olduğu halde kendisi baki kalan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
90. BAB
  1. يَا مَنْ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ ya'lemü'l-ğaybe illâ hû
    Ey gaybı kendisinden başka kimse bilemeyen
  2. يَا مَنْ لَا يَصْرِفُ السُّٓوءَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yasrifü's-sûe illâ hû
    Ey kullarından kötülüğü kendisinden başka kimse defedemeyen
  3. يَا مَنْ لَا يُدَبِّرُ الْاَمْرَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yüdebbiru'l-emra illâ hû
    Ey işleri kendisinden başka kimse idare edemeyen
  4. يَا مَنْ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yağfiru'z-zünûbe illâ hû
    Ey günahları kendisinden başka kimse mağfiret edemeyen
  5. يَا مَنْ لَا يُقَلِّبُ الْقُلُوبَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yükallibü'l-kulûbe illâ hû
    Ey kalpleri kendisinden başkası değiştiremeyen
  6. يَا مَنْ لَا يَخْلُقُ الْخَلْقَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yahlüku'l-halka illâ hû
    Ey mahlûkatı kendisinden başkası yaratamayan
  7. يَا مَنْ لَا يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yütimmü'n-ni'mete illâ hû
    Ey nimetleri kendisinden başkası tamamlayamayan
  8. يَا مَنْ لَا يُنَزِّلُ الْغَيْثَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yünezzilü'l-ğayse illâ hû
    Ey yağmuru kendisinden başkası yağdıramayan
  9. يَا مَنْ لَا يُحْيِي الْمَوْتٰى اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yuhyi'l-mevtâ illâ hû
    Ey ölüleri kendisinden başkası diriltemeyen
  10. يَا مَنْ لَا يُغْنِي الْبَشَرَ اِلَّا هُوَ
    Yâ men lâ yuğni'l-beşere illâ hû
    Ey kullarını kendisinden başkası gerçek zengin kılamayan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân neccinâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)

91-100

91. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا كَاشِفُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Kâşif
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey belaları kaldıran ve güzellikleri açığa çıkaran Kâşif
  2. يَا فَارِجُ
    Yâ Fâric
    Ey keder ve tasadan kurtarıp ferahlatan Fâric
  3. يَا فَاتِحُ
    Yâ Fâtih
    Ey her mevcuda münasip bir suret açan ve fetihler müyesser kılan Fâtih
  4. يَا نَاصِرُ
    Yâ Nâsır
    Ey kullarına yardım eden Nâsır
  5. يَا ضَامِنُ
    Yâ Dâmin
    Ey yaratıkların her türlü ihtiyacını üzerine alan Dâmin
  6. يَا اٰمِرُ
    Yâ Âmir
    Ey her şeye fıtratının gayesini emreden Âmir
  7. يَا نَاهٖى
    Yâ Nâhî
    Ey her türlü kötülükten sakındıran Nâhî
  8. يَا رَجَٓاءُ
    Yâ Recâ
    Ey kullarının ümidi olan Recâ
  9. يَا مُرْتَجٰى
    Yâ Mürtecâ
    Ey kullarının ümit beslediği Mürtecâ
  10. يَا عَظٖيمَ الرَّجَٓاءِ
    Yâ 'Azîme'r-recâ
    Ey kendisine büyük ümitler beslenen 'Azîme'r-recâ

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
92. BAB
  1. يَا مُعٖينَ الضُّعَفَٓاءِ
    Yâ Mu'îne'd-du'afâ
    Ey zayıfların yardımcısı
  2. يَا كَنْزَ الْفُقَرَٓاءِ
    Yâ Kenze'l-fukarâ
    Ey fakirlerin hazinesi
  3. يَا صَاحِبَ الْغُرَبَٓاءِ
    Yâ Sâhibe'l-ğurabâ
    Ey gariplerin sahibi
  4. يَا نَاصِرَ الْاَوْلِيَٓاءِ
    Yâ Nâsıra'l-evliyâ
    Ey dostların yardımcısı
  5. يَا قَاهِرَ الْاَعْدَٓاءِ
    Yâ Kâhire'l-a'dâ
    Ey düşmanların kahredicisi
  6. يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ
    Yâ Râfi'a's-semâ
    Ey gökleri yükselten
  7. يَا كَاشِفَ الْبَلْوٰى
    Yâ Kâşife'l-belvâ
    Ey belaları kaldıran
  8. يَا اَنٖيسَ الْاَصْفِيَٓاءِ
    Yâ Enîse'l-asfiyâ
    Ey dostların can yoldaşı
  9. يَا حَبٖيبَ الْاَتْقِيَٓاءِ
    Yâ Habîbe'l-etkıyâ
    Ey takva sahiplerinin sevgilisi
  10. يَا اِلٰهَ الْاَغْنِيَٓاءِ
    Yâ İlâhe'l-ağniyâ
    Ey zenginlerin ma'budu

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
93. BAB
  1. يَا اَوَّلَ كُلِّ شَيْءٍ وَ اٰخِرَهُ
    Yâ evvele külli şey'in ve âhırah
    Ey her şeyin evveli ve âhiri
  2. يَا اِلٰهَ كُلِّ شَيْءٍ وَ صَانِعَهُ
    Yâ ilâhe külli şey'in ve sâni'ah
    Ey her şeyin ilâhı ve sanatkârı
  3. يَا رَازِقَ كُلِّ شَيْءٍ وَ خَالِقَهُ
    Yâ râzika külli şey'in ve hâlikah
    Ey her şeyin râzıkı ve hâlıkı
  4. يَا فَاطِرَ كُلِّ شَيْءٍ وَ مَلٖيكَهُ
    Yâ fâtıra külli şey'in ve melîkeh
    Ey her şeyin yaratıcısı ve sultanı
  5. يَا قَابِضَ كُلِّ شَيْءٍ وَ بَاسِطَهُ
    Yâ kâbıda külli şey'in ve bâsıtah
    Ey her şeyi daraltan ve genişleten
  6. يَا مُبْدِئَ كُلِّ شَيْءٍ وَ مُعٖيدَهُ
    Yâ mübdi'e külli şey'in ve mu'îdeh
    Ey her şeyi ilk defa yaratan ve öldükten sonra tekrar iade eden
  7. يَا مُسَبِّبَ كُلِّ شَيْءٍ وَ مُقَدِّرَهُ
    Yâ müsebbibe külli şey'in ve mukaddirah
    Ey her şeye gerekli sebepleri yaratan ve bir ölçü takdir eden
  8. يَا مُرَبِّيَ كُلِّ شَيْءٍ وَ مُدَبِّرَهُ
    Yâ mürebbiye külli şey'in ve müdebbirah
    Ey her şeyi terbiye ve idare eden
  9. يَا مُكَوِّرَ كُلِّ شَيْءٍ وَ مُحَوِّلَهُ
    Yâ mükevvira külli şey'in ve muhavvileh
    Ey her şeyi döndüren ve değiştiren
  10. يَا مُحْيِيَ كُلِّ شَيْءٍ وَ مُمٖيتَهُ
    Yâ muhyiye külli şey'in ve mümîteh
    Ey her şeyi dirilten ve öldüren

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
94. BAB
  1. يَا خَيْرَ ذَاكِرٍ وَ مَذْكُورٍ
    Yâ hayra zâkirin ve mezkûr
    Ey yâd edenlerin ve yâd edilenlerin en hayırlısı
  2. يَا خَيْرَ شَاكِرٍ وَ مَشْكُورٍ
    Yâ hayra şâkirin ve meşkûr
    Ey şükrü kabul edenlerin ve şükredilenlerin en hayırlısı
  3. يَا خَيْرَ حَامِدٍ وَ مَحْمُودٍ
    Yâ hayra hâmidin ve mahmûd
    Ey övenlerin ve övülenlerin en hayırlısı
  4. يَا خَيْرَ شَاهِدٍ وَ مَشْهُودٍ
    Yâ hayra şâhidin ve meşhûd
    Ey görenlerin ve görülenlerin en hayırlısı
  5. يَا خَيْرَ دَاعٍ وَ مَدْعُوٍّ
    Yâ hayra dâ'in ve med'uvv
    Ey çağıranların ve çağrılanların en hayırlısı
  6. يَا خَيْرَ مُجٖيبٍ وَ مُجَابٍ
    Yâ hayra mucîbin ve mücâb
    Ey cevap verenlerin ve cevap verilenlerin en hayırlısı
  7. يَا خَيْرَ مُونِسٍ وَ اَنٖيسٍ
    Yâ hayra mûnisin ve enîs
    Ey ünsiyet verenlerin ve kendisiyle ünsiyet edilenlerin en hayırlısı
  8. يَا خَيْرَ صَاحِبٍ وَ جَلٖيسٍ
    Yâ hayra sâhibin ve celîs
    Ey bütün dostların ve meclis arkadaşlarının en hayırlısı
  9. يَا خَيْرَ مَقْصُودٍ وَ مَطْلُوبٍ
    Yâ hayra maksûdin ve matlûb
    Ey bütün maksud ve matlubların en hayırlısı
  10. يَا خَيْرَ حَبٖيبٍ وَ مَحْبُوبٍ
    Yâ hayra habîbin ve mahbûb
    Ey sevenlerin ve sevilenlerin en hayırlısı

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
95. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ دَعَاهُ مُجٖيبٌ
    Yâ men hüve limen de'âhü mucîb
    Ey kendisini çağıranlara cevap veren
  2. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَطَاعَهُ حَبٖيبٌ
    Yâ men hüve limen etâ'ahû habîb
    Ey kendisine itaat edenleri seven
  3. يَا مَنْ هُوَ اِلٰى مَنْ اَحَبَّهُ قَرٖيبٌ
    Yâ men hüve limen ehabbehû karîb
    Ey kendisini sevenlere yakın olan
  4. يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ اَرَادَهُ عَلٖيمٌ
    Yâ men hüve bimen erâdehû 'alîm
    Ey kendisini arzulayanları çok iyi bilen
  5. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ رَجَاهُ كَرٖيمٌ
    Yâ men hüve limen recâhü kerîm
    Ey kendisine ümit besleyenlere iyilik eden
  6. يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصَاهُ حَلٖيمٌ
    Yâ men hüve bimen 'asâhü halîm
    Ey kendisine isyan edenlere yumuşak davranıp hemen cezalandırmayan
  7. يَا مَنْ هُوَ فٖى حِلْمِهٖ حَكٖيمٌ
    Yâ men hüve fî hilmihî hakîm
    Ey yumuşaklığında hikmetli davranan
  8. يَا مَنْ هُوَ فٖى حُكْمِهٖ عَظٖيمٌ
    Yâ men hüve fî hukmihî 'azîm
    Ey hükmünde büyük olan
  9. يَا مَنْ هُوَ فٖى عَظَمَتِهٖ رَحٖيمٌ
    Yâ men hüve fî 'azametihî rahîm
    Ey azametinde merhametli olan
  10. يَا مَنْ هُوَ فٖى اِحْسَانِهٖ قَدٖيمٌ
    Yâ men hüve fî ihsânihî kadîm
    Ey ikram ve ihsanında kadim olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
96. BAB
  1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُسَبِّبُ
    Ve es’elüke biesmâike Yâ Müsebbib
    Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum: Ey sebepleri takdir eden Müsebbib
  2. يَا مُقَرِّبُ
    Yâ Mukarrib
    Ey itaatkâr kullarını kendisine yaklaştıran Mukarrib
  3. يَا مُعَقِّبُ
    Yâ Mu'akkıb
    Ey eşyayı hikmetle peş peşe getiren Mu'akkıb
  4. يَا مُقَلِّبُ
    Yâ Mukallib
    Ey kullarının kalplerini halden hale değiştiren Mukallib
  5. يَا مُقَدِّرُ
    Yâ Mukaddir
    Ey her şeye bir miktar tespit eden Mukaddir
  6. يَا مُرَتِّبُ
    Yâ Mürettib
    Ey her şeyi düzene koyan Mürettib
  7. يَا مُرَغِّبُ
    Yâ Murağğib
    Ey kullarını iyiliğe teşvik eden Murağğib
  8. يَا مُذَكِّرُ
    Yâ Müzekkir
    Ey kullarına öğüt veren Müzekkir
  9. يَا مُكَوِّنُ
    Yâ Mükevvin
    Ey mahlûkatı var eden Mükevvin
  10. يَا مُتَكَبِّرُ
    Yâ Mütekebbir
    Ey sonsuz büyüklük ve azamet sahibi Mütekebbir

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
97. BAB
  1. يَا مَنْ لَا يَشْغَلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْعٍ
    Yâ men lâ yeşğalühû sem'un 'an sem'
    Ey bir işitme, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan
  2. يَا مَنْ لَا يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْلٍ
    Yâ men lâ yemne'uhû fi'lün 'an fi'l
    Ey kendisi için bir iş diğer bir işe mani olmayan
  3. يَا مَنْ لَا يُلْهٖيهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْلٍ
    Yâ men lâ yülhîhi kavlün 'an kavl
    Ey bir söz, kendisini diğer bir sözden oyalamayan
  4. يَا مَنْ لَا يُغَلِّطُهُ سُؤَالٌ عَنْ سُؤَالٍ
    Yâ men lâ yüğallituhû suâlün 'an suâl
    Ey kullarının bir isteği diğerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen
  5. يَا مَنْ لَا يُبْرِمُهُ اِلْحَاحُ الْمُلِحّٖينَ
    Yâ men lâ yübrimühû ilhâhu'l-mülıhhîn
    Ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı kendisini usandırmayan
  6. يَا مَنْ يَشْرَحُ بِالْاِسْلَامِ صُدُورَ الْمُؤْمِنٖينَ
    Yâ men yeşrahu bi'l-islâmi sudûra'l-mü'minîn
    Ey müminlerin kalplerini islamla genişleten
  7. يَا مَنْ يُطَيِّبُ بِذِكْرِهٖ قُلُوبَ الْمُخْبِتٖينَ
    Yâ men yütayyibu bi zikrihî kulûbe'l-muhbitîn
    Ey zikriyle mütevazı ve huşu sahiplerinin kalplerini hoş eden
  8. يَا مَنْ لَا يَغٖيبُ عَنْ قُلُوبِ الْمُشْتَاقٖينَ
    Yâ men lâ yeğîbü 'an kulûbi'l-müştâkîn
    Ey kendisine iştiyak duyanların kalblerinden kaybolmayan
  9. يَا غَايَةَ مَطْلُوبِ الْمُرٖيدٖينَ
    Yâ ğâyete matlûbi'l-mürîdîn
    Ey kendisini arzulayanların son arzusu
  10. يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِى الْعَالَمٖينَ
    Yâ men lâ yahfâ 'aleyhi şey'ün fi'l-'âlemîn
    Ey âlemde hiçbir şey kendisine gizli olmayan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
98. BAB
  1. يَا مَنْ هُوَ عِلْمُهُ سَابِقٌ
    Yâ men hüve 'ilmühû sâbık
    Ey her şeyi var olmadan bilen
  2. يَا مَنْ هُوَ وَعْدُهُ صَادِقٌ
    Yâ men hüve va'dühû sâdık
    Ey vaadi doğru olan
  3. يَا مَنْ هُوَ لُطْفُهُ ظَاهِرٌ
    Yâ men hüve lutfuhû zâhir
    Ey lütfu açık olan
  4. يَا مَنْ هُوَ اَمْرُهُ غَالِبٌ
    Yâ men hüve emruhû ğâlib
    Ey emri üstün ve galip olan
  5. يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ مُحْكَمٌ
    Yâ men hüve kitâbühû muhkem
    Ey kitabı ve kanunu sağlam olan
  6. يَا مَنْ هُوَ قَضَٓاؤُهُ كَٓائِنٌ
    Yâ men hüve kadâühû kâin
    Ey kaza ve hükmü var olan
  7. يَا مَنْ هُوَ قُرْاٰنُهُ مَجٖيدٌ
    Yâ men hüve kur'ânühû mecîd
    Ey Kur'anı yüce olan
  8. يَا مَنْ هُوَ مُلْكُهُ قَدٖيمٌ
    Yâ men hüve mülkühû kadîm
    Ey saltanatı ve mülkü ebedî olan
  9. يَا مَنْ هُوَ فَضْلُهُ عَمٖيمٌ
    Yâ men hüve fadlühû 'amîm
    Ey fazl ü keremi daimî olan
  10. يَا مَنْ هُوَ عَرْشُهُ عَظٖيمٌ
    Yâ men hüve 'arşuhû 'azîm
    Ey Arşı büyük olan

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
99. BAB
  1. يَا رَبَّ الْاَرْبَابِ
    Yâ Rabbe'l-erbâb
    Ey rablık iddia edenlerin ve bütün terbiyecilerin Rabbi
  2. يَا مُفَتِّحَ الْاَبْوَابِ
    Yâ Müfettiha'l-ebvâb
    Ey bütün kapıları açan
  3. يَا مُسَبِّبَ الْاَسْبَابِ
    Yâ Müsebbibe'l-esbâb
    Ey sebepler tasarrufunda bulunan
  4. يَا مُعْطِيَ الثَّوَابِ
    Yâ Mu'tıye's-sevâb
    Ey sevapları veren
  5. يَا مُلْهِمَ الصَّوَابِ
    Yâ Mülhime's-savâb
    Ey doğruları ilham eden
  6. يَا مُنْشِئَ السَّحَابِ
    Yâ Münşi'e's-sehâb
    Ey bulutları yoktan yaratan
  7. يَا شَدٖيدَ الْعِقَابِ
    Yâ Şedîde'l-'ikâb
    Ey azab ve ikâbı şiddetli olan
  8. يَا سَرٖيعَ الْحِسَابِ
    Yâ Serî'a'l-hisâb
    Ey hesabı süratli gören
  9. يَا مَنْ اِلَيْهِ الْمَاٰبُ
    Yâ men ileyhi'l-meâb
    Ey dönüş kendisine olan
  10. يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ
    Yâ Ğafûru Yâ Tevvâb
    Ey bağışlayan ve tövbeleri kabul eden

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
100. BAB
  1. يَا رَبَّنَا
    Yâ Rabbenâ
    Ey Rabbimiz, terbiye edenimiz
  2. يَا اِلٰهَنَا
    Yâ İlâhenâ
    Ey İlâhımız
  3. يَا سَيِّدَنَا
    Yâ Seyyidenâ
    Ey Seyyidimiz, efendimiz
  4. يَا مَوْلَانَا
    Yâ Mevlânâ
    Ey Mevlâmız, sahibimiz
  5. يَا نَاصِرَنَا
    Yâ Nâsıranâ
    Ey Yardımcımız
  6. يَا حَافِظَنَا
    Yâ Hâfızanâ
    Ey Koruyucumuz
  7. يَا قَادِرَنَا
    Yâ Kâdiranâ
    Ey Kadirimiz, güç ve kuvvet verenimiz
  8. يَا رَازِقَنَا
    Yâ Râzıkanâ
    Ey Razıkımız, rızık verenimiz
  9. يَا دَلٖيلَنَا
    Yâ Delîlenâ
    Ey Delilimiz, yol göstericimiz
  10. يَا مُغٖيثَنَا
    Yâ Muğîsenâ
    Ey Meded kârımız, sıkıntı ve felâketlerden kurtarıcımız

سُبْحَانَكَ يَا لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emânü’l-emân hallisnâ mine’n-nâr.

(Seni bütün kusur ve noksanlardan tenzih ederiz, ey kendisinden başka ilah olmayan! Eman ver bize, eman! Bizi ateşin azabından kurtar.)
CEVŞEN DUASI
  1. اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا خَلِّصْنَا وَ اَجِرْنَا وَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ

    وَ عَافِنَا وَ اعْفُ عَنَّا وَ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ دَارَ قُدْسِكَ مَعَ الْاَبْرَارِ بِعَفْوِكَ يَا مُجِيرُ بِفَضْلِكَ يَا غَفَّارُ

    وَ اَسْئَلُكَ بِحَقِّ هٰذِهِ الْاَسْمَٓاءِ الْكَر۪يمَةِ الشَّر۪يفَةِ وَ الصِّفَاتِ الْجَلِيلَةِ الَّلطِيفَةِ اَنْ تُصَلِّىَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ مُحَمَّدٍ بِسْمِ اللّٰهِ حَسْبِىَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ شَهِدَ اللّٰهُ قُلْ هُوَ اللّٰهُ مَا شَٓاءَ اللّٰهُ رَبِّىَ اللّٰهُ تَبَارَكَ اللّٰهُ تَعَالَى اللّٰهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُ وَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

    سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ لَٓا اُحْصِى ثَنَٓاءً عَلَيْكَ اَنْتَ كَمَٓا اَثْنَيْتَ عَلٰى نَفْسِكَ يَٓا اَللّٰهُ يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ يَا غَفُورُ يَا شَكُورُ اَسْئَلُكَ بِمَٓا اَحْصَيْتَهُ عَلَيْكَ مِنْ اَسْمَٓائِكَ الْحُسْنٰى وَ صِفَاتِكَ الْعُلْيَا وَ كَلِمَاتِكَ التَّٓامَّةِ اَنْ تَغْفِرَلِى وَ لِوَالِدَىَّ وَ لاُسْتَاذِى سَعِيدِ النُّورْسِى وَ لِطَلَبَةِ رَسَٓائِلِ النُّورِ وَ لِجَمِيعِ الْمُؤْمِنِينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ وَ الْمُسْلِمِينَ وَ الْمُسْلِمَاتِ الْاَحْيَٓاءِ مِنْهُمْ وَ الْاَمْوَاتِ وَ تَرْحَمَنَا رَحْمَةً تُغْنِينَابِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ وَ اَنْ تَقْضِىَ حَوَايِجَنَا وَ تُعْطِيَنَا سُؤَالَنَا فِى الدُّنْيَا وَ اْلاٰخِرَةِ وَ تَخْتِمَ لَنَا بِالسَّعَادَةِ وَ الشَّهَادَةِ وَ الْكَرَامَةِ وَ الْبُشْرٰى عِنْدَ فِرَاقِ الدُّنْيَا وَ تَجْزِىَ مُحَمَّدًا صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ عَنَّا مَا هُوَ اَهْلُهُ وَ مُسْتَحَقُّهُ

    وَ اَنْ لَا تَكِلَنَا عَلَٓى اَنْفُسِنَا طَرْفَةَ عَيْنٍ وَ لَٓا اِلَٓى اَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ

    وَ تُصْلِحَ لَنَا شَاْنَنَا وَ اَنْ تَحْرُسَنَا بِعَيْنِكَ الَّتِى لَا تَنَامُ وَ تَحْفَظَنَا بِرُكْنِكَ الَّذِى لَا يُرَامُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَ اْلاِكْرَامِ

    وَ اَنْ تَصْرِفَ عَنَّا وَ عَمَّنْ عُلِّقَ عَلَيْهِ هٰذِهِ الْاَسْمَٓاءُ اٰفَةَ الْجِنِّ وَ اْلاِنْسِ وَ الشَّيَاطِينِ وَ زَلْزَلَةَ الْاَرْضِ وَ دَكْدَكَةَ الْجِبَالِ مِنْ خَشْيَتِهِ وَ اٰفَةَ الطَّاعُونِ وَ الْوَبَٓاءِ وَ عَيْنَ السُّٓوءِ وَ وَجَعَ الْجَوَارِحِ وَسَٓائِرَ اْلاٰفَاتِ و تَحَفْظَنَا مِنْ كُلِّ شَرٍّ وَ سُٓوءٍ وَ تَرْزُقَنَا السَّلَامَةَ وَ الْعَافِيَةَ وَ الْخَيْرَ فِى الدُّنْيَا وَ اْلاٰخِرَةِ اِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

    بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَ صَلَّى اللّٰهُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ اٰلِهِ وَ صَحْبِهِٓ اَجْمَعِينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
  2. Allâhümme Rabbenâ, hallisnâ, ve ecirnâ, ve neccinâ mine'n-nâr.

    Ve 'âfinâ va'fü 'annâ ve edhılne'l-cennete dâre kudsike me'a'l-ebrâr. Bi'afvike yâ Mücîr, bifadlike yâ Ğaffâr.

    Ve es'elüke bihakkı hâzihi'l-esmâi'l-kerîmeti'ş-şerîfeti ve's-sıfâti'l-celîleti'l-latîfeti en tüsalliye 'alâ seyyidinâ Muhammedin ve 'alâ âlihî ve sahbihî bi'adedi hasenâti Muhammed. Bismillâh. Hasbiyellâh. Lâ ilâhe illallâh. Şehidallâh. Kul hüvellâh. Mâşâallâh. Rabbiyellâh. Tebârekellâh. Te'âlallâh. Tevekkeltü 'alellâh. Feseyekfîkehümüllâhü ve hüve's-semî'u'l-'alîm.

    Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emâne'l-emân. Lâ uhsî senâen 'aleyke ente kemâ esneyte 'alâ nefsik. Yâ Allâh, Yâ Rahmân, Yâ Rahîm, Yâ Ğafûr, Yâ Şekûr! Es'elüke bimâ ahseytehû 'aleyke min esmâike'l-husnâ ve sıfâtike'l-'ulyâ ve kelimâtike't-tâmmeh: En tağfiralî ve livâlideyye ve liüstâzî Sa'îdi'n-Nûrsî ve litalebeti Resâili'n-Nûr ve licemî'ı'l-mü'minîne ve'l-mü'minâti ve'l-müslimîne ve'l-müslimât, el-ahyâi minhüm ve'l-emvât. Ve terhamenâ rahmeten tuğnînâ bihâ 'an rahmeti men sivâke min halkıke ve en takdıye havâyicenâ ve tu'tıyenâ suâlenâ fi'd-dünyâ ve'l-âhırah. Ve tahtime lenâ bi's-se'âdeti ve'ş-şehâdeti ve'l-kerâmeti ve'l-büşrâ 'ınde firâkı'd-dünyâ. Ve tecziye Muhammeden sallallâhü 'aleyhi ve selleme 'annâ mâ hüve ehlühû ve müstehakkuh.

    Ve en lâ tekilenâ 'alâ enfüsinâ tarfete 'aynin ve lâ ilâ ehadin min halkık.

    Ve tusliha lenâ şe'nenâ ve en tahrusenâ bi'aynikelletî lâ tenâmü ve tahfazanâ biruknikellezî lâ yürâmü yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm.

    Ve en tasrife 'annâ ve 'ammen 'ullika 'aleyhi hâzihi'l-esmâ' âfete'l-cinni ve'l-insi ve'ş-şeyâtîn. Ve zelzelete'l-ardı ve dekdekete'l-cibâli min haşyetihî ve âfete't-tâ'ûni ve'l-vebâi ve 'ayne's-sûi ve vece'a'l-cevârihı ve sâira'l-âfât. Ve tahfazanâ min külli şerrin ve sûin ve terzukanâ's-selâmete ve'l-'âfiyete ve'l-hayra fi'd-dünyâ ve'l-âhırah. İnneke 'alâ külli şey'in kadîr.

    Birahmetike yâ erhame'r-râhimîn. Ve sallallâhü 'alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecme'în. Ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-'âlemîn.
  3. Allah'ım! Ey Rabbimiz! Bizi ateşin azabından halas eyle, bizi ateşten koru ve bize ateşten necat ver.

    Bize afiyet ver, bizi affet. Ey Mücîr olan Allah'ım, affınla; ey Gaffâr olan Allah'ım, fazlınla bizi iyilerle beraber kudsiyet diyarı olan cennetine dâhil eyle.

    Bu kerîm ve şerefli isimlerin, bu celîl ve latif sıfatların hakkı için senden; Hz. Muhammed'in (a.s.m.) iyilikleri adedince Efendimiz Muhammed'e, onun âline ve ashabına salât etmeni istiyoruz. Allah'ın adıyla. Allah bana yeter. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah şahitlik etti. De ki: O Allah'tır. Allah'ın dilediği olur. Rabbim Allah'tır. Allah ne yücedir. Allah her şeyden münezzehtir. Allah'a tevekkül ettim. "Onlara karşı Allah sana yeter; O, her şeyi işiten ve bilendir."

    Seni tenzih ederim ey kendisinden başka ilah olmayan! Bize eman ver, eman! Senin kendini övdüğün gibi ben seni hakkıyla övemem. Ey Allah! Ey Rahman! Ey Rahim! Ey Gafûr! Ey Şekûr! Senin kendi zâtın için saydığın o güzel isimlerin, yüce sıfatların ve noksansız kelimelerin hürmetine senden şunu diliyorum: Beni, anne-babamı, üstadım Said Nursî'yi, Risale-i Nur talebelerini, inanan erkek ve kadınları, Müslüman erkek ve kadınları -onların hayatta olanlarını ve ölenlerini- bağışla. Bizi, senin mahlukatından senden başkasının rahmetine muhtaç bırakmayacak bir rahmetle merhametlendir. Dünyada ve ahirette ihtiyaçlarımızı gider, isteklerimizi bize ver. Dünyadan ayrılırken sonumuzu saadetle, şehadetle, kerametle ve müjdeyle tamamla. Muhammed'i (s.a.v.) bizim adımıza, ona layık ve müstehak olduğu şekilde mükafatlandır.

    Bizi göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa nefsimizle veya yarattıklarından herhangi biriyle baş başa bırakma.

    Durumumuzu ıslah et, bizi o hiç uyumayan gözünle koru ve sarsılmaz kudretinle muhafaza et, ey Celal ve İkram sahibi!

    Cinlerin, insanların, şeytanların afetini, yerin sarsıntısını, dağların senin haşyetinden ufalanıp parçalanmasını, veba ve taun felaketini, kötü nazarı, azaların ağrısını ve diğer tüm musibetleri bizden ve bu isimleri üzerinde taşıyanlardan defet. Bizi her türlü şer ve kötülükten koru. Bize dünyada ve ahirette selamet, afiyet ve hayır ihsan eyle. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

    Rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ın salâtı Efendimiz Muhammed'e, onun âline ve bütün ashabının üzerine olsun. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.

Cevşen-ül Kebir ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Cevşen'in kaynağı nedir?

Cevşen duasının nüzul (iniş) sebebiyle ilgili en bilinen rivayet, Ehli Beyt kanalıyla günümüze ulaşmıştır. Hz. Ali (R.A.) ve Hz. Hüseyin (R.A.) üzerinden İmam Zeynülabidin’e aktarılan rivayete göre hadise şu şekilde gerçekleşmiştir:

Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Uhud Savaşı’nda üzerinde son derece ağır bir zırh varken, sıcak ve savaşın şiddetiyle bunaldığı bir anda Cebrail (A.S.) gelmiş ve şöyle buyurmuştur:

“Ya Resulallah! Rabbin sana selam ediyor ve üzerindeki şu zırhı çıkarıp bu duayı okumanı istiyor. Bu dua, hem sana hem de ümmetine zırhtan daha büyük bir emandır (koruyucudur).” Bu tarihi aktarım, büyük İslam alimi Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi Hazretlerinin ünlü eseri Mecmuatü’l-Ahzab kitabında yer almış ve oradan da Bediüzzaman Said Nursi hazretleri gibi büyük alimlerin vesilesiyle Anadolu coğrafyasına genişçe yayılmıştır.

Cevşen Kur'an-ı Kerim'de geçer mi?

Hayır, Cevşen Kur’an-ı Kerim’de bir sure veya ayet olarak geçmez. Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) Cebrail (A.S.) vasıtasıyla ilham edilen, Ehli Beyt yoluyla günümüze kadar ulaşmış çok kıymetli ve feyizli bir münacattır (yakarıştır). İçeriği tamamen Kur’an’ın ruhuna ve Allah’ın isimlerine (Esma-ül Hüsna) dayanır.

Cevşen'i boyna takmak veya üstte taşımak gerçekten korur mu?

İslam alimleri Cevşen’i hem okumayı hem de üzerinde taşımayı tavsiye etmişlerdir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ince bir sır vardır: Bizi koruyan kağıt parçası veya muska değil, o duada geçen Allah’ın yüce isimleridir. Üzerimizde taşımak sürekli bir dua hükmüne geçer, ancak asıl olan o isimlerin manasını bilmek ve Allah’a tam bir teslimiyetle sığınmaktır.

Cevşen abdestsiz okunur mu veya taşınır mı?

Cevşen bir dua metni ve zikir mecmuası olduğu için abdestsiz olarak ezberden veya yüzünden okunmasında dinen bir sakınca yoktur (abdestli olmak her zaman daha faziletlidir). Üzerinizde taşıyacağınız zaman ise, içinde Allah’ın isimleri ve ayetler bulunabileceği için yedi kat naylon veya deri kılıf içinde muhafaza edilerek bedene doğrudan temasının kesilmesi edebe daha uygundur.

Kadınlar özel günlerinde (regl/hayız döneminde) Cevşen okuyabilir mi?

Evet, okuyabilirler. Dini kaynaklara göre kadınlar özel günlerinde Kur’an-ı Kerim ayetlerini okuyamazlar ancak dua, zikir ve salavat okuyabilirler. Cevşen de bir dua ve Esma-ül Hüsna mecmuası olduğu için dua niyetiyle okunmasında veya dinlenmesinde hiçbir sakınca yoktur.

Cevşen duasının içinde tam olarak ne var?

Cevşen-ül Kebir, 100 bölümden (bab) oluşur. Bu bölümlerin her birinde Allah’ın 10 ismi (veya sıfatı) zikredilir. Her bölümün sonunda ise “Sübhaneke ya la ilahe illa ente el-eman el-eman hallisna / neccina minen-nar” (Sen bütün eksikliklerden münezzehsin, Senden başka ilah yoktur. Bize eman ver, bizi cehennem ateşinden kurtar) niyazı tekrar edilir. Dua boyunca toplamda Allah’ın 1001 ismi ile yakarışta bulunulur.

Esma-ül Hüsna kaç isimden oluşur?

Cevşen-ül Kebir Allah’ın 1001 ismini barındırır. Allah’ın esmaları ise sonsuzdur.